Şükrü Erbaş, Ömür Hanımla Güz Konuşmaları
…Ve güz geldi Ömür hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İn- […]
…Ve güz geldi Ömür hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İn- […]
Büyük Umutlar Caddesi’ndeki hiçbir ev benim değil Hindistanım yok benim, bende Nil kıyısı yok Adım yok afişinde çok tutulan bir filmin Bana değil tufanı andıran […]
“iyi dersler arkadaşlar! “sağ ol! ömrümle ışıyan kelimelerini yiyorum çünkü böyle gerekti hâşâ ağzımı silmeden akşam ezanından önce orucumu bozuyorum yine bazı şeyler yolunda gitmedi […]
Anne öldü mü çocuk Bahçenin en yalnız köşesinde Elinde siyah bir çubuk Ağzında küçük bir leke Çocuk öldü mü güneş Simsiyah görünür gözüne Elinde bir […]
Bir gündü. Takvimden bihaber dünün ertesiydi. Havada kuşlara yol açan bulutlar gergince yol alırken sanıyorum yapraklar da dallarından sıkılmıştı… Ya da yazın bitmesini istemeyişimdendir bu […]
Büyükannemin hikâyeleri bana ilk ipuçlarını verdi. Kasabasındaki insanların mitleri, efsaneleri ve inançları oldukça doğal biçimde hayatlarının bir parçasıydı. Aklımda büyükannem varken, aniden fark ettim ki, […]
Unutmanın kendini bir köşenin tozundan arındırdığı dakikalar vardır. Bu dakikalar ya gelir ya gelmez veya ona doğru gitmek mi gerekir, bir çetrefil soru yumağıdır. İşte […]
Başlık bana ait değil, Foreign Policy dergisinden.Geçen yılın başlarında yayınlanmış bir yazıdan. 2015 Nobel Edebiyat Ödülü hiç beklenmeyen birine, “gazeteci kitapları” yazan Belaruslu Svetlana Aleksiyeviç’e […]
Jean Paul Sartre, Edebiyat Nedir?, Payel Yay., William L. Randall, Bizi Biz Yapan Hikâyeler, Ayrıntı Yay., H. E. Bates, Kısa Öykü: Yazınsal Bir Tür Olarak, […]
Bir şehri sevmek için illa orada doğmuş, büyümüş olmak gerekmez. Sonradan gelip yerleşmiş olanlar da o şehri sevebilir. Şehri sevmek onu güzelleştirmek demektir. Rant uğruna […]
Şiir en çok da özgüveni yıkar. Kendi şiirini okumak cesur olmaktır. Bu yüzden küs yetişir tüm şairler. Ve bu yüzden piç doğar tüm şiirler. Hepsinin […]
Bu metin Edebiyat Ortamı Dergisi’nin Kasım-Aralık 2015 sayısında yayınlanmıştır. Epeydir kafamı kurcalayan sorular vardı? Şu arabesk meselesi… Çokça okumalar yaptım, bir şeyler yazayım istedim lakin […]
305. Öfke geçiyor. Korku geçiyor. Acı geçiyor. Zaman da. Ve başka şeyler de elbet. Her şey zamanla geçiyor ve zaman da her şeyle geçiyor. Geçenlerde […]
Afrika’ya ilaç göndermeye karar vermiştik; fakat hepsinin üzerinde “tok karnına” yazıyordu. Kendimize işkence etmek için kullanmak isteyeceğimiz bir şey hep bulunur sanırım. Hipodromda başkalarının hislerini […]
Sevgili Paul, Dostlukları, nasıl kurulduklarını, -bazılarının- böylesine uzun, kimi zaman (yanlış bir tanımla) açığa vurulmamış bir biçimi olarak yorumlandıkları tutkusal bağlardan da daha uzun sürmelerinin […]
“Gene gelirsiniz. Gene gelirsiniz”. Karşılıklı bir aldanmanın peşinen mağlup hükmünde vedaya bakan bir cümle: “Gene gelirsiniz”. Mağlup, çünkü araya zaman girdikten sonra bu kente tekrar […]
Narlı Bahçe’yi arıyordum. Hangi coğrafyaya ait olduğunu bilebilsem yollara düşmeye hazırdım. Ama bir türlü hatırlayamıyordum: Batıda mıydı Narlı Bahçe, doğuda mı? Uzun yolların ucunda mıydı, […]
Şu bizim öküz, attı gitti beni buralara. Kız Hacer abla, insanın bir evi olmalı bir de sevişince sırtını dönüp yatmayacağı bir kocası. Yok abla, bununla […]
-Babalar, alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır. -Eskiler’in edebinden, kendini geri çekme arzusundan ne kadar uzağız. -Onca beklememe karşın, döndü mü peki? -Zangır zangır bir tren geçerdi ya, […]
Profesörün Evleri, s. 45-50 Profesörün iki evi vardı, biri diğerinin içinde. Dışarıdaki evde yaşardı karısı ve çocuğuyla birlikte, rahat, temiz, biraz dağınık, onun bütün kitaplarını, […]
Yağmurun üçüncü günü evin içinde öyle çok yengeç öldürmüşlerdi ki, sonunda Pelayo onları denize atmak için seller altındaki avludan bata çıka geçmek zorunda kaldı, çünkü […]
Aletler kaynarken belediye başkanı başını koltuğun arkasına dayadı ve bir parça rahatladı. Pazartesi gün ılık ve yağışlı başladı.Sabahın köründe kalkma alışkanlığında olanlardan diş hekimi Don […]
Albert Camus, Başkaldıran İnsan’dan seçmeler *Çünkü yaşamak kendi başına bir değer yargısıdır. Soluk almak yargılamaktır. *Öyleyse birey tek başına, savunmak istediği değerin kendisi değildir. Bu […]
Rahime Kasım’a Mektup Merhaba Rahime Kasım, Ben Yasin. Öğretmenimiz sizi bize anlattı, şiir yazıyormuşsunuz. Ben şiirlerinizi çok beğendim. Keşke ben de şiir yazabilsem. Ben daha […]
Dünyayı hep bir noktadan kavrarız, bulunduğumuz noktadan, muayyen bir makam ve mertebeden. Kısacası kendi hâlimizce bakarız dünyaya, ve yine o dünyayı ancak kendi hâlimizce görürüz, […]
Muhatabım bana bir ‘şey’ söylerse, kendisine ancak birkaç şekilde karşılık verebilirim. İmdi, verebileceğim karşılıkların listesini, basit bir biçimde şemalaştırmayı deneyeceğim: 1. Ne dediğini anlıyorum. Böyle […]
Charlie Chaplin ve barış cümleleri. Özür dilerim ben imparator olmak istemiyorum. Bu beni ilgilendirmiyor. Hükmetmek veya işgal etmek istemiyorum. Herkese yardım etmek istiyorum. Yahudi, Katolik, […]
Dergah Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kutlu, Dergah Dergisi’nin 310 sayısında yazdığı bir mektupla yayın yönetmenliğini Ali Ayçil’e devrettiğini bildirdi. İşte Mustafa Kutlu ve Dergah […]
1-Sabah erkenden kalkmıştı. Alarm kurmamıştı. Lüzum görmedi. Çünkü sabah erkenden kalkmayı küçüklüğünden itibaren adet edinmişti. Sabah altıda gözleri açılıyordu. Bundan özellikle pazar günleri nefret ediyordu. […]
Necip Mahfuz: Yeni bir Sartre, yeni bir Camus yok Yapılan ama yayınlanmayan bir Necip Mahfuz röportajı. Daha çok Ortadoğu’dan haber yapan Amerikalı gazeteci Jonathan Curiel, […]
Alfabeyle aramı düzeltip kelimelerle savaşa girme mühimmatı edindiğimde cephede hep bambaşka ülkeler oldu. Hangisine silahı doğrultsam mermi değiştirmem, hangisine selam dursam yeni bir lisan edinmem […]
Sarı. Kısa. Sivri. Küçükleri ele zor geliyor. Küçük ama kendi küçüklüğüne uygun olarak ince yapılı hepsi. Her bir yerde iş görüyor. Taşıması kolay. Boyundan daha […]
Kur’an’ı anlamak için genel itibariyle önce meal, sonra tefsir ve nüzul sebepleri okunagelmiştir… Özellikle seksen sonrası için bu konuda bilgi sahibi olmak isteyenlerin büyük çoğunluğu, […]
Biliyorum sana giden yollar kapalı Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni Ne kadar yakından ve arada uçurum; İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi Uyandım […]
Tabiat ahlakı kovuyor. Nerde bir ahlak türemişse, orda tabiatla ahlak çatışma halinde. Sanatı doğuran mutlaka bu çatışmadır demiyoruz. Ama sanatı besleyen bu çatımadır diyoruz. Tabiat […]
III Madem arkandan ağlamamı bile çok gördün bana Al bu taşlar senin olsun… O halde ve bundan böyle Bütün davullar vursun, telleri kopsun sazların boşluğa […]
Gökdemir İhsan’ın Kurmaca Alıştırmaları sizi okur olmaktan çıkarıp, çılgın bir kurmaca oyununun oyuncusu olmaya davet ediyor. Oyun oynamayı, edebiyatı, Gökdemir İhsan’ı, Georges Perec’i, Queneau’yu, Oulepo’yu, […]
Kendisini hiç gizlemeyen, kişiyi deli eder: öylesine çekinmeniz gerektir çıplaklıktan! Evet, tanrı olsaydınız, o zaman utanabilirdiniz giysinizden! Dostun için ne denli süslensen azdır; çünkü sen […]
Mahkemenin önünde bir görevli durur. Bu görevliye, ülkeden bir adam gelir ve ona mahkeme önüne çıkıp çıkamayacağını sorar. Ama görevli, o anda kendisini kabul edemeyeceğini […]