Monthly Archive: Nisan 2016

Nurgali Jusipbay, Yalnızlık Manifestosu

Giriş yerine Benim bir köpeğim vardı. Dişiydi. Mahallenin en gösterişli erkek köpekleriyle dolaşmaya çalışırdı. Ama her defasında gebe kalır ve terk edilirdi. Sonra öldü. Yalnızdı o. *** Velhasıl… Sözüm size, hey aydınlar! Kalemi kutsanmış yazarlar, kaleminizi kırın ve atın bir dualığına, Yüreği olan yürekliler sonuna kadar açın yüreğinizden Tanrıya giden …

Yasin Şafak, Belya Düz’ün şiir kitabını değerlendirdi

Belya Düz ilk şiir kitabıyla geldi.Okur Kitaplığından çıkan kitabın enteresan da bir ismi var gülümseten: Sultanbeyli’den Nişantaşı’na Türk Şiiri. Başta gülümseten okudukça acı acı gülümseten bazen kızgınlığı bastırmak için gülümseten ama hep gülümseten şiirlere sahip. Türk şiirine bağlılık kitabi bir tarzda değildir.Ders veren bir hava sanılmasın. Bilakis selam verir Turgut …

Onur Bayrak, Şairi Öldürdüler

                                                                                    İlhami Çiçek’e bütün ölümlerimi kusarak döndüm hayata çağın salonlarında …

Hasan Saraç, Nabokov

Nabokov vardır. “Edebiyat, peşindeki iri gri kurtla bir çocuğun Taş Devri vadisinden ‘kurt, kurt’ çığlıklarıyla koşarak geldiği gün doğmadı; bir çocuğun ‘kurt, kurt’ çığlıklarıyla peşinde kurt olmadan koşup geldiği gün doğdu.” 23 Nisan 1899 günü Saint Petersburg şehrine bir saat mesafedeki bir malikânede bir erkek çocuğu dünyaya gelir. Liberal görüşleriyle …

Lale Müldür, Seni Bırakıyorum

Seni bırakıyorum semender ellerimle Seni bırakıyorum Seni bırakıyorum Duvarlarda kurutulan anemon ellerimle İçimdeki sulara İçimdeki sazlıklara İçimdeki bataklıklara Seni bırakıyorum Seni bırakıyorum kendine kapanmış Kollarımın anarşik güzelliğiyle İçimdeki yosun yeşili sulara İçimdeki tehlikeli kıyılara İçimdeki siyah ışığa Seni bırakıyorum Seni yatıracağım ellerimde Bir ıhlamur yaprağı gibi Seni yatıracağım göğüslerimde Menekşeler …

Yusuf Atılgan, Ayrılık

Doğu yeli esiyor karşıdan kirpiklerim tozlu Ergin başaklar geçiyor iki yanımdan Sensiz Bir serin denizde misin kumda mısın Öyle mi omzunda kuruyan deniz tuzu Bensiz Çorak tarlada geçkin bir at çakalı Bir telli kavak bir zeytin bir kuş Sensiz Evde misin masal söyleyenin var mı Açık mı kapılar yataklar boş …

Luis Aragon, Şiirin Gizemi Ezgidedir

Şiir üzerine metinler. Şiirden, fizik ya da marangozluktan söz eder gibi konuşan insanlar vardır ve bunlar, sözü aldıklarında, bakın bu olmamış, bunun yetkinliğini kanıtlayacak hayal gücü, bu işin üstesinden gelemiyor diye, ya da, bu masa dingilliyor, üzerine dayanılmaz, üstüne bir çiçek vazosu bile konulmaz, demekten öte gidemezler. Şiirden, büyü ya …

Cemal Şakar, Bahar

Bildim. Babam karların üzerine yüzükoyun uzatıldığında, karın ne kadar dondurucu olduğunu. Kırarmaya başlamış sakalları kara değdiğinde, dudaklarındaki titremeyi. Morarmış dudaklarından çıkan nefesin karları erittiğini. Bir karış tepesinde duran namlunun soğukluğunu, namluya sürülmüş merminin sıcaklığını, kurulmuş tetiğin gerginliğini. Tetiğin gerginliğindeki köyün sükûnetini. Sükûnete boyun eğmiş tüm erkekleri. Karda rızık arayan kuşların …

Takahama Kyoshi, Haikular

Takahama Kyoshi 1954 yılında ölen Japon edebiyatçı. İşte Kyoshi haikuları.   Şafak sökerken, Kiraz çiçeklerine Vurup geçer yağmurun sesi. Çisil çisil yağan Hoş yağmurda Kiraz çiçekleri sarhoş. Kiraz çiçeklerinde kaybolup Çam ağacında ortaya çıkıverir Yağmurun ipi. Ezip geçmek Zordur ya, Dökülmüş kiraz çiçeklerini. Bir yolcunun Kiraz çiçeklerini döken rüzgarında, Dönüp …

Cesare Pavase, Yalnızlığa Düşkünlük

Akşam yemeği yiyorum biraz, aydınlık pencerede Oda kararmış gökyüzü görünüyor. Dışarı çıkınca Geniş kırlığa götürür dingin yollar az sonra. Göğe bakıyor ve yiyorum- kimbilir şimdi Kaç kadın yemek yiyordur- gövdem dingin; Sersemleştiriyor gövdemi iş ve her kadın. Dışarıda akşam yemeğinden sonra, yıldızlar gelip Geniş ovanın toprağına dokunacaklar. Yıldızlar canlı, değersiz …