Monthly Archive: Nisan 2016

Oğuz Atay, Tutunamayanlar’ın Şarkıları

DÜN, BUGÜN, YARIN When I was a little child , Bir yokluktu Ankara. Apres moi dull and wild Town ne oldu, que sera? İTHAF ve MUKADDİME King Soloman Speare’di adının İncilcesi Süleyman Kargı dosttur Türkçe’ye tercümesi Hamlet için Horatio neyse öyleydi bana. Kıbrıs dolaylarından göçmüş anavatana. Yıkık bir sur üstüne …

Nurdal Durmuş, Kitapsız entelektüellik!

İnsanız işte, en çok imkansızlık içinde ne kazandıysak o kıymetli oluyor. Emek, iş, hayat, okul, başarı, kariyer, maddi ve manevi daha birçok şey. Hepsi imkansızlıkla mücadele edilerek kavuşulduğunda anlamlı. Hepsi feda ettiklerimizin çokluğu kadar kıymetli ve tüketilmesi zor olan şeyler. Kitaplar da öyle. İnsan, sadece kitapların olduğu zamanları özlüyor. “İntihal” …

Mehmet Akif, Bülbül

Basri Bey oğlumuza Bütün dünyâya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım; Nihayet, bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım. Şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı, Pek ıssız bir karanlık sonradan vâdiyi sarmıştı. Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hılkat kesilmiş lâl… Bu istiğrâkı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl Muhîtin hâli …

Nestor Makhno, Taçankada Bir Militan

   Kimseyle anlaşma yoluna gitmedi.   19.yy’lın sonlarında 1848-50 devrimlerinin sonrasında,Paris’i kısa bir süreliğine de olsa özgürleştiren Paris Komünü’nün üzerinden tam 18 yıl geçmişti Makhno Uykayna’nın Gulye-Polye isimli bölgesinde yoksul bir köylü ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldiğinde.Makhno gerek içinde bulunduğu sınıfsal ve coğrafi durum gerekse de o yıllarda düyada ve özellikle …

Gökhan Özcan, Öksüz

Sadece ben öksüz kalmadım, sadece üç kardeş biz öksüz kalmadık, onlarca meyve ağacı, yüzlerce çiçek, dünyadan kurtarılmış bir gümrah bahçede öksüzlüğü derinden yaşadık. Ben ağaçların ve çiçeklerin yüzüne bakamadım, onlar sessizliği bozacak bir şey söylemeye cesaret edemedi. Zaman bir noktada hem dondu kaldı sanki, hem de sessizce geçip gitti. Geçip …

Oğuzhan Bükçüoğlu, İkrar Ebkemin Dîlinde

Yolunu en başında kaybetmiş yolsuzluklara Adres tarif etmenin şüphesi düşsün içime Kakorafiyafob olamadığım için affedin beni Özrümü de bir başarı sayın, Sayın kayyum heyeti. İnanmak başarmanın yarasıdır gönlümde İkrar ediyorum kimse dinlemesin söylediğimi Çün inkar ile dolu testi boş olmaz İnanmak ile başarmak aynı kalpte barınmaz. Gönlümün zindanında tutsak nekre …

Altay Öktem, Kuşlarım Üşüyor

cebime tıktığım kuşlar çok üşüyor ben de üşüyorum desem kim inanır bunca yıkıntının altında bunca kırık cam batmışken ayaklarıma belki yine seviyordur diye bir papatya kopartıyorum yapraklarını yoluyorum, çiğniyorum, zıplıyorum üstünde nasıldı bu fal, yani nasıl açılırdı bir kapının kilidi anahtarı deliğe sokmadan önce tüfek omuza deme komutanım, komik oluyorsun …

Van Gogh, Theo’ya Mektuplar

Amsterdam, 3 Nisan 1878 Konuştuğumuz üstüne daha epey düşündüm, ve istemeyerek «dün ne idiysek bugün de oyuz» sözleri geldi aklıma. Ama bu demek değildir ki durmalı ve ilerlemeye çalışmamalı, tersine ne yapıp yapıp ilerlemenin yolunu bulmalıyız. Ama bu sözü bir kere benimsedik mi bir daha gerileyemeyiz, nesnelere özgür ve güvenli …

Gökhan Ergür, Eski İstanbul’un sözde şövalyeleri: Külhanbeyleri

İstanbul’da şehrin huzurunu bozan kişilerin başında külhanbeyleri gelirdi. Yatıp kalkacak yeri olmadığı için hamamların külhanlarında, yani ateş ocaklarında barınan kişilere verilen külhanbeyi ismi zamanla sosyal bir grubun ismi olmuştur. İstanbul’un fethiyle beraber şehrin karanlık noktalarına sinen külhanbeyleri; hırsızlık, yankesicilik, dilencilik, adam yaralama ve öldürme, gasp ve benzeri suçlar işleyerek şehir …

Heybedar Dergi 2. Sayı ile Yollara Düşüyor

İlk sayısıyla dikkatleri üzerine çeken Heybedar Dergi, 2. sayısını okurlarına ulaştırmak için yollara düştü. Evlere birey, sohbetlere konuk olmak gayesiyle kalem ve sözü muhabbetle buluşturan dergi, bazı aksilikler sebebiyle ufak bir gecikmeyle de olsa bekleyenleriyle bir araya geliyor. Yeni tasarımı, renkli sayfaları ve yazı kalitesiyle okurlarına kendini affettirmeyi uman Heybedar …