Monthly Archive: Nisan 2016

Genç öykücü İbrahim Aslaner ile röportaj yaptık

izdiham.com kurulduğu günden beri genç yazarların ve şairlerin yanında oldu. Olmaya da devam ediyor. Edebiyat dünyasının kalabalığında sesi boğulan genç isimlerin seslerine ses olmaya devam ediyor. Şimdi de Türkçe Öykü’nün genç isimlerini tanıtmak için onlarla öykü eksenli röportajlar yapıyoruz. İlk röportajı Müebbet Edebiyat, Lacivert, Aşkar dergilerinde öyküleri yayımlanan İbrahim Aslaner …

Carlos Drummond De Andrade, Dünyayı Taşıyor Omuzların

Bir gün gelir, “Tanrım!” diyemezsin artık. Toptan bir temizlik zamanıdır. Artık “Sevgilim!” diyemeyeceğin bir gün. Çünkü boşunalığı kanıtlanmıştır aşkın. Ve gözlerden yaş akmaz. Ve ancak kaba işlere yarar eller. Ve kuruyup kalır yürek. Kadınlar boşuna çalarlar kapını, açmazsın. Tek başınasındır, ışıklar söndürülmüş Ve karanlıkta parlar kocaman gözlerin. Belli ki acı …

Şair Özgür Ballı ile röportaj yaptık

“BİZ DEDİĞİN KALABALIK OLSAYDI KEŞKE” Aşkar dergisi şairlerinden Özgür Ballı’nın ikinci şiir kitabı Ben Seni Sonra Ararım, Ebabil Yayıncılık etiketiyle çıktı. Yağız Gönüler kendisiyle şiirine, kitabına, düşünce dünyasına ve günümüz edebiyatına dair bir söyleşi yaptı. Yağız Gönüler: Bu yıl yeni kitap çıkaran şairlerle söyleşi yapmak hem daha fazla öğrenmek hem …

Uğurcan Kaçmaz, Sabahattin Ali ve kitapları

Sabahattin Ali 1907 Gümülcine doğumlu. Tanısaydık, anlasaydık. Babası, kardeşi veyahut en yakın dostumuz olmasını dileyebileceğimiz, 1948’de haince öldüremeyeceğimiz, kıyamayacağımız biriydi o. Nereden mi varıyorum bu kanıya? Sabahattin Ali Kült bir ruhun hikâyesi Her şey Kürk Mantolu Madonna ile başladı benim için. Ankara’da işsiz kalan, kahraman – anlatı bakış açısıyla, aslında tüm kitabının …

Ahmet Murat, 1981 de Neler Oldu?

korkma sönmez’i okuyordum sahnede gözlerim çakmak ıslak sakallar içindeki babama bakarak kulaklarıma taşıyordu kan karlı bir şubat çiliyordu evren paşaya yanıktı örtmen kolonya içiyordu korkma sönmez’i bağırıyordum gözlerim çalık tarih ve anksiyete, devlet ve kalabalık bir bir aşıyordum siperleri derin bir uyku gibi sönmezdim korkmuyordum arife’yi sevmekten artık Ahmet Murat …

Ahmet Erhan, Anne

Bırak kalsın masada ekmek Testide su Ayna puslu, pencere camı kirli Bırak kalsın saçların dağınık, Gözlerin uykulu. Saksıdaki çiçek susuz, kedi Yalını bekler bir köşede Bırak kalsın meyve ağaçta, Kırlangıç havada Dama düşen ince yaz yağmuru… Yoruldun artık, bütün gün Didinip durdun Toprak bile, gök bile, deniz bile Bir yerde …

Şeref Bilsel, Tuzruhu

Ölüyor şair! ağzında kırlar ve yıldızlarla bir ermeni tabutu kadar parlak korkular içinde dostları topuklarını ovuyor portakal kabuklarıyla kokusunu taşısın diye dünyanın resmî tören istemiyor bir galon sivil su yıkanmak için, pul pul dökülüyor yalnızlığı alkışlar arasında kanatlanırken ruhu, kimse görmüyor boynunda melek lekesi Herkesin ruhunda biraz tuz terk edilmiş …

Yves Bonnefoy, Semender

Ve Douve’sun işte sen şimdi son odasında yazın. Bir semender duvarda kaçıp gitmede. O güzel insan başı yaymada yaz ölümünü. “Yok olmak isterim sende, dar yaşayış” diye haykırıyor Douve. Boş şimşek dudaklarıma koş, içime işle! “Bak bana, bak bana, koştum ben!” Yanındayım senin, Douve, ısıtıyorum seni. Aramızda yalnız bu çakıldan …

Alper İrfanlı, Kilis’te neler oluyor?

  Kilis, beşinci yılını dolduran Suriye iç savaşının sosyal, siyasal, kültürel, askeri ve ekonomik etkilerini en derinden hisseden bir sınır şehrimiz. Nüfusundan fazla mülteciye kucak açarak, dünyanın gözü önünde cereyan eden kirli bir savaşın hemen yanı başında, adeta insanlığın onurunu kurtarma mücadelesi veren Kilis, aylardır tek taraflı bir savaşın çaresizliğine …

Bahriye Eldemir, Sana da Günaydın

Bulutlu serin ama hafiften sıcaklığın güzelliğini yürekte hissettiren bir gün açtı gözlerimizi bu sabah. Hafta sonu olduğunu unutup yataktan kalkıp hemen hazırlığa girişiyorum. Kıyafetlerimi dolaptan çıkarıyorum akşamdan hazırlamış ütülemiştim yeni aldığım mavi gömleğimi bide sana gelirken giymeyi hep sevdiğim pembe çiçekli eteğimi. Sonradan yapacaklarımı düşününce bir pazar sabahına uyanmış olduğumu …