Saçları Otuz Yaşında Olan Kız

Tütülü etek giymiş. Etek, rengarenk tüylerden oluşuyor. Çorabı, Mickey Mouse’lu. Çorapta bir sürü Mickey kafası var. Hava soğuk ama babet giymiş. Minibüse binmeden önce anlaşılıyor ki ıslanmış da. Montu, mor; alacalı, parlak bir mor, kendisine küçük geldiği önünü kapatamayaşından ve kollarından belli. Kolları kısa gelmiş. Boynuna fular bağlamış. Atkı değil. Fular. Makyaj da var suratında. Özellikle gözlerine yoğun siyah bir kalem çekmiş.

Saçları otuz yaşında, kendisi on bir-on iki yaşlarında bir kız çocuğu bu. Ne kadar uyumsuz olabilirse o kadar uyumsuz kıyafet tercihleri, renkleri..

Acaba kendi tercihi mi?

Tercih etmek için, en az iki varlığa ihtiyaç duyarız. Bakımsız, kirli görünen bu küçük kız çocuğu, o kıyafetleri kendisi almamış. Birileri “eskilerini” tüm iyi niyetiyle ona bağışlamış. Belki biri tütülü eteği verdi, öteki sol bacağında yırtık olan çorabı, diğeri turuncu babetleri verdi.. Mont, kim bilir kimin eskisi..

Saçları otuz yaşında olan kızın değil.

O montu o eskitmemiş. Geçen seneden kalma değil.

O çorabı saçları otuz yaşında olan kız yırtmamış. Çorap arkadan yırtılmış.

Tütülü eteği heyecanla mağazadan alan o değil.

Biliyorum.

Bunu biliyorum. Yaşamak istediği hayata bakınca, anlaşılıyor ki yaşadığı hayat da onun değil.

Esra Köse

İZDİHAM

  İzdiham Dergisi, kendisiyle yarışmaya devam ederken Türkiye’de edebiyat anlayışına yepyeni bir bakış getiriyor. 33. Sayısının içeriğine yepyeni bölümler ekleyen İzdiham yeni ve genç yazarları, cesur yazıları ile göz kamaştırmaya devam ediyor. İzdiham Dergisi 33. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın