Monthly Archive: Eylül 2017

Hece Dergisi’nin 250. Sayısı Çıktı

Rasim Özdenören’in önyazısıyla açılan derginin şiir sayfaları Hayriye Ünal’ın “Bir Adamı Çok Sevmek” şiiriyle açılıyor. Derginin daimî şairleri oldukça genç yüzler Yasin Koç, Hasan Özlen, Ali Berkay, Emre Öztürk, Ömer Erdoğan, Emre Yılmaz, Çağatay Koparal, Burak Ş. Çelik, Muhammet Çelik, Çağatay Telli, Halil Ünal, Semih Diri, Eray Sarıçam, Hasan Bozdaş, Cengizhan Genç, Ayşe Çelikkaya, …

Hazret-i Hüseyin’in Kerbela’da Yaptığı Konuşma

“Ey insanlar! Soyumu söyleyin, ben kimim? Sonra kendinize gelin, nefsinizi kınayın. Bakın, beni öldürmeniz, hürmetimi gözetmemeniz size caiz midir? Ben, Peygamberinizin kızının oğlu değil miyim? Ben, Peygamberinizin vasisi ve amcası oğlunun oğlu değil miyim? Ben, herkesten önce Allah’a iman eden ve Peygamber’in risaletini tasdik eden kimsenin oğlu değil miyim? Seyyid-uş …

Sultanbeyli Kitap Fuarı Bugün Başlıyor

İzdiham olarak biz de Sultanbeyli Kitap Fuarı’nda olacağız. İlke Ajans tarafından organize edilen Sultanbeyli Kitap Fuarı 30 Eylül Cumartesi günü kapılarını ziyaretçilerine açıyor. Sultanbeyli Belediyesi tarafından düzenlenen 3’üncü Sultanbeyli Kitap Fuarı yine dopdolu etkinliklerle başlıyor. Bu sene üçüncüsü düzenlenecek fuara birbirinden değerli yazarlar imza günleriyle ve söyleşileriyle damga vuracak. Yaklaşık …

Beş Kere Halil Kitabının Yazarı Emre Ergin’le Röportaj

Emre Ergin 1990 doğumlu. Matematik ve İktisat lisansından sonra lisansüstü eğitim için Hollanda’ya gitti. Şu anda Hollanda’da yaşıyor ve mikroiktisat alanında doktora yapıyor. “Tuti”, “İtibar”, “Post Öykü” olmak üzere birçok dergide öyküleri yayımlandı. İlk romanı Dördüncü Dilek 2014 yılında, ilk öykü kitabı Acziyetin Tekniği 2016 yılında yayımlandı. Son kitabı Beş …

Muhammed Palewi, Yedi İklim Dergisi’nden Mısralar Seçti

ne kadar toplasan o kadar az düşüyor payıma nurettin durman (yedi iklim, sayı 330)   atlarıyla türkçe konuşuyorlar kitaplarına arapça bakıyor frenkçe okuyorlar bisiklete bindikleri dilde hâlâ anlaşamadılar onlar bedri mermutlu (yedi iklim, sayı 330)   alçak sesle konuştuk karıncalar gibi alçak idam sehpalarına dokunmasın diye kırık plaklar usluca dinledim …

Breyten Breytenbach, Ülkeye Dönüş

Anne düşünüyorum da eve dönersem bir gün habersiz sabahın erken saatlerinde dönerim yılların birikimi zenginlikler demir atların sırtında her yer, her şey mavidir hâlâ usulca açarım kapısını arka avlunun yaşlı Wagter havlar sonra sallar kuyruğunu beni tanıyınca ipince bir keman çalacaktır Fritz Kreiser nasıl da iyi bilirsin anne bu havaların …

Augusto Roa Bastos, Ben En Üstün

Paraguay’lı büyük yazar Augusto Roa Bastos’un romanı Yo el Supremo (Ben, En Üstün) diktatörler üzerine yazılmış belki de en iyi romandır. Paraguay’lı büyük yazar Augusto Roa Bastos’un romanı Yo el Supremo (Ben, En Üstün) diktatörler üzerine yazılmış belki de en iyi romandır.  Bir diktatörün beyninin içinden konuşur adeta. Ruhunu delik …

İsmet Özel, -Mış Gibi Türkiye’nin Sonu (I)

The past is never dead. It’s not even past. William Faulkner Duanızı edin. Gücünüzün buna, ancak buna, bilhassa buna yeteceği haberi verilmiştir. Verilen haberin alınan haber haline girmesi insanlık tarihi olarak adlandırılmaktadır. Bu yüzden haber değeri taşıyan her hangi bir şeye omuz silkmeniz sizin insanlığınızda yıkıcı tesir uyandırır. Siz bu …

Antonin Artaud, İntihar Üstüne

  Kendimi öldürmeden önce bana varoluştan yana güven verilmesini isterim, kuşku duymamak isterim. Yaşam, benim gözümde, olguların belirginliğini ve akılda uyumlu biçimde birleşmelerini onaylamaktan öte bir şey değil. Ben, olguların toplanıp birleştiği zorunlu bir buluşma noktası gibi duymuyorum kendimi artık; şifalı ölüm, doğadan ayırarak iyileştiriyor bizi; ama ya ben, olgulara …

Alain de Botton, Mutluluğun Mimarisi

Büyük mimarî yapıtlar ortaya koyma hırsına kuşkuyla yaklaşmak için pek çok neden var. Binalara bakınca insan onları inşa edenlerin ne büyük çabalar harcadığını, ne fedakârlıklar yaptığını anlayamıyor. Binalar ser verip sır vermiyor. İnşaat sürecinde yaşanan olumsuzluklar, iflaslar, gecikmeler, panikler, toz toprak içinde oradan oraya koşuşturmalar… Bunların hiçbirini göremiyor insan onların …

Neslihan Su, Heykeller Öpülmeli

kilitli su narların kızardığı uzak ülke üflenmedi ülkene henüz zaman tenhalarda birkaç sokak gezinip dolaşsın bırak süslenip saçılsın bir heykeldi ben onunla öpüştüm bir ırmak geçtiydi üzerimizden içi kırık bir heves hepsi bu şeytan çarpsın uçsuz boynumda kıpırdanan neydi neydi o büyük düş o büyük gergedan kuşlardan çok önceydi çok …

Orhan Alkaya, Nen Bilgisi’nden

1. ölü şairler geçiyordu uzun ırmağımdan seyrelen sesleriyle hepsi benden bir zerre ve ben onlardan yekûn bir şaşkınlık, işte nereden gelmişim, nereye? yalan bu yersiz sorularla kurcala beni ağzımın parçalanmış gönyesinden içeri bir söz daha sıkıştır bâtın olan kavuşulur ve unutulur bir sabah saati o usul ses imiş, sessizliğe dolan …

Ahmet Hâşim, O Belde

Denizlerden Esen bu ince hevâ saçlarınla eğlensin. Bilsen Melâl-i hasret ü gurbetle ufk-i şâma bakan Bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin! Ne sen, Ne ben, Ne de hüsnünde toplanan bu mesâ, Ne de âlâm-i fikre bir mersâ Olan bu mâi deniz, Melâli anlamayan nesle âşinâ değiliz. Sana yalnız bir …