Monthly Archive: Mayıs 2017

M. Dilek Erdem, Emine Batar ile Kitaplarını ve Edebiyat Yolculuğunu Konuştu

 “Bir olayı veya durumu kurgularken şunu düşünürüm: Yaprağın rüzgârda salınışı bile hikâyeye katkı sağlamalı. Tek bir sözcük boşuna olmamalı.” Bize bizden parçalar taşıyan öykülere imza atıyor genç ve kalemi kuvvetli yazar Emine Batar Hanımefendi. Hikâyelerinde bireyden aileye aileden topluma hepimizin içinde bulunduğu sorunlara değinerek ayna vazifesi yapıyor.   Sıradan hayat …

Hasan Özlen, Her Gece Bir Ölüyle Uyumak

bu eski bir şarkıdır dinlemeyi bilirsen eğer bir şarkı ki aramızdaki mesafeleri eriten çağdaş bir sesle seslenemem sana bilirsin yalnızken daha çok konuşmamız hep bundan sonsuz bir susuzluktur hep bizimkisi merhametinden başka gidecek yerim yok göğsümde vahşi bir hayvan gibi tepinen derimin altında saklı kalmış bir hikâye ve tebessüm eden …

Nihat Dağlı, Hangi Gözün Gördüğüsün?

 Dünya’nın karşısına bırakılmışız. Bizi, karşısında oturduğumuz ile ne yaptığımız belirliyor. Dünya, karşısına bırakılanı ve orada öylece duranı kendine çağırır. Bir soru işareti olarak uyarır ve cezbedici yüzleriyle kendine çeker. Sorularıyla rahatsız eder, alımlı hazlarıyla da sarmalar. Evet, içine/karşısına oturtulduğumuz Dünya iki tarafıyla kesen kılıç gibi parlar. Kılıç ki, karşısında duranı …

Sören Kierkegaard, Kahkaha Benden Yana

“Bütün insanlar sıkıcıdır. Sıkmak, kendini ve başkalarını sıkmak diye ikiye ayrılabilir. Başkalarını sıkanlar ayaktakımı, yığınlar ve genel olarak bütün insanlık kafilesidir. Kendilerini sıkanlar ise seçkinler, aristokratlardır; şu garip bir gerçek ki, kendilerini sıkmayanlar genellikle başkalarını sıkarlar, kendilerini sıkanlar da başkalarını eğlendirirler.” (s.57) “İnsan umudunu kesmeden sanatsal olarak yaşayamaz; çünkü umut …

Hüseyin Kıran’ın Resul Kitabından Alıntılar

Her ağaç bir yerini bulmuşluktur. (sf.11) Hiç yürümemiş insan olamaz. Hiç izi olmayan insan olamaz demektir bu; insan ayak izlerinden kurtulamaz. Ve Resul de yürümüştü, izle doluydu hayatı ve pek çok izler bırakmıştı. Ama böyle olmasın isterdi. Hiçbir kum zerresini oynatmamış hiçbir suyu bulandırmamış olmak isterdi… (sf.12) Başkalarının aklında yaşamaya …

Kurt Vonnegut’un Allah Senden Razı Olsun Bay Rosewater Kitabından

“Her önemli alışverişte,” demişti Leech, “öyle bir an gelir ki, serveti teslim edecek olan elden çıkarmıştır, ama teslim alacak olan henüz ele geçirmemiştir. Uyanık bir avukat işte o âna sahip çıkar, o büyü dolu salise boyunca parayı ele geçirir, birazına el koyar ve geri kalanını yeni sahibine teslim eder. Parayı …

Didem Madak Röportajı, İnternette Sadece İzdiham’da

Didem Madak röportajı, internette sadece İzdiham’da. Hayat hikayelerine bayılırım. Ben toprağa 36 numara ayaklarıyla basan, biraz şaşkın bir kadınım. Tuhaf bir masal. Yerde ne var yer boncuk, gökte ne var gök boncuk, işte ortasında ben varım. Hayatım uzun süren bir şaşkınlıktan ibaret olacak sanırım. Uslu, içine kapanık bir çocuktum ben. Ancak …

Balıkçı ve Tekneci Amcanın Hükmü

Türkçeyi şimdiden ana dilleri gibi konuşan Suriyeli iki kara çocuk, balıktan dönen sandalı görünce yüzdükleri kıyıdan fırlayıp, kumsalda benim tarafa doğru koşuşarak adamın karaya çıkmasını beklemeye başladılar. Uzun boylu olan, siyah pantolonunu ters giydiği için poposu açıkta geziyordu. İkisininki de sentetikti; parlıyordu güneşte ıslak olduğu için. Yeniydi muhtemelen. Kendi aralarında …

Emrah Uslu, Ben Aslında Bir Tık Fazla Ferdiciydim

Bir saf seçtiğimizde o’cu bu’cu ya da bilmem neci veyahut falancı olurduk eskiden beri. İşte bu ayrımların en belirgin olanlarındandı Orhancılık ve Ferdicilik… Hepimiz o dönemde ya Orhancı ya da belkide çoğunlukla ferdiciydik.Aslında milletçe ayrıştırılma sürecimiz bu mevzuyla başlar bence.( Şaka ) Orhan’cılar ferdi’cileri ferdicilerde Orhancıları sevmezdi pek. Neden peki? …

Etnospor ve Gereksizlikler

Etnospor diye bir şey çıktı. Önce tuhaf tuhaf baktık adı garip olan bu spor dalına. Ne olduğunu anlamadık çünkü adı çok garipti. Sonra baktık afişlerde Etnospor, televizyonlarda Etnospor, gazetelerde Etnospor, sosyal medyada Etnospor. Garip geldi çünkü bir anda ortaya ihtşamla çıkan her şey gariptir. Meğer okçulukla ilgili bir şeymiş Etnospor. Öyle …

Salih Tuna’nın Yeni Şafak’taki veda yazısı

Akif Emre abim, 81’de aynı evde kaldığımız dönemde, aynı fakültede okuduğumuz “İslamcı bir gençten” bahisle, “Hâlâ tanışmadın mı onunla?!” diye serzenişte bulunmuştu. Ben de 17 yaşımın delişmenliğiyle, “Adama benzemiyor abi, tanışmasam daha iyi” karşılığını vermiştim. Bakmıştı. Sadece bakmıştı. “Buldun da bunuyorsun” edalı bir “bakış fırçasıydı.” (Kırk yıl kesintisiz kardeşliğimiz boyunca bir kez …

Emre Söylemez, Kuyu’da Bir Yönetmen

Prens Mişkin hastalığı nedeniyle uzak kaldığı memleketi Rusya’ya geri döner. Uzaktan akrabaları yapançinleri ziyaret ettiği sırada malikanelerinde Nastasya Filippovna’nın resmini görür ve resme aşık olur. Fakat bu aşkın içsel bir mesele olduğunu Nastasya ile bir bağının olmadığını düşünen prens, tutkuyla Nastasya Filippovna’nın resmine bağlanır. Diğer karakterler ve Nastasya’nın hayreti ile …