Taner Sarıtaş, Önce İyiliğin Vardı Senin

İlkin senin iyiliğinden başlamak gerek anlatmaya
çünkü her şey senin iyiliğinden sonra oldu
taşra birkaç yıl daha taşraydı o zamanlar
döner kapıların nispeten acemisiydik yürüyen merdivenlerin
büyük kentler birkaç yıl daha az kalabalık ve dar

Bir selam hayatın patikasından geçince anıya dönüşür
yazdır mevsimlerden takvimler atını ayaza koşturur
masanın üstünde kitaplar ve yerde gözlerim
çocukluğumda kaybettiğim bir şeyi aranıp durur
oturulur biraz konuşulur ve söz tükenir
her hareket buyruksuz hazırlığıdır bir sonrakinin

Gün devrilir ve sırrı büyütür gürültüsüz
mesafeler kısaldı ve herkes kendi hayatının bilirkişisi
yürüdüm bir güze vardı sürdüğüm bütün izler
yürüdüm çetin kış yürüdüm neşeli bahar
yürüdüm durgun yaz ve yine güz

sır dediğin kül altında köz
İki noktayız yeryüzünü çaprazlamakla meşgul
can bulur beklemenin yeni biçimleri bizimle
bir güzel son için göğe açık ellerimiz
sen bir göl kenarında susmayı öğretirken çiçeklere kuşlara
ben kentin içinde tövbe saçağının altında

İlkin senin iyiliğinden başladık anlatmaya
çünkü ne olduysa senin iyiliğinden sonra oldu
iyiliğin hiç kaybolmayan bir şey gibi orada duruyordu

 

 

 

Taner Sarıtaş, Hece Dergisi 228

İZDİHAM

 

 

 

 

izdiham dergi 42. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın