Ahmet Murat, Kalender
Kalenderiz, sesimiz çatal, suyumuz karanlık Karanlık ve acı mı? Acı da ne demek? Kaderimiz bir Pazar’ın akşam saatleri Gel Allah’ın zabıtası topla bizi Kalenderiz, sakalsız, […]
Kalenderiz, sesimiz çatal, suyumuz karanlık Karanlık ve acı mı? Acı da ne demek? Kaderimiz bir Pazar’ın akşam saatleri Gel Allah’ın zabıtası topla bizi Kalenderiz, sakalsız, […]
Gecelerin birinci sınıfından eski Yunan-Latin gecelerine gidiyor ölüm Veya 17. yüzyılın büyük akşamlarına… Kurallara, ideallere uygun Türüne model olarak kabul edilmeyen mutsuzluklarla, tane tane arapça […]
*Hüseyin Karacalar’a Hiçbir sabah beni koynunda bekletmedi Terimin o hiç kurumadığı alnımda Çok çabuk unutulmuş bir hafızaydı bendeki Unuturdum uzunca bekleyişlerin nemini Tabanlarımın düzlüğünde susmazdı […]
Bu metin Edebiyat Ortamı Dergisi’nin Kasım-Aralık 2015 sayısında yayınlanmıştır. Epeydir kafamı kurcalayan sorular vardı? Şu arabesk meselesi… Çokça okumalar yaptım, bir şeyler yazayım istedim lakin […]
“… Ve başlangıçta yalnız karanlık vardı” Şimdi hangi tene uzansa ellerim gündüzden Dokunmadan geri dönüyor gecenin arzusuna En yeni tarihidir aşk insanın, ama neden Her […]
Yağmurlardan gelmiştir bir elinde çiçek, öbür elinde çilekli pasta Yaz denizi üzerinde gülümseyen martıdır, kokusuyla dolaşır aşkın Bir sinema gibidir yüzündeki incelik, Fatih Akın filmleri […]
Bakır ve ter kokan ikindi üstleridir zorlayan göğsümü Deştim nefesimi maddenin hallerinden soyutlayarak Ben ki kendi külümde duru harfler arıyorum ateşe suya ve sabuna dokunmayarak […]
305. Öfke geçiyor. Korku geçiyor. Acı geçiyor. Zaman da. Ve başka şeyler de elbet. Her şey zamanla geçiyor ve zaman da her şeyle geçiyor. Geçenlerde […]
ömrün boyunca çocuk kalasın diye bir yıl önceden havalandırdığım şiirden bülbülü düşürmedim hiç rüyalarından duman o zifiri odadan uçarak güle çalmış ölümle çarpışmadan uyandığım her […]
Kötümser bir dünyadayız ve burası başına herhangi bir kötülük gelse mutlu olacak, ancak böyle kendini haklı hissedebilir. Çünkü, bütün yaşam acı çekmelidir. Pesimizm bir din […]
garsona “çocukluğuma dönmek istiyorum” sipariş ediyor herkes herkes naylon kelimelerle konuşmaktan yorgun herkesin parmak izine bak: “herkes” yan masada anıların başında nöbet tutmaktan bıkan adam […]
bir ergenin kavga çıkartması gibi sevdim seni gözlerin yüzünden sana dik dik bakan şarkılar besteledim kimse orta dereceli bir memurdan bu kadarını beklemezdi öğle tatilinde […]
gök gürültüsünün ona dokunmak istediğine inanıyordu karda yürürken çıkan sesin kendisiyle konuştuğuna ve yılanların dilini anladığına yüz yıl önce kaybolmuş bir anının bir çukura saklanıp […]
Çam kokusu kokusu ol sen Ağzının ıslaklığını içmiştik beraber Yaz var ve yaza yakınız diye Kokusu ol çam kokusu sen Düşten uyanıyorum öğleyin dağ köyünde […]
Afrika’ya ilaç göndermeye karar vermiştik; fakat hepsinin üzerinde “tok karnına” yazıyordu. Kendimize işkence etmek için kullanmak isteyeceğimiz bir şey hep bulunur sanırım. Hipodromda başkalarının hislerini […]
Sevgili Paul, Dostlukları, nasıl kurulduklarını, -bazılarının- böylesine uzun, kimi zaman (yanlış bir tanımla) açığa vurulmamış bir biçimi olarak yorumlandıkları tutkusal bağlardan da daha uzun sürmelerinin […]
“Gene gelirsiniz. Gene gelirsiniz”. Karşılıklı bir aldanmanın peşinen mağlup hükmünde vedaya bakan bir cümle: “Gene gelirsiniz”. Mağlup, çünkü araya zaman girdikten sonra bu kente tekrar […]
Narlı Bahçe’yi arıyordum. Hangi coğrafyaya ait olduğunu bilebilsem yollara düşmeye hazırdım. Ama bir türlü hatırlayamıyordum: Batıda mıydı Narlı Bahçe, doğuda mı? Uzun yolların ucunda mıydı, […]
Şu bizim öküz, attı gitti beni buralara. Kız Hacer abla, insanın bir evi olmalı bir de sevişince sırtını dönüp yatmayacağı bir kocası. Yok abla, bununla […]
-Babalar, alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır. -Eskiler’in edebinden, kendini geri çekme arzusundan ne kadar uzağız. -Onca beklememe karşın, döndü mü peki? -Zangır zangır bir tren geçerdi ya, […]
Bazı hikâyelerle akrabalığınız var sanırsınız, sonra beraber düştüğünüz ilk sayfanın hatırına küfredersiniz dünyaya. Ağız dolusu, yaprak yaprak gocunarak kelimelere. Kırk şiirin sonuna bitiştirilmiş bir hikaye […]
Profesörün Evleri, s. 45-50 Profesörün iki evi vardı, biri diğerinin içinde. Dışarıdaki evde yaşardı karısı ve çocuğuyla birlikte, rahat, temiz, biraz dağınık, onun bütün kitaplarını, […]
Aletler kaynarken belediye başkanı başını koltuğun arkasına dayadı ve bir parça rahatladı. Pazartesi gün ılık ve yağışlı başladı.Sabahın köründe kalkma alışkanlığında olanlardan diş hekimi Don […]
Yağmurun üçüncü günü evin içinde öyle çok yengeç öldürmüşlerdi ki, sonunda Pelayo onları denize atmak için seller altındaki avludan bata çıka geçmek zorunda kaldı, çünkü […]
Albert Camus, Başkaldıran İnsan’dan seçmeler *Çünkü yaşamak kendi başına bir değer yargısıdır. Soluk almak yargılamaktır. *Öyleyse birey tek başına, savunmak istediği değerin kendisi değildir. Bu […]
Rahime Kasım’a Mektup Merhaba Rahime Kasım, Ben Yasin. Öğretmenimiz sizi bize anlattı, şiir yazıyormuşsunuz. Ben şiirlerinizi çok beğendim. Keşke ben de şiir yazabilsem. Ben daha […]
Dünyayı hep bir noktadan kavrarız, bulunduğumuz noktadan, muayyen bir makam ve mertebeden. Kısacası kendi hâlimizce bakarız dünyaya, ve yine o dünyayı ancak kendi hâlimizce görürüz, […]
Muhatabım bana bir ‘şey’ söylerse, kendisine ancak birkaç şekilde karşılık verebilirim. İmdi, verebileceğim karşılıkların listesini, basit bir biçimde şemalaştırmayı deneyeceğim: 1. Ne dediğini anlıyorum. Böyle […]
bir çok adın var senin evlerden evlere geçerken değişmez rakıda sınırsız…şarapta aynı sessizlik sarısabır çiçeklerinin okşanması sırf telaş! yüzünde gezinen gün sonları alacası var karanlığı […]
Ölümünden yıllar sonra eserleri yeniden keşfedilen şair Jeffrey Aspern’in sırlarını çözmeye kendini adamış Amerikalı edebiyat eleştirmeni, onun izlerini, Venedik’e kadar sürmüştür. Şairin bir zamanlar aşık […]
Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda, Anladım ki, Duygusal acılar ve keder,bir uyarıydı bana, Kendi gerçeğime karşıyaşadığımı anımsatan. Biliyorum, bugün buna “özgün olmak” diyorlar. Kendimi gerçekten sevmeye […]
Bahadır İçel ile yeni çıkan “Başka Öyküler” kitabı hakkında konuştuk. Bahadır İçel Neler Yaptı, Neler Yapıyor, Neler Yapacak? Yazdı, yazıyor, yazacak… Bahadır İçel, mühendislik okudu, […]
Charlie Chaplin ve barış cümleleri. Özür dilerim ben imparator olmak istemiyorum. Bu beni ilgilendirmiyor. Hükmetmek veya işgal etmek istemiyorum. Herkese yardım etmek istiyorum. Yahudi, Katolik, […]
Boynu bükük bir adam merdivenin başında solayazan laleyi gül dalına bağlıyor bugün de hüznün yüzü çatallaşmış kaşında bu hengamede nasıl fırsat bulup ağlıyor Kalın kenevir […]
“Yo siempre me había imaginado el paraíso bajo la especie de una biblioteca.” “Ben cenneti hep bir çeşit kütüphane olarak düşlemişimdir.” Jorge Louis Borges […]
Sana bu pembe bulutları göstermek istiyorum gecede. Ama görmüyorsun. Gece olmuş –insan neyi görebilir ki? Artık senin gözlerinle görmekten öte bir seçeneğim yok, diyor demek […]
1.Hava kararıncaya dek eline almıştı kadının elini. Konuşmuyordu uzaktan, belki de kendi içinde, güçlü atışını duyuyordu denizin nabzının. deniz, çamlar, tepeler eliydi kadının ona söylemese […]
pirinç ülkesi pervazlarda beliren ilk bir erik yeşili gibi dağılan tepelere güneş nasıl kayarsa gölge-tarlaların üzerinden kalem öylesine kayıyor pirinç kelimelerle bu sabah yatağımın kenarında […]
nasıl oluyor bu yanlışlar ressamı kendini asacak bir devlet bulamıyor körlüktür desek değil, demesek; hiç yüzünü göğe düşürecek kadar mutsuz ve umutlu haysiyetiyle imtihan edilen […]