John Fante’nin Toza Sor Kitabından Alıntılar

Yüzünü yıka, saçını tara, aynada beyaz saç taraması yaparken güzel kokmanı sağlayacak bir koku sür; kaygılısın Arturo, çok kaygılısın ve kaygı beyaz saç demektir. (sf.17)

Korkutmuşlardı beni,utangaçtılar, beni reddetmişlerdi;prensesim beni reddetmeyecek ama, anlayacak, çünkü o da aşağılanmıştır. (sf.17)

Ölüler hayata döner mi? Kitaplar hayır diyor, gece evet diye haykırıyor. (sf.17)

Tanrım, artık bir ateist olduğum için beni bağışla, ama Nietzsche’yi okudun mu? Ne kitap! (sf.20)

Dünyada beni seven  bir şey olsaydı,tek bir şey,bir böcek,bir fare hatta,ama o da mazide kalmıştı,ona sunabileceğim en iyi şeyin portakal kabuğu olduğunu anlayınca Pedro bile terk etmişti beni. (sf.26)

Bir süre kent merkezinde aylak aylak dolaştıktan sonra öğleye doğru kendime acımaya başladım,önünü alamadığım bir hüzün kapladı içimi.Odama döndüğümde kendimi yatağıma bırakıp hıçkıra hıçkıra ağladım.(sf.38)

O denli yaraladılar ki beni,kitaplara sığındım,içime kapandım, kasabamdan kaçtım ve bazen Camilla,onları gördüğümde aynı acıyı hissediyorum, o eski yara kanıyor ve burada olmalarından mutluluk duyuyorum,köklerinden kopmuş olmalarından,gaddarlıklarının kurbanı olmalarından,güneşin altında ölüyor olmalarından. (sf.44)

“Ne önemi var? Sen bir hiçsin,bense bir zamanlar biri olmuş olabilirim ve hepimize giden yol sevgidir.” (sf.78)

Kaldırımda hırslı bir şekilde yürüyordum,bana son derece garip görünen insanların yanından geçerek,  hayaletlerin; dünya bir hayal gibi, şeffaf bir düzlemdi ve üstündeki herkes çok kısa bir süre için oradaydılar,hepimiz, Bandini,Hackmuth, Camilla, Vera, hepimiz kısa bir süre için vardık,sonra başka bir yere gidecektik; hayatta olmaya çok yaklaşıyor ama olamıyorduk. (sf.91)

Ruhunu yitirmiş biri dünyaya sahip olsa ne fayda? (sf.100)

Katil ya da barmen ya da yazar,ne olduğunun önemi yoktu;kaderi hepimizin ortak kaderi,onun sonu benim sonumdu; ve bu gece, pencereleri kararmış bu kentte onun ve benim gibi milyonlarca insan vardı; ölmekte olan çimen yaprakları kadar ayırt edilemez milyonlarca insan. (sf.114)

Gece vardı Allah’tan, karanlık vardı,yoksa bir günün bitip yeni bir günün başladığını fark edemezdim. (sf.125)

Onun eviydi burası, onun viranesi, parçalanmış düşü. (sf.135)

 

 

 

Sibiryakoylusu

İZDİHAM

 

 

 

 

Eğer yeni bir şey başlatmak istiyorsanız her şeyi unutmak gerek. İzdiham yepyeni bir heyecan, tasarım, içerik ve estetik ile okurlarının karşısına geçiyor.

Türkiye’de yeni bir dergicilik anlayışının öncüsü olacak bir çalışma ile İzdiham bütün heyecanını ve her şeyi en iyi şekilde yapma düşüncesini bütün sayfalarına taşımış. izdiham dergi 41. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.



.

Bir Cevap Yazın