İlhami Çiçek, Bir Huylanışın Öyküsü

kendini bildi bileli
yalnız
konumuyla ilgili yalnızlığında
gerçekten yalnız olduğunu sanarak
çıldıran
korkunç kalabalık bir adamdı dünya
süreli nöbetlerle
köpükten giysiler biçip ağızlara
çarpmalarla geliyordu sara

ufaktı
onun çok çakısı oldu
o
adamın çoğalan ağzını ilk gördüğünde
bütün çakılarını kaldırıp atacaktı
bir gece
yeryüzünün en ağır baltasıyla
en kuytulardaki ağaçtan
kesti ve önündeki salkım saçaktan
bir tutam saçtı kalkan geceye koşaraktan
ve işte öye oldu

köye ilk gelen jipin altında
arkadaşından fışkıran kanda da
yine öyle bağırarak kalkıp
ve böyle başladı saçlarının isyanı

İlhami Çiçek
İZDİHAM

izdiham dergi 42. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın