Emel Bengü Bal, Elmanın Bütünlüğü Şiiri

Nasırlı eller sevdaya durmuş yelkenli gemiler gibidir
Bilirim,
Hele bir de ceplerinden birkaç istasyon miktarı dökülen,
Benzi tütünden sarı elvedaları, unutmaya yol alırken,
Beyaz bir mendil içinde sakladıkları tenhalar kadar
Aşikârdır, yara izleri.
Boyunlarında mavi boncuklu umut taşıyan kız çocuklarının
Çeyize kaldırılmış dudakları gibi, beklerler;
Hiç kimseyi.

Ve iklimler, üryan bir çırpınış oluverirken kapı önlerinde
Üşüyen bir geceyi örter üstüme
Adı: anne.
Yani şimdi siz,
Gökyüzünde yalınayak gezen bir umuda peşkeş çekerek
Sarı bir reçeteye saklayıp avuçlarımı,
Yaşamak mı ısmarlıyorsunuz gövdeme?
Lütfediyorsunuz Bayım!

Ve öğleden sonraya ertelenmiş bir ömrün
Şekersiz içilen çay vakitlerinde,
El feneri ile gündüzü arayan, korkusuz çocukluğuma sorun…
Vallahi o söyleyecektir size,
Bütün yeminsiz sözcükleri.

Ve biraz serpildiğinde boyum,
Müziğin değişen ritmine ve hipertansiyonuma aldırmadan,
Ağızları memleket meseleleri kokan adamlara inanacağım
İri cüsseli bir yalnızlığın, diyet listesine sebatkârlığı kadar,
Vallahi inanıyorum yaşamaya,
Hiç söylemediğim gerçekler, ve söylediğim yalanlar kadar.
Gizlediğim sırlar kadar annemden,
Uzayan saçlarım kadar,
“Sen Doğruyu Söyle, Ben Hemen İnanırım Bayım!”

Sonra,
Yeryüzünün yüzümde duruşuna sorun,
İstifini bozmadan nasıl acı çekildiğini,
Alnımda öpülmeyi bekleyen bir ayet kadar
Aminsiz bir duadır seni sevişim.
Bir ateistin Allahu Ekber demesi,
Bir Hindu’nun ineği öldürmesi gibi,
Ellerimi suyla kurulamak gibi
Kapalı bir istihare içinde
Kendi anlamını bulmak gibi.
Ve unutup, kendime söylemediğim tüm yalanları,
Yani Bayım, sana yürümek,
Ateşten nasibini almamış bir saman çöpüne dokunan yağmurun anlamsızlığı gibi
Kandan ve aslandan öte, yasaklanmış fikirlerin çöreklenmesi gibi akla,
Ninemin, naftalin kokulu yalnızlığını inkâr etmek kadar kalabalık,
Yani Toprak kadar uyanık bir sabahın,
En kaygan zemini gibi,
İskeletime asılan yaşamak sevdasının.
Şimdi Bayım,
Şimdiki zaman kipleriyle çekimlenen bir hayatı
Ağır çekim yaşayan ben,
Dinliyorum, dizlerimde uyuttuğum ninnileri, annemden kalan,
Unutuyorum, her gün ezberlediğim satırbaşlarını
Krala meydan okuyorum, kaçırarak gözlerimi gözlerinden,
Ve bütün gözlerden,
Alnımda sevdaya durmuş bir ayette
Öyle köşe kapmaca bir hâl içinde
Elmanın bütünlüğünü yaşıyorum.

Emel Bengü Bal

İZDİHAM

Eğer yeni bir şey başlatmak istiyorsanız her şeyi unutmak gerek. İzdiham yepyeni bir heyecan, tasarım, içerik ve estetik ile okurlarının karşısına geçiyor.

Türkiye’de yeni bir dergicilik anlayışının öncüsü olacak bir çalışma ile İzdiham bütün heyecanını ve her şeyi en iyi şekilde yapma düşüncesini bütün sayfalarına taşımış. izdiham dergi 41. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.



.

Bir Cevap Yazın