İtibar Dergisi 28. Sayıdan Mısralar Seçtik
yılın ilk karına sövüyor dünya kapıları çarpıp çıkıyorum cümlelerden, o soruyu buluyorum, koyduğum yerde bir sis düdüğü gibi, gizli ve aşina: insanda teselli var mı […]
yılın ilk karına sövüyor dünya kapıları çarpıp çıkıyorum cümlelerden, o soruyu buluyorum, koyduğum yerde bir sis düdüğü gibi, gizli ve aşina: insanda teselli var mı […]
İlk taşı kim atsın, erenler atsın Hırsını hedefe gerenler atsın Bağışlar her şeyi bir keman sesi Bu bozkırlar su öğütmez derseniz İsa’yı ağlarken görenler atsın […]
BAHÇENİN EN YALNIZ KÖŞESİNDE Bazı şiirler, sevgili Itrî’nin Segâh Tekbir’i gibidir; karşılaşıldığında, ne olup bittiğini kişi anlasın ya da anlamasın, kendi hükmünü icra eder. Çok […]
şimdi engellerden geçmem, burgaçlardan çıkmam mı gerekli …. her şey kendisi olup dururken ah kalbim, ah kalbimin alâmeti Turan Koç (İtibar, 29) Keder neden yok […]
Tutuşmuş şafaktan yürekte fitil Ne kadar üflesem sönecek değil Ettim de bu rüsvay dünyaya kavil Kısırmış günleri nesli yoğ imiş Kendisi toprakta mintanı yerde Gördüm […]
ben büyük bir riskim bilmediği bir trene binerken kendi ayaklarına takılmamalı insan bazı geceler sabaha yavaş ilerliyor alnına dokunarak yürütebiliriz güneşi bir talihsizlik olarak başka […]
Yaşlı bilgelerden döndü kalemim kırılgan, nazenin, bitmeyesice derdim ben sana sefil içimi bağışlasam, Reyya dağına çıksam da bağırsam, yine de arz edemem halimi Mihca. gözlerini […]
Aydın: Aydın bir insan çeşididir. Ülkenin kara tarafında doğmuşları da vardır, deniz tarafında doğmuşları da vardır, ama akıl başa eriştikten sonra denize doğru meylettikleri söylenebilir. […]
göğsünde mektuplarımı saklayan sevgilimi bilmediniz siz bilmediniz ne zaman ona baksam elimi kestiğimi hep benim kanım döküldü, belli olmadan nerede yaşlandığım boşuna mı bitlendim hazmetmek […]
Kardeşim Kaddafi, su içince bir mebus / kalkar dokunulmazlık! Başın bunca kalabalıkken “şimdi sen de nereden çıktın?” dediğini duyar gibiyim. Ben Bekir oğlu, Emine’den olma, düşmek […]
Sevgili Kızım, Bir ölü bir evden ancak bir kez dışarı çıkar. Sen hiç bilmedin ama ben hangi eve varsam her gün oradan ölü çıktım. Sevgili […]
Babalarını erken yaşta kaybetmiş çocukların gövdeleri ancak bir boşluğa katkı yapar. Annelerini erken yaşta kaybetmiş çocukların gövdeleri ise artık o boşluğun ta kendisi olmuştur. Babamı […]
Her karşılaştığımda, beni hırkasını kemiren deliye çeviren, yanarak yere düşmüş uçakların içinde “en arka koltukta oturuyorum” diye teselli veren, hiç karekökü alınmamış bir asal sayının […]
Müminler kardeştir İşte bu yüzden öldürürler birbirlerini İşte bu yüzden dağların başına resim olan keklikleri Bekleyip bir ağacın gölgesine yatarak Vururlar ve kan hiçbir şeydir […]
Babalarını erken yaşta kaybetmiş çocukların gövdeleri ancak bir boşluğa katkı yapar. Annelerini erken yaşta kaybetmiş çocukların gövdeleri ise boşluğun ta kendisi olmuştur. Babamı kaybettiğim gün, […]
Cebimde hiç param yoktu ve kurtuluşumun ancak otel satın alınca gerçekleşeceğine inanıyordum. Sizin için kurtulmak ne ifade eder bilmiyorum ama benim için kurtulmak; o günlerde […]
Ne zaman çocukluğum aklıma gelse çakıl taneleri gibi yan yana dizilmiş hatıralarımın el sürüldükçe beni titreten en koyu kısmını hatırlarım. Bütün ömrünü “servetim” dediği çocuklarına […]
“Uluslar arası toplumu, çağdaş siyasetin bir tür Yunan korosu olarak düşünüyorum. Kendisini şimdiye kadar kimse görmemiştir ama arka planda şarkılar söylüyor ve herkes ona eşlik […]
Korsan yürüyüşlerden biraz cesaret getir eve gelirken Ovalanmış kelimeler, Tarkovski’den bir sahne Geceyi bekle bir tutam yıldız tozu getir Yaşamak için bin bir bahane Ne […]
Sen varken bütün çiçekler kekeme ve harabe bütün şehirler sen varken kuşlara misafirliğe gidiyor ellerim nergis bile gönül koyuyor sulara. Sen varken karadan giderek uzaklaşıyorum […]
Biraz sessiz olur musunuz? Belki bu sessizlik şehrimizi onarır O bezgin park heykelleri Gelir avcumuza sırlarını bırakır. Biraz sakin olur musunuz? Ne de olsa solacak […]
Delilik geri dönecek. A. C. R. Delilik geri dönecek. Pastörize isyanları, yakmayan aşkları, gürültüsüz şiirleri, soğukkanlı yorumları kımıldatacak. Plastik çiçekleri utandıracak. Mecnun olmayanların imanından şüphe […]
önce ayaklarımı çıkarıyorum uykudan bir piyanoyla kutlu ayaklarımı ağzımı giyiniyorum sonra, yani yaşamaktaki sesimi, parmak uçlarımı sözünü kesiyorum geveze bir çağlayanın ki gök ağdıramıyor benim […]
Yaşadığımız dönemde her geçen gün bir yeniliğe geç kalındığını telkin edenlerin arasında bir nevi kaçış oluyor geçmiş. Eski filmlere, kitaplara, belgelere, anılara ayrı bir heyecanla […]
Hikayesi bilinmeyen adamların tılsımından korkulur. İnsan bildiğiyle emindir, bilmediğini deşeler, yaklaşır öğrenmek için. Ürkekliğini bırakmadan sessizce adım adım gelir bilinmeyen hikayenin yanına. Herkesin açıkça söylediği, […]
Platon, çok eskilerdeki insan doğasını şöyle tanımlar: İnsanlar erkek ya da dişi olarak iki cinsiyetli değildi. Yusyuvarlak bir boyun üzerinde birbirinin tıpatıp benzeri ama zıt […]
Francis Ford Coppola, Amerikalıların savaşması gibi film çekiyor; Aynı aşırılık, aynı abartılar, aynı iğrenç açık yüreklilikle. Ve aynı başarıyla. Bu bağlamda, olabilecek en iyi şekilde […]
Küçük Prens’in büyük hikâyesi Küçük Prens’i oğluma ilk okuduğum zaman, masalların dilinden daha yeni çıkmış, dramatik olarak daha karmaşık hikâyeler anlatan kitaplara henüz geçmiştik. […]
Tatillerin gülüşerek başladığını herkes bilir. Anlık bir giriştir tüm yılın yüklenmiş telaşlarından arda kalan. Kimse sırt çevirmez içinden güneş geçen bir yaza. Sakin bir sabahın […]
Vefatının 6. yıldönümünde Ahmet Uluçay’a Allah’tan rahmet diliyoruz. Ahmet abi gibi güzel adamları her geçen gün daha çok ve daha hasretle özlüyoruz. Bir dostun ardından. […]
Şiirin nasıl ilk olana dönmesi gibi, yani ilk haline ilk insana verildiği zamana dönmesi gibi, insanın da şiiri içe taşıdığını düşünüyorum. Benim için şair demek; […]
‘’Hint filmlerini görmeye giden insanlar Eğer filmde şarkı ve dans sahnesi görmezlerse asla mutlu olmazlar. Müzik, Bollywood filmlerinin önemli bir parçasıdır. İnsanlar sinemaya, ‘gerçek’ten çok […]
Köy enstitülerini anlatan bir belgesel. Belgeselde ihtiyar bir hoca –kırklı yıllarda enstitü öğrencilerinden- o yılları anlatıyor. İsmet İnönü’nün okulu ziyaret ettiği gün, her zaman çıkan […]
Bülent Parlak’ın Dergâh Dergisi’nde Adem Eyüp Yılmaz ile yaptığı röportaj. “Şiir Ayakta Dinlenir” Konuşan: Âdem E. Yılmaz İlk kitabın Sevgili Huzursuzluğum çıktığından itibaren sizinle yapılan […]
Kocam, Rükneddin – namı diğer Küçük Molla – Bey’ in annesinin ” şekerleme ” uykusuna ne dediğini bilmiyorum. ( Zira oburlukta annesinden farksızdı amma böyle […]
Ey zaman, uzaklaşmaktasın benden şimdi. Yaralanıyorum her kanat çırpışınla. Ama kalınca yalnız, söyle, neye yarar ki dudaklarım, gecem ve gündüzüm tek başına? Yok bir sevgilim, […]
Genç Şaire Mektuplar. Bu metin sadece İzdiham’da. Paris, 17 Şubat 1903 Çok Sayın Bay, Mektubunuz birkaç gün önce elime geçti ancak. Bana karşı beslediğiniz […]
Yalnızlık bir yağmura benzer, Yükselir akşamlara denizlerden Uzak, ıssız ovalardan eser, Ağar gider göklere, her zaman göklerdedir Ve kentin üstüne göklerden düşer. Erselik saatlerde yağar […]
senin hangi şarkılar gider hoşuna hiç öğrenemedim. Vaz geçtim ben seni gelecek anın kabaran dalgaları içinde tanımaya çabalamaktan. İçimdeki tüm uçsuz bucaksız imgeler – – […]
Sonsuz dünyaların kıyısında buluşur çocuklar. Uçsuz gök hiç çırpınmaz başlarının üstünde, tedirgin su gürültüyle çarpar. Sonsuz dünyaların kıyısında çığlıklarla, Oyunlarla buluşur çocuklar. Kumdan kurarlar evlerini, […]