Her insanın özlediği kadardı bayram.
Doğduğumuz ev, tahtadan arabalar, çocukluk arkadaşları, düşe kalka büyüdüğümüz yollar, tırmandığımız kiraz ağaçları, korkusuz yürünen caddeler-sokaklar, uzak mahallelerden bile edindiğimiz arkadaşlar, çocukluk aşkları…
Apartman kapılarından kovulmadığımız, sokaklardan kaçırılmadığımız, camilerden dışlanmadığımız, başımıza çorap örülmeyen o günler…
Kötü nedir bilmeyen çocukların hep iyilerle karşılaştığı dünya…
Kent nedir, kaos nedir, cinnet nedir, büyümek nedir bil¬mediğimiz günler…
Mahallesi, çeşmesi, bakkalı olan bir hayat ve herkesin birbirini tanıdığı, güvendiği günler.