Bilal Can, Arabam Kırıldı Kaldım Burada
bir mızıkam olaydı zafer şarkıları çalaydım bir kulunç gibi gireydi saçlarıma gece saçlarım en çok geceleri ağarır çünkü saçlarım saçlarım her sonbahar biraz solgun biraz […]
bir mızıkam olaydı zafer şarkıları çalaydım bir kulunç gibi gireydi saçlarıma gece saçlarım en çok geceleri ağarır çünkü saçlarım saçlarım her sonbahar biraz solgun biraz […]
nasıl yazılıyordu güzelce zulüm, gündüz gözü saydam karanlık travmalar ve bürokrasiden teneşire doğru seyreden tramvaylar yolcusuyum. beni esirge yine bir gece vakti krizantem çiçeklerinden, hiçbir […]
Işık hızını da vururlar, ayak uçlarımın soğuk yankısı düşer sokaklarına şarampole gark olmuş cümledir zaman, bir diktatör cesedi kadar masum bildiğin gibi değil, [beni kanıksa, […]
Kıymetli Yürek Yakanım… “Sen geldin ve benim deli köşemde durdun Bulutlar geldi ve üstünde durdu Merhametin ta kendisiydi gözlerin Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu […]
Gözlerim yaşa bir türlü doymuyor. Satır satır beyan ediyorum, ülke ekonomisi ile ters orantılı seyreden matematikten bağımsız anılarımı. Sanat müziği literatürüne kendimce kazandırdığıma inandığım bu […]
Unutmak; ikna etmek dünyayı dönmekten yorulduğuna. Akrebini öldürdüğüm yelkovan kadar yalnızsan, içliysen bir nardan daha fazla Tedirgin parmaklarımdan kıpkızıl mutsuzluğuna Gereği neyse en fiyakalı […]
Dedim ki: Lütfet Diz kapaklarıma dokun Okyanusları yeniden keşfedeyim. doğmuş bulunmakla hüzne bulaştım insanlar, evet onlar ki hep tanış oldukların beni ne kadar da anlamamışlar […]
kapalı havalarda kapatılsın sokaklar umutsuz insan istilasına. sonra yasak edilsin gökyüzü, sığınağını sapa yerde bırakmış serçelere. ve bütün pencere kenarlarından toplatılsın çiçek vazoları; birazdan düşecek […]
“Vasiyetimdir: En güçlülerinden seçilsin Beni taşıyacak olanlar. Ahtım olsun, Yükleri ağırlaşsın diye iyice, Tabutumun içinde tepineceğim.” Didem Madak Çocuğun uykusu ağır düşleri ıslak saçlarından […]
göz ucuyla yüzdüm dünyanın derisini ömrüm kısaladursun bir başka kıtaya, kutbuna yıldızların kırlangıçların süzüldüğüdür yaşamak dediğin, yerde. sıtmaya tutulmuş siyah, bu matem, bu mavi… bir […]
Matematiği kılıçtan geçirdim ve sosyal bilgileri meteliğim olsa, tek kurşunla gözünün akından mıhlayacaktım kim yazmışsa silsin geri şu acıklı şarkıyı dedim garsona assolist salya […]
Zeki Demirkubuz’un bir filmini izlerken acıktığımı fark ediyorum. Usulca mutfağa yönelip en basit yoldan bir makarna yapmak istiyorum. Soyut olmayan tenceremizin içine son derece […]
Anne karnından şartlı tahliye ile ayrıldığının bilincinde olan ben, seküler hayatın tüm aşırılıklarına lanet ediyorum; çünkü, yaşadığımız yüzyılın getirdiği bereketsizliğe bakarsak yaşatmaya gönül vermeyen öldürmeye […]
Karaborsalarda topladım eteğinden düşen taşları Rükûda yıllarca, ”Amma da yaptın ha” deme, Eyer de taktılar semer de gözlüksüz idare edersin dediler. Ceddime neler okudular […]
BİR melek doğruluyor kadının gözlerinden. Sizin gayet tabii bildiğiniz bir türkü ve birçok türkü dolanıyor suyun kenarına,pırıl pırıl… Defterlerin en kıvrılmaya alışık kenarlarına ve de […]
sana bir tablo sözüm var allı-morlu kız sana çaput ağacı dilek bezleri sana monet ve mukaddime kırlı bayırlar sonra çilek ekmeği kimsesiz kahvaltılar sana dümdüz […]
İlk tövbeden hemen sonra öp beni… Bu acı bir güzellik, kaprisine bulanmış yüzü gözü şiş kutsal kalabalık, elinde olmadan seviyorsun beni, Elinden kayıp giden bir […]
Pop dinliyorsun, Beni müsait bir yere kus ! li-bi-do ve ay kırıkları, sahilin g’öbeğine dolan. Çalka’lan Ne çıkarsa ringa kokusu. Ne duyarsan o hengamede, Liseyiilkastığıngününyanaktaşişenettortusu.. […]
Nerden bakarsan elinde kalıyorum.. Öyleyse bırakma / sarıl.. Bahar geçti de / ben yaprağa nasıl söylerim, ağlarken düştüğümüzü.. Madem öyle, saati ayrılığa kur, çalmadan gitmiş […]
Bir ozan seviyor sizi dişi bir meşe olmak hakkı tanıyor size yüz tapınaklı bir ırmak gezgin bir kuyrukluyıldız bir ozan seviyor sizi alıştırmak için sizi […]
“Hiç dostun kalmayınca, sarsılmış bir ömrün basamaklarından, görüşüme gel ne olur.” Ahmet Kaya* Annemin cebimde bulduğu intihar mektuplarına diyecek söz bulamıyorum artık. Uzun iç çekişlerinin […]
Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen Kum taneleri var ya onlardan birindeyim Yeni bir yolculuğa […]
Gün bitti, elindeki güller de soldu anımsanacak neler kaldı bugünden paylaşılmış olan nelerdi sımsıcak belki bir türkü söyleriz geceye karşı saçlarını tarazlayan bir şafak olur […]
Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün Bir uçurum kıyısında vursunlar beni ki dünya Uğuldayıp duran bir uçurum değil miydi zaten Karda izler bırakıyorum avcılar peşime […]
Büyük aşklar yolculuklarla başlar ve serüvenciler düşer bu yollara ancak Onlar ki dünyanın son umudu soyları tükenen birer çılgındırlar Ama yaşarlar dünyanın dört bir yanında […]
Bu kent öldürüldü diyorlar Kurşuna dizildi bir gece yarısı Hayaletler geziniyormuş şimdi Sokak aralarında ve caddelerde Baykuş tüneği olmuş alanlar Ve yarasalar uçuşuyormuş… Silah ve […]
Göz değil bunlar kesinlikle değil irin gibi bir nefret akıyor sadece Dudaklar yok burun yok alın yok yüzü yok bu mumyalanmış yüzün Ölümün rengi gri […]
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü Bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa Bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık […]
Titrek bir damladır aksi sevincin Yüzünün sararmış yapraklarında Ne zaman kederden taşarsa için Şarkılar taşırsın dudaklarında. İşlerken hülyama sesten örgüler Bir çini vazodan dökülen güller […]
1. Ey özünün sırlarına akıl ermeyen; Suçumuza, duamıza önem vermeyen; Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık; Umudumu rahmetine bağlamışım ben. 4. Rahmetin var, günah işlemekten korkmam; […]
141. İnsan çeker çeker de sonra hür olur; İnci sedef zindanlarda yuğrulur. Paran pulun yoksa bugün, sağlık olsun: Bugün boş duran kadeh yarın doludur. 142. […]
Ağaçların daha bu bahçelerde Bütün yemişleri dalda sarkıyor Umutların mola verdiği yerde Geceler bir nehir gibi akıyor. Baksan bir uzaklık var hangi yana Hangi eşyaya […]
Ahmet Haşim’in harika bir şiiri. Piyale’den. Sene 1926! Annemle karanlık geceler ba’zı çıkardık; Boşlukta denizler gibi yokluk ve karanlık Sessiz uzatır tâ ebediyetlere kollar… […]
Düşünürken buldum kayayı. Otlarla konuşmaktan geliyordum. Ölü bir yaprak, adını unutmuş bir sokak, sav dolu bir tümce, suçlu bir ırmak, bir de partal bir kuş […]
Yorgun gözümün halkalarında Güller gibi fecr oldu nümayan, Güller gibi… sonsuz, iri güller Güller ki kamıştan daha nalan; Gün doğdu yazık arkalarında! Altın kulelerden yine […]
Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare, geniş bir anın Parçalanmaz akışında. Bir garip rüya rengiyle Uyuşmuş gibi her şekil, Rüzgarda uçan tüy bile […]
Benim günlerim Soğanağa’da geçti Bir pencere, avuç kadar bir gök Sevim Matilda Hayrünnisa Eleni Her Allahın günü daha bir sevmek Daha bir cumhuriyeti, İlya […]
Siz ne güzeldiniz benimle bilemezsiniz A harfinden bir çarşı güneşi yüzünüzde Hèlene uyruklu bir rüzgârdınız her şiirde Benimdi, Ronsard’ın bir ülkesiydi yeriniz. Şimdi kim bilir […]
Uyandırdım Hudson’u, tıfıl bir su gibi Mırıldanıp duran olduğu yerde Ben ki okudum suları okumadıklarıma geçtim hızla Okyanus’ta sallandım durdum ölümle bir gece Bilmediğimiz sokaklara […]
Bir buğday büyüyorsa şimdi Türkiye’de Yeminle aşkla büyüyor. Yeminle lavanta çiçekleri, haşhaşlar, kekikler aşkla büyüyor. Koyunlar, keçiler, sığırlar Mısır, pirinç, yulaf Aşkla büyüyor dünyada. […]