Cesare Pavese, Ölüm Gelecek Ve Senin Gözlerinle Bakacak
ölüm gelecek ve senin gözlerinle bakacak sabahtan akşama dek, uykusuz, sağır, eski bir pişmanlık ya da anlamsız bir ayıp gibi ardını bırakmayan bu ölüm. bir […]
ölüm gelecek ve senin gözlerinle bakacak sabahtan akşama dek, uykusuz, sağır, eski bir pişmanlık ya da anlamsız bir ayıp gibi ardını bırakmayan bu ölüm. bir […]
I. -selim’in zabitleri volta atıyor çarşıda piç sühan bunu duyunca mürîdleri dergâhta bırakıp arazi oldu /kendisi allahsızın en önde bayrak taşıyanıdır cüneyd de semahı bıraktı […]
Mektup yanar pervane döner.. sen nasılsın Gönlümden bir yol geçer.. sen nasılsın Sonra kapı açılır, açan korkar, vıy der kaçar Bu kül bahçesinde sakin bir […]
Artık bu gizemli bahçelerde dolaşan ayaklar benim değil billah değil, bilmem kimin Sizin mağrur bakışlarınıza yaslanmış Gözler benim değil billah değil Yeryüzünde ilk defa söylenen […]
Siyahlar bile habersizken peygamberden Yağmurun ezdiği karınca günahsızken Tanzim edilmiş köprülerden geç Geri dönüyor ölenler alışamazsın sen En iyi sen yetiştir gökyüzünü yoksa ağlarsın Sen […]
“Çoktan seçmeli bir yenilgiydi başladıklarımız” Başka şey bilmez misiniz? Bütün gemiler mi yandı denizlerin yokluğunda lütfen Bütün şehirler mi uzak buraya? Hiç çıkamaz mı insan, […]
Geceye bir içleniş benimkisi En basit olan, en klişe Ve dimağlarda bayağılaşmış, pörsük Kınına bir türlü sokulamayan, bir nevi Basit düşünürsem çıldıracağım Kafamı karıştıran düzen […]
sarı türküler biriktirdim ağzımın kenarında buğdayın hasadından sana da pay biçtim paylaştıkça çoğalmak için anadolu kokan yüzünün her kıvrımında başımı eğdiğim yerde vatan oluşun bağlıyor […]
Gecenin bir yarısıydı Birin ikinci yarısı gibi gitti Arkasından bakmaya fırsat vermeden Gitmek sözcüğünün anlamını düşünürken üstelik Gidişin de güzeldi sevgili Ben ikisini de sevdim. […]
Yirmi üçümden gün aldım yirminci yüzyılın son çeyreğinden biraz yıl “kaldırımlar” gibi bir şiir yazmam için çok az zamanım var -ya hiç yok- şair olmam […]
Deryalar içinde başıboş yüzen dertler gibiyim. hülyalar peşinde koşuyorum. ama dert çalışmam lazım… çalışmam söylenen onlarca ders ve öğrenmeden “başarılı, başarısız” diye yaftalandığım bir sistemle […]
tarihi olaylar o günün şartlarına göre değerlendirilirmiş sevgilim seni sevmem tarihi bir olaydır, bir gün beni sevmen gerekebilir gereklilik kipinin olumlusunu kullan istersen, olumsuzundan güzeldir. […]
Denizin en az yeri bir köpüğü başlatıyor Yürüyorum kumların çakılların yanı sıra Yüreğimde bir sancı keskin bir akasya kokusundan Avuçlarımda bir yanma Büyüyen bir ürpertiyim […]
Dönelim Döndürsün bizi Kalbin akıp giden bulutlara benzeyen sesi Yağmursuz bir yağmura açılmış kapılardan Ve akılda kalan bir yokuştan Ve yalnız çocuklara özgü o sonsuz […]
Bu gemi ne zamandır burada Çoktan boşaltmış yükünü Gece de olmuş, rıhtım da bomboş Mavi bir suyun düşünü uyutur bir tayfa Arkada, güvertede Ah, neresinden […]
Tapınırken bulduk kendimizi O sonsuz geceye Gece mi, değil mi, bir gece hayaleti mi belki Dolaştı durdu bizimle Bütün gün dolaştı durdu ve Sindi Büyülenmekten […]
Burada herkes kırk yaşında. işte şu yağmurlar, işte şu balkon, işte ben işte şu begonya, işte yalnızlık işte su damlacıkları, alnımda kollarımda işte yok oluşumdan […]
Gerçekte duymadığım sesler bitti Öğleye doğru bir gök gürültüsü yalnız Karıştırdı ortalığı bir süre Gök akıttı bir parça yağmurunu Ve deniz kuşları umutsuz Arıyorken kokularını […]
Ben bu kadar değilim Kışlada ölü bir zaman Bir güzel at durdukça gider Gittikçe döner bir bir güzel at durdukça Askerim, benim ağzım kuşlardan. Güneşi […]
İçinden doğru sevdim seni Bakışlarından doğru sevdim de Ağzındaki ıslaklığın buğusundan Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de Beni sevdiğin gibi sevdim seni Kar bırakılmış karanlığından. […]
Soruyordun İlkyaz işte Uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz Tenhalık böyle Dallar mı kırılmış, sarmaşıklar mı toz içinde Beklesem hemen gelecek olduğun Tam öyle olduğun Oysa hep […]
Ben mişim -neymiş- su sesiymiş Oymuş -cam kırıkları gibi gövdemi yakan- Yanağında sardunya kokusuyla yazdan Kimmiş o gelen ya giden kimmiş Bir yabancı mı, yoksa […]
I Evlerin saat beş olma hali Ben yorgunum anlamaktan Bir duvar, bir tebeşir gibi yazmaktan yazılmaktan. Ve akşam Alanların caddelerin bana biraz fazla geldiği Üstümü […]
Usul usul konuşuyorlar aralarında Denize bakıyorlar bazen – çatalını gezdiriyor biri tabağında – Gölgesi bir kuş ölüsü Karşıda yeni budanmış ağacın – Olsa, başlangıçlar sona […]
Seni günlere böldüm, seni aylara Daha yıllara, yüzyıllara böleceğim Ve her zaman söyleyeceğim ki beni anla Böyle eskitilmiş de olsa bu kalbi Minesi çatlamış bir […]
Bir taht inşa etmiş kendine Ölüm Uzak batıda yalnız bir şehirde, İyi ve kötü ile en iyi ve en kötünün Sonsuz dinlenmeye çekildiği. Benzemez bizim […]
“Sen yaratılışın ilk günü yaratılan ilk kadınsın. ” Aşk, karanlıklar içerisinde Uykusuz beklemekten ibarettir Gündüz lakırdıları en az güneş kadar Karartır ve kirletir onu İlerleyen […]
buyruk olunacak bir baş sahibi olamadan asabiyet her atoma sinmiş silinmişlik hissinin tezahürü tedirgin bir tecavüz mağduru kalbi kananan ölü bir böcek gibi emeklemekten ileriye […]
Ben sana yürüyordum Koşar adım Herkes aksi yönde kaçarken Görebilseydim perdenin arasından saçlarını Duracaktı yağmur Durmadı. Toprak koktu yine ellerin Sahi ne renkti yokluğun Nasıl […]
Arada sırada ve uzaklarda, kendi mezarında bir banyo yapmak gerek. Şüphesiz, her şey çok iyi, her şey çok kötü, şüphesiz. Yolcular gelip geçiyor, büyüyor çocuklar […]
Kış gelmekte. Sessizliğe ve sarıya bürünmüş yavaş yapraklarla devredildi bana o muhteşem yazdırım. Kardan bir kitabım, geniş bir el, bir kır, bekleyen bir çemberim ben, […]
Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim Şöyle diyebilirim: “Gece yıldızlardaydı Ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler” Gökte gece yelinin söylediği türküler Bu gece en hüzünlü şiirleri […]
Soruyorsunuz: Ve nerede leylaklar? Ve gelinciklerle örtünmüş metafizik? Ve onun sözlerinde çok sık gümbürdeyen ve boşluklarla ve kuşlarla dolduran yağmur? Bana olan biten her şeyi […]
nerelerdeydin diye sorarsan “hep eskisi gibi”, diyeceğim. toprağı örten taşlardan söz edeceğim, sürdükçe kendini harcayan ırmaktan; ben yalnız kuşların yitirdiklerini bilirim, gerilerde kalan denizi bilirim, […]
değil yalnız deniz, değil yalnız kıyı, köpük, güçleri boyu nağme nedir bilmeyen kuşlar, değil yalnız şurada buradaki kocaman gözler, değil yalnız yaslı gece ve gezegenleri, […]
Yüzü yere düşmüşler artık yenilmez. Ağaçların dallarında niçin kalır güz yapraklar düşene dek? Ve nerede asar o kendi sarı pantolonlarını? Doğru mudur güzün beklemekte olduğu […]
Şairler size ben hep kandan karanfillerden söz ettimse bağışlayın -ama ölenler vardı, usulca gün ışırken ve rüzgarda sallanıyordu durmaksızın karla ağırlaşmış bir selvi dalı Kardeşler […]
İşte orada Mescid-i Aksa Orada inceden inceye bir ağrı Süleyman mülküne gözyaşı düştü Nasıl da kalbinde fırtınalar kopmuştu Belkıs’ın Nasıl da düşmüştü yola ilk mektup […]
Aslında çok büyük değildi görebildiğim kadarıyla gökyüzü. Senin gözlerine baktıktan sonra. Ruhum eksik ve bir yanım kireç bağlamış. Kafamda dolan şarjörler fikirlerimi patlatıyor. Ellerimde havai […]
cins donmamış olan beni taşıyamaz o halde bu ırmak beni taşıyamaz gözüm pek bir yabanın ardılı pek bir yabancının dikeni gözüm benim ya da yolun […]