Ravza Karakülah, Lâmekân
Yalpalıyorum Allah’ım Sis bulutları inmiş gibi zihnime Eğrisini doğrusunu hesaplayamadığım ne varsa Gelip zincire vuruyor düşlerimi Düşene tekme tokat dalan bu dünyada Bir bebeğin ilk […]
Yalpalıyorum Allah’ım Sis bulutları inmiş gibi zihnime Eğrisini doğrusunu hesaplayamadığım ne varsa Gelip zincire vuruyor düşlerimi Düşene tekme tokat dalan bu dünyada Bir bebeğin ilk […]
Basit bir kareli defter de yeterdi Samatya istasyonunu anlatmak için akşamı beklerken beklerken parçalanmış umutları biraz önce yağmur yağmış o istasyon hüzün dağıtırken uzaktan bakanlara […]
I. Sırtımızda kan sesleri Susuzluğumuz bir yana Umudun kokusunu okşuyoruz Ölmekten öte çare bulamayınca korkuya Her anı bir ölüymüş gibi yaşıyoruz Zaman! bizi uzaklara taşıma. […]
Artık gidiyorum, Beni uğurlayan kardeşlerim, Hepinize eğilerek ayrılıyorum. Yalnız sizin son ve nazik sözlerinizi bekliyorum, Uzun zaman komşuluk ettik ama verebildiğimden çok aldım. Şimdi gün […]
O şimdi bendedir her gün her saat, Benimle bölüşür yalnızlığımı. Onunla başlayan bu yeni hayat, Yemekle bitmeyen üzüm salkımı. Allahım,ne güzel şey bu dost yüzü! […]
Garibim,yaslıyım, yok derdime çare bulan, Kalesi elden gitmiş Aquitaine’li beyim ben: Bir tek yıldızım söndü, darmadağın sazımdan Karasevda’nın kara güneşidir akseden. O mezar gecesinden, ey […]
Vakit geldi kunâla dünyayı göreli çok oldu tam kırk yılda seni buldum kunâla bu can tenden geçmeden bu dünyadan göçmeden bir kerecik sevmek çok değil […]
Ne çıkar siz bizi anlamasanız da Evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar Eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da. Hiçbir şey! Kadınlar geçtiği […]
Alnına konsun bu öpüş! Ve, şimdi senden ayrılırken, İtiraf edeyim ki- Günlerimi bir düş Sayarken yanılmıyorsun; Ama, umut gitmişse uzaklara Bir gece ya da bir […]
Alnımın üzerinde saçım dümdüz kesilirdi daha; Oynardım sokak kapısının önünde, çiçek dererdim. Bambu sırıklarına binmiş gelirdin, atlılar gibi, Dört dönerdin yöremde, mürdüm erikleriyle oynardın. Chokan […]
üstü badanalanmış bir duvar yazısıymışız öylece konuşuyormuşuz ve güzel fırçalar boya tenekeleri imparatorun korkusu ihtişamlı bir pelerin giyinirken görmüşüm sokağı onlar eskort demiş -onlar yara […]
Sana korkunç gülümsemeler bitti sonra hiç kimseyi göremedim herkes beni arıyordu bir ölü macar cambaz buldu beni buldu beni samyeli esiyordu denizden Ece Ayhan İZDİHAM […]
Gece yorganını örttüğü zaman bu şehrin üstüne Sokak lambalarının hepsi aynı anda yanar Aynı anda suratıma kapanır tüm sokaklar Gönlümün ortasındaki yirmi yıllık incir ağacı […]
Nerden bilebilirdik Galileo’nun şiirimize bir yerden dâhil olacağını Çatık kaşlarıyla bize bir şeyler anlatan bir dostun varlığını nerden Uzun bir yolu yürüdük onunla ve bunları […]
yeni bir koltuğun döşemelerini sökerim karartmak için odayı; lambanın ağzının etrafında dolaştırdım parmağamı; suyunu çekti dil defalarca: geldiniz ama ben seni bekledim! kurulmuşluğum iyice dinlendirdi […]
uzundur gece, uzundur, ölemeyen adam için, uzun süre yalpa vurur çıplak bakışları sokak lambalarının altında, içkili soluğuyla körleşen gözleri ve tırnaklarının altındaki et kırıntılarının kokuları, […]
Aşk hükümlüler, infaz ve intihar girişimine aşk Ben suçumu cümlelerle itiraf edemeyeceğim Çünkü ölümün konuşulmadığı bir çağda Ölülerin suskun kalması suç sayılmayacak Evet, ben suçumu […]
I Sabahleyin Karayı kaldırın mavi koyun umudumu yitirmedim Beni çağırın gülümserken uykunun bir yerinde Eliniz beyazken uzatın isterim Karayı kaldırın sevgi koyun umudumu yitirmedim Ben […]
Çok güzel ilerliyordu kızın kitabı Okur oturur oturduğu yerde, kitap ilerler çünkü Bir fincanın altında, tercihen fincanın renginde Görünmek için bekliyor, keyif verici maddeler listesinde […]
Eğer yeniden hayata başlayabilseydim, İkincisinde, daha çok hata yapardım. Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım. İlkinde olmadığım kadar neşeli olurdum, Çok az şeyi Ciddiyetle yapardım. Temizlik […]
Anadolunun kuzey noktasında şark hizmetinde Yaşamaktan canı çıkmış bir öğretmen ben Şairliğim uzak okuttuğum derslere Raspalanmış sistemler içinde kazanmak için ekmeğimi Yüzümde devlet ciddiyetiyle beklerim […]
Üç kez seni seviyorum diye uyandım Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim Bir bulut almış başını gidiyordu görüyordum Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün Sokağı balkonları […]
benim şeyhim vardır onun makyaj çantası böyle bir fotoğrafı yaktı rönesans ressamı benim baş ağrılarım vardır onun majezik hapları ben şeyhime uğrarım o psikoloğa hafta […]
I. Belki bir sumruyu yolda görsem tanımam, tanırım kırıksa bir kanadı Seni de tanırım nerde görsem, beklemeyi maviye mayalayan gözlerinden Belki uzak da değilsin gül […]
Güzel bir kadınmışsın, çantanda bıçak taşıyacak kadar Kadınmışsın, bıçaklayacak […]
kendi boşluğundan kaçanlar boğulmaya gider bir başkasına kanatır bazı kuşluk vakitlerini yolları ve gülleri yanlış tutanlar inerler sulara yaslanmak için inerler… ama boğulmak kolsuz bir […]
Sen aklıma düşünce ellerim tutuşuyor ellerim Sen aklıma düşünce yetmişinde ihtiyar Küçük bir sokakla arkadaş, biraz daha yaşasa sanki kıyamet kopacak Sen aklıma düşünce Parmak […]
Sabahattin Eyuboğlu, Orhan Veli’nin ölümünden yaklaşık bir ay sonra Nahit Hanım’a yazdığı mektuptan üzerinden çıkan şiirin “Gelirli Şiir” olduğunu öğreniyoruz. Mektupta ilgili bölüm şöyle: “Cebinden […]
Bitti temmuz, yine bitti Kırlangıçlar çekip gitti, yine gitti Kaldık yine kaygularla başbaşa yine kaldık Yarın yine yapraklar, yarın yine yağmurlar Ardından yine soğuk, ardından […]
Bir hikâyeye dahil değilsek, kurguladıklarımız için suçlanamayız. İç: Ellerin dokunmadığı hiçbir şey kalmamış ve dokunulmamış gibi geziyordu koltukların üzerinde. Bir filmden bir kesit Açtın ve […]
Putları kırmanın cezası ateşte yanmaktır putları kırmamanın da ateşi gül edecek baltalı bir çocuk kalmadı burda çocuk kalmadı burda defterini karalıyor çocuk akşamların göğe yaptığı […]
Şüheda biliyorum Kızıyorsun Evet haklısın Bir nokta kadar ciddi olamıyorum Sana gelirken hep üçe bölündük Kendimle ben Şüheda biliyorum Rüzgarın şiddetli esintisi Kılcal damarlarımızdan söküp […]
Amerika sana her şeyimi verdim,şimdi bir hiçim ben. Amerika, iki dolar yirmi yedi sent 17 Ocak 1956. Kendi kafama bile dayanamıyorum. Amerika, ne zaman bitireceğiz […]
Anne düşünüyorum da eve dönersem bir gün habersiz sabahın erken saatlerinde dönerim yılların birikimi zenginlikler demir atların sırtında her yer, her şey mavidir hâlâ usulca […]
kilitli su narların kızardığı uzak ülke üflenmedi ülkene henüz zaman tenhalarda birkaç sokak gezinip dolaşsın bırak süslenip saçılsın bir heykeldi ben onunla öpüştüm bir ırmak […]
1. ölü şairler geçiyordu uzun ırmağımdan seyrelen sesleriyle hepsi benden bir zerre ve ben onlardan yekûn bir şaşkınlık, işte nereden gelmişim, nereye? yalan bu yersiz […]
Biz kırmızı ışıkta geçiyorduk bayım birbiriyle çarpışacağından haberi olmayan iki ses arasında bir gözlüğün ayrı yere bakan iki camında sessizce çizikler biriktirerek birbirinden habersiz iki […]
yürüyen polis üniformaları var şapkalarında yıldızlar, keski ve barut sirenler kötüye delalet ediyor bulutlar; karmakarışık saçlarım yaya geçitleri kullanılmıyor şehir pranga bulutlar nezdinde eziliyor her […]
anacığımı ben doğurdum kovukta babamın da çoğunu ülkemin yolladım çocuklarımı kurumlarına yıkasınlar diye bu onulmaz sancıyı. yıksın tunç bilekten kerahet vakitlerinde yeni cürümler kazısınlar arzımızda […]
O gece o vakit o an Susturuldum sustum hiç konuşmadan Yanılmıyorsam eylül sonbahardı Serin hareketli ve ıslak Geçmiş yani dün bugün yaşıyoruz elbette yarın kıpırtılı […]