Wislawa Szymborska, Hiçbir Şey Olmuyor İki Kez
hiçbir şey olmuyor iki kez ve olmayacak da. Bu nedenle işte deneyimsiz doğmuşuz ve rutinsiz öleceğiz. yinelenmeyecek tek bir gün bile, birbirine benzer iki gece […]
hiçbir şey olmuyor iki kez ve olmayacak da. Bu nedenle işte deneyimsiz doğmuşuz ve rutinsiz öleceğiz. yinelenmeyecek tek bir gün bile, birbirine benzer iki gece […]
Bir ırmak bir ırmağı seviyor sakın heyecan yapma Bir deniz aylar boyunca yükselme halinde endişelenme İçinde tomurcuklar patlıyor o sese tanıksın Binlerce serçe oynuyor ağacın […]
Kandırmak istemem kendi kendimi, Ama sisli yüreğimde hep bir kaygı var. Bilmiyorum niçin bana, O Yesenin rezili Bilmiyorum niçin bana, O şarlatan diyorlar. Ne bir […]
Bir lise müdürü öğretmenlerine şöyle mektup yazarmış. “Bir toplama kampından sağ kurtulanlardan biriyim. Gözlerim hiçbir insanın görmemesi gereken şeyleri gördü. İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş mühendislerin […]
Sevinç, karaya ait bir ruhun Gitmesidir denize Evleri geçerek, burunları geçerek Sonsuz derinliğin içine! Bizim gibi dağların ortasında yetişmemiş Bir denizci anlayabilir mi Karadan ilk […]
Ayvalık’ta, sahilde yanarlı dönerli arabası ve şıngır mıngır çıngıraklarıyla bir dondurmacı bağırıyor: “Herkese bir top ölüm !” ilk sevgililer tadıyor bunu gözlerinde yaşanacakların özlemi böylece […]
sesin uzak kıyılardan işitiliyor; şen şakrak ellerim soğuk ve hazin bir şarkının nakaratı “dalgın geceler” günde uçan bir martı gibi düşüyor işte sevdiğim ağaçtan o […]
Boşuna izlemedi zor harfler zor heceleri geceler gündüzlere çengellenmedi boşuna sanki bir nehir kendinden kendine aktı önce -her nehir gibi- sonra koptu kolları, şaşkın delta […]
Sonunda farkettiğinde yalnızca trenlerin durmadığı kentleri sevdiğimi bundan sonra unutabileceksin beni anlayabilmek için kim olduğumu gerçekte. Gerçekte kimim anlayacaksın ve ağaç kabuğundan alyanslarla yapıp düğün […]
I bir örnek giysili efendileri beklemekten yorgun fincan gibi turtularının gülümsemesi yani afrikalı artık kimseler gelmiyor; cezayir yabancı dil kursu parmaklarını taklatınca kuşları havalanmıyor bella’nın […]
Havsalam almıyordu bu hazin hali önce Ah, ey zavallı cami, seni böyle görünce Dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım; Allahımın ismini daha çok candan andım. […]
Bir şeyler düşündükçe dolaşıyor zihni eşyada ve dönüp garipçe eşyaya bakmakta gözleri. Bir şeyler tasarladıkça, dili dönüyor,işte: “Ya Şairân! Ya Hûbân! Titrek sakallı dervişân! Ey […]
Şu dünyada düşeceksen yollara, İyisi mi yedi kez doğmaya bak. Bir kez, yangın çıkan bir evde doğ, bir kez, buzdan soğuk sellerde, bir kez, azgın […]
Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar Kapanırdı daha gün batmadan kapılar Bu afyon ruhu gibi baygın mahalleden Hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın sen! […]
Sözü vardı bize suskun dudaklarının ne oldu?! Yıllanmış şarabı vardı aşk kadehinin ne oldu?! Kaldı aşk ayakları altında arzuların, Allah aşkına, Ferhâd, Şirin ağızlı sevdasındaydı […]
Hâlbuki sadece birkaç yıl önce ölmüştün Temiz bir yüz, açık tenli eller, hepsi yok oldu şimdi Bu dünyadan ayrılmak o kadar çetin bir iş ki! […]
benim bu dermanımı kesik yapan hangi makas hangi yol ayrımı halkayı koparan hoşça kalın desem bir kapı gıcırtısı basamak tedirginliği bu bilirim bu bilmeyi pay […]
bu arsa iyi sonra bu bahçe bu sokak bu ben duygusu her yerde içinize akan her şeyden sorumlu olma bilinci kapılar yaylı bırakınca kapanıyor günler […]
Bir bahar var yanı başımızda duran, kışın sonrasında belki gelir belki gelmez O ağzı bozuk ve gecikmişliği ile kış hani Taraf olunan ve kar topu […]
1. Saçlarını kimler için bölük bölük yapmışsın Saçlarını ruhumun evliyalarınca örülen Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin Gözlerin kaç kişinin gözlerinde gezinir Sen kaç köşeli yıldızsın […]
yaşlanmak hatıra denizinde boğulmaktır üzerine alma sen zaten ne zaman senin için konuşsam senden kendime doğru bir kuruma nöbeti ikimiz de geciktik kalktı bütün vapurlar […]
Köylüleri niçin öldürmeliyiz? Çünkü onlar ağır kanlı adamlardır Değişen bir dünyaya karşı Kerpiç duvarlar gibi katı Çakır dikenleri gibi susuz Kayıtsızca direnerek yaşarlar. Aptal, kaba […]
Ailem beni evlendirip dünyanın öbür ucuna gönderdi Çok uzaklara, Wu-sun hükümdarının yaban ellerine. Çadır benim evim, keçe benim duvarlarım Et yiyorum, kımız içiyorum. İçimde bitmeyen […]
Bilirim ne yapsam hata, Yanlış attığım her adım; Ellerim elma dalında; Âdem’le Havva ecdâdım. Belli ne birdir ne iki; Günahım başımdan aşkın. Yarab sen de […]
Ağaç duruyor. Yol da, ot da. Duran bir şey var bende, ağaç gibi. Onu ayaklandırıp, oradan oraya gitmem zor. Bende bir ağaç duruyor, bir ot […]
bir ellerin var demişti, anamın beslediğinden kırk kat daha şevkatle besledi beni. demişti ki bana, seni sevmenin bi tadı var. tatlı mı, tuzlu bilmem. ama […]
Perçemleri dağınık, biraz da elleri kirli. Soluk soluğa kalmış, çocukluğunun peşinde. Kırmızılar boyamış dizlerini. Derin bir sessizlik, biraz da haylaz. Huzur, tüm kara kutuların peşinde. […]
Kayalıklarda dinlenen bir şarkıydık yoksul adamlar bilirdi yüzümüzü gittin niyetsiz bir şafakla söyleştin ıslak pervazlarda gülüşün kaldı yağmurdan önce saçların ateşte kızarmış güllerin vardı Sen […]
Yürek değil be, çarıkmış bu, manda gönünden, teper ha babam teper paralanmaz teper taşlı yolları. Bir vapur geçer Varna önünden, uy Karadeniz`in gümüş telleri, bir […]
mavi gök orda mı bakıyorsun kuşlar hazır sokak lambaları yanık unutulmuş bir kadıköy vapuru hınca hınç insan çok geçmeyecek martılar beyhude turlar atacak kıyılar lağım […]
elimden tut yoksa düşeceğim yoksa bir bir yıldızlar düşecek eğer şairsem beni tanırsan yağmurdan korktuğumu bilirsen gözlerim aklına gelirse elimden tut yoksa düşeceğim yağmur beni […]
bütün fantastik kalplere bekçi diye atanacaktım görevimi anlasaydım ve unutmasaydım nerede büyülendim hiçbir fikrim yok ve kim istedi dünyaya alışmadan burada yaşamam gerektiğini ben bir […]
(izafiyet gereksiz bir kavramdır.) görüntüler bit gibi yerken saçları kelimelerin gümbürtüleri bir hayli dikkat dağıtır lakin üç kelimeyle daha yalın bir şiir yazılabilir yedi,kütüphane ve […]
Eyvâh! Ne yer, ne yâr kaldı, Gönlüm dolu âh ü zâr kaldı. Şimdi buradaydı gitti elden, Gitti ebede gelip ezelden. Ben gittim o hâksâr kaldı, […]
ahmet fırat yaşar’ a 1. Kuzgunun Otobiyografisi -ne- söylemeden -ne söyleyerek- edemeyeceğim mouse altlığı olarak kullandığım kitaplar anlatınca anlaşılabilen sorunlardan bıktım boşuna almam için orta […]
fazla bu aynadaki ruj, ip iriyse kuklalar cani intihar ağzının içinde gizli, fayton akşamında kus titrek masal yuvaları bir de, üşütme gözlerini yaprak yarın bütün […]
Yenilirsem yenilirim, ne çıkar yenilmekten? Seninle çarpışmak kişiliğimi pekiştirir benim. Ayak bileklerime kadar bu deredeyim işte, Yerin yassı taşları tabanımın altında, Alnımda birleşmekte güneşin raylarından […]
Gelin olduğun gün gördüm seni Yüzünde alevden bir pembe Oysa mutluluk sarmıştı çevreni, Bütün dünya bütün aşklar önünde Ve gözlerindeki yakıcı ışık (Artık o şey […]
Ha üç gün önce, ha beş gün sonra. Geldiğin gibi gidişin. Nereye gittiyse anan, baban, Peşinden kardeşin. Bir yaprak dökümüdür dört yandan. Bir dostun, seninle […]
Günümüz Türk şiirinin önde gelen isimlerinden Cafer Turaç ‘Kalbim Sizin Olsun’ şiirinde, Kudüs direnişinin sembolü haline gelen Fevzi El-Junidi isimli 14 yaşındaki Filistinli’yi anlatıyor. Sokaklarında […]