Cesare Pavase, Yalnızlığa Düşkünlük
Akşam yemeği yiyorum biraz, aydınlık pencerede Oda kararmış gökyüzü görünüyor. Dışarı çıkınca Geniş kırlığa götürür dingin yollar az sonra. Göğe bakıyor ve yiyorum- kimbilir şimdi […]
Akşam yemeği yiyorum biraz, aydınlık pencerede Oda kararmış gökyüzü görünüyor. Dışarı çıkınca Geniş kırlığa götürür dingin yollar az sonra. Göğe bakıyor ve yiyorum- kimbilir şimdi […]
İnsanız işte, en çok imkansızlık içinde ne kazandıysak o kıymetli oluyor. Emek, iş, hayat, okul, başarı, kariyer, maddi ve manevi daha birçok şey. Hepsi imkansızlıkla […]
Kimseyle anlaşma yoluna gitmedi. 19.yy’lın sonlarında 1848-50 devrimlerinin sonrasında,Paris’i kısa bir süreliğine de olsa özgürleştiren Paris Komünü’nün üzerinden tam 18 yıl geçmişti Makhno Uykayna’nın […]
cebime tıktığım kuşlar çok üşüyor ben de üşüyorum desem kim inanır bunca yıkıntının altında bunca kırık cam batmışken ayaklarıma belki yine seviyordur diye bir papatya […]
Kemal Ateş yeni romanı “Veresiye Defteri”nde 1940’lı ve 1950’li yılların Ankara’sına götürüyor okuru. Türkiye Cumhuriyeti’nin taze başkentine Orta Anadolu’nun köylerinden göç başlamıştır. Şehirleşmenin daha yeni […]
Bir anlamda, sıkıntı içinde olan İlkçağ insanının yaşamına yönelik psikolojik yardımı anlatıyor. Tümüyle İlkçağın yazınsal türüne özgü bir edebiyat olan ‘Teselliler’, Romalı filozof, devlet adamı […]
haydar uzağı bir şehre gidiyorum ayaklarımın altı kızıl toprak varolmanın yokluğuna bir dergi aldım okumuyorum sayfalarına ağlıyorum insan acımadan yazamaz ki neden masumiyet hep ansızın […]
1. Gözünle gördüklerine sakın inanma. Görünenlerin hepsi sınırlıdır. Anlayarak bakmaya, bildiklerinin ötesine geçmeye çalış. O zaman uçmanın anlamını da daha iyi öğreneceksin. 2. En yüksekten […]
veda! birinci gün – martılar bu şehri terk etti ters giydiğim ayakkabılarla, adını bile bilmediğim sokaklarda yürüyorum. levha yok, yön yok, ışık yok. sağa sola […]
önce sola, sonra sağa, yine sola bakan akıldır, kalp uzatmaz. akıl iki kere ikiyi iyice bilir kalp ikiyi inkar edecektir. insan uykudadır, ölünce uyanır, günün […]
Ahmet Taşgetiren Avatar filmiyle alakalı yazdığı köşe yazısında (5 Ocak 2010 Salı) filmde görülen kuşları, tarihlere “Fil vak’ası” olarak geçen hadisedeki ebabil kuşlarına benzetir. Pandora […]
Gizem bir geyik başı gibi uzanıyor aramızda Boynuzlarında senin karmaşan ve sana ait Bilmediğim, Bilmek istemediğim onca şey. Buna benzer çözemediğim bir çok şey Ormanda […]
burada herkesin delirmekten sustuğu yerdeyim baktığım suretlere ayna olamayan ben içimin sarkıtlarından salladım kendimi tekinsiz bir rüyayım şimdilerde kim yorumlasa tersine akıyor ırmaklar göğün dibini […]
Ölüm, bütün zamirlere uğrayacaktır. içinizden biri mi ölmüştür ayakkabıları ters çevrilmiş soğuktur nefesi acıyla yıkanmış beyaz bir örtü üstünde kaygu kızgın bir mille içinizde […]
İbrahim Üzülmez Beşiktaş’a veda etti. Bir futbolcunun deli lakabı ile anılması başlıbaşına ona bir sempati duyma sebebidir zaten. Topu sürerken kafası hep yerde bir adamdı […]
Geceleri korkulu yollara gittiniz mi Biz çok şeyi vakit yok pek kısa geçiyoruz Limanda bilinen gemiler oysa açıklardadır Kullanırız bir sözü ama hangi anlamda? İnsan […]
bir kadın gözlerini gizlemeye karar vermişse korkunçtur, bütün gıcırtılarından yataklar durur. ne zaman bir çim kokusu konuşmaya karar vermişse belânın dilinden katanalar arka ayakları üzerinde […]
İzdiham göz alıcı tasarımı, yeni yazarları ve zengin içeriği ile tüm Türkiye’de. Aşağıdaki tablodan, il/ilçe veya kelime arayarak, size en yakın satış noktasına ulaşabilirsiniz. […]
I Kayalar bilmez Konuşur durursunuz onlardan Avuçlarında başlayıp biten Büyüklüktür yalnız Ve unutmak gelip gidişini yanıp sönüşünü denizin Güneşlerin kırmızı II Gülmek ağrısını duymazlar Yahut […]
evlere ve şehirlere kapısından girenlere… ey çoğunluk, azalın! azalın siz çoğaldıkça muaviyeleşiyorsunuz birlik putunuz olmuş merhametten çok cezayı konuşuyorsunuz daha kendi fethiniz tamamlanmadan atlara […]
Geriye bakarak yanıtlıyoruz birbirimizi Bir destek aranır bir güç alırcasına Dönerek ikide bir anıların ülkesine.. Alnımızı gererek konuşuyoruz, kaşlarımızı Bir ince eğimle siper edip bakışlarımıza […]
Çiçeklerin dişleri, çiylerin saç filesi, Elleri şifalı otların, Sen, mükemmel ıslak hemşire, Hazırla benim için dünyevi çarşafları Ve kuştüyü yorganını yolunmuş yosunların. Uyumaya gidiyorum hemşirem, […]
ölüyorum suçlarım için, suçsuzluklarım için yoksunluk için, bedenimin her parçasında ve ruhumun her parçasında duyumsadığım yoksunluk için, seslendirilmeyen, gürültülü sözlerle yazılmış bir gazete gibi beni […]
“Uyanıyorum, bakıyorum yok” dediğinde insanın boğazına bir şey oturuyor. Gönlünün eşini bulan garip değildir, demişti Neşet Baba.. Gönlünün eşini bulup da kaybedenden daha garip kimdir? […]
Çiy doladım kasnağına gecenin. Işıksızlığın hep yoksul yalnızlıklara çıkması doğurur o rüzgârı. Giz dizilmiş çardaklar incir kokulu, çiçek hattı gözlerine doğru. Kokunda korku. Kafka; mürekkebini […]
100 yıl önce basılan bir eserde delilik çeşitleri aşağıdaki gibi tarif ediliyor. Asıl deli: Kendi kendini cennetlik sanır. Ağzı açık deli: Söyliyecek yerde ağzını açar […]
Yakınlarda bir telefon olsaydı Hastaneye haber verirdik Ya yetkisiz birinden salık bekler Ya da elinden artık bir şey gelmeyen Bir doktora baş vururduk El altında […]
Ey yazı yolunun genç yolcusu! Şimdi kulaklarını dört aç, sözlerimi iyi oku! 1-) Kitap okuyup okumaman beni ilgilendirmez, ne halin varsa gör! Fakat okumayan birine […]
Sen o geçmiş günlerin çekmece şairisin: Tabut dibeğinde düzgün çarpan kara el, yürek içinde kefen yazmaları alacalı bulacalı. Ölümü yaşarken yakalar gibi kol gövde soğumasında […]
Evler ve insanlarla ağaçlar mimarın yaptığı hepsini görürsün kahvenin penceresinden yakında öyle yaşlanacağım ki her zaman olduğu gibi başlayacağım çalışmaya özelliklerimin tarihini. Fakat doğanın yüzü […]
Öldük, ölümden bir şeyler umarak. Bir büyük boşlukta bozuldu büyü. Nasıl hatırlamazsın o türküyü, Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü, Alıştığımız bir şeydi yaşamak.. […]
Hadi kalk topla etrafına yıldızları bir bir onar seğirdimlerini kalenin açılsın merhaba siperleri ve selamlıklar çeksin yükümüzü bizim sen hep böyle güzel bana hep törenlerle […]
Çünkü sen Clarice, her şeyin çer çöp haline geldiği bu dünyada, şeylerin içine kıymet koymasını bilen, bilmekle kalmayıp bu kıymeti sakin tutmak için gönlünü ve mesaisini koşulsuz harcayan birisin. Ama cılız biri!
Sevgili Anne’ciğim Nasılsın iyi misin İnşallah iyisindir. Bu sana son mektubum Çünkü ben artık iyiyim Cennette havalar nasıl? Buralardan soracak (Eğer) bizleri soracak olursan tipi […]
Unutmayı konu edinen kitaplar çoğunlukla unutmaya ironik yaklaşan kitaplardır. Bellek kaybı ya da yanılması, karakterin hayatında yeni bir hikayenin filizlenmesine sebep olur. Hatıralar ne tamamen […]
Fabrikada, sokakta, alnı açık duranların yanında dev gibi doğruldular. Zafer yakında. Bilek var, vuruşmaya. Güç var, konuşmaya. Soluk var, harcanmaya. Zafer yakında. Can var, […]
Sessiz biri gelir de başını vurur lalelerin: Kim kazanır? Kim kaybeder? Kim koşar pencereye? Kim o kadının adını en önce söyler? Adam saçlarımı bürünendir. Adam […]
Baudrillard Amerika’da Avrupa kültürünün Amerika ile hesaplaşmasına alışılmadık bir boyut getiriyor. Amerika’yı ne modern Avrupa’yı tanımlayan kavram ve değerlerin tükenmişliğine ya da tıkanmışlığına bir alternatif olarak gören ne de Avrupamerkezci bir kültür ve uygarlık anlayışıyla eleştirmeye yönelen bir kitap bu. Üçüncü bir yaklaşımın, Amerika’yı Amerika olarak anlamanın ve bunu da yerinde, Amerika’nın kendisinde yapmanın zorunluluğunu savunuyor.
SIRF BİRİSİ İYİ GECELER DEMEDİĞİ İÇİN, İYİ GEÇMEYEN GECELER VARDIR!
Ülke ve dünya gündemi, içinde bulunduğumuz derin karanlığın vahametini sürdürmeye devam etmektedir. Bu karanlıktan en çok etkilenenler ise savunmasız korkularıyla fotoğraf makinesini silah zannederek ellerini kaldırması gerektiğini henüz ağızları süt kokarken öğrenen çocuklar olmaktadır!
şimdi sen uyuyorsun diye, tüm ninniler başında nöbette. -yatağından şaşmayan bir ırmak gibi gövden, kollarına gerinen çapkın baharda. şimdi sen uyandın diye, çekilir derttir hayat. […]