Paul Celan, Sen Yattığında

Gündoğumuna bir saat kala saçlarına düşen mavi gibidir
mahmurluğun güneşleri;

bir kuşun mezarının üstünde, otların hızıyla
biterler.

Onları da baştan çıkarır, zevkin teknelerinde
oynadığımız rüya oyunları.

Zamanın tebeşirden kayalıklarında onları
da hançerler bekler.

Daha mavidir derin uykunun güneşleri: Bir
zamanlar saçının bukleleri gibi.

Bir gece rüzgârı olup, kız kardeşinin parayla
açılan kucağına sığınmıştım;

Üzerimizdeki ağaçtan sarkıyordu saçların,
ama sen yoktun.

Biz dünyaydık sanki, sense büyük kapının
önünde bir çalılık.

Beyazdır ölümün güneşleri, çocuklarımızın
saçları gibi:

O, yükselen sularla gelmişti, sen kumlukta
bir çadır kurduğunda.

Sönmüş gözleriyle, başımızın üzerinde
mutluluğun hançerini kaldırmıştı.

Paul Celan

İzdiham

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın