Osman Cihangir’in hiçbir zaman yeterince delirmeyeceğiz adlı kitabı çıktı

Hikâyesi olmayan şey hayattan düşer

Şüphesiz ki her bir dergi başlı başına bir okuldur. Yazarını, şairini yetiştirir. Dergiler edebiyatın zahmeti ve can damarıdır. En taze yazılar oralarda görünür ilkin. En sert tartışmalar oralarda yapılır tabi ki daha doğru ve daha güzel olan için. Sadece edebiyat için değil, sosyal hayat içerisinde ihtiyaç duyulan her alan için “adam” yetiştirir dergiler. Günümüz edebiyatında da dergiler, bu misyonlarını sürdürüyorlar.

Osman Cihangir, dergi mutfağından gelen, kavgasız gürültüsüz bir şekilde yoluna devam edip, dergilerde göründüğü ilk zamanlardan bu günlere kadar yenilik peşinde koşan, arayışçı bir öykücüdür. 84 doğumlu yazar ilk kitabı “ hiçbir zaman yeterince deliremeyeceğiz” den önce, Post Öykü, İtibar ve Aşkar dergilerinde göründü. Burada muhayyel kitaplar serisi vesilesi ile Osman Cihangir Öykülerinin kitaplaşmasını sağlayarak öykü dünyasına nitelikli bir eser kazandıran iz yayıncılığa teşekkür etmeliyiz.

Cemal Şakar, Aykut Ertuğrul ve Güray Süngü editörlüğünde hazırlanan “hiçbir zaman yeterince deliremeyeceğiz” içinde on üç öykü barındıran bir ilk kitap. İlk kitaplar yazarın en büyük imtihanıdır. Yazarın edebiyat dünyasındaki ilk yerini belirlediği gibi yazarın sonrasındaki serüveninin nasıl olacağına dair ipuçları taşır ilk kitaplar. İnsanın batık yanlarından, yenildiği ve yenilendiği anlardan yakaladığı ayrıntılarla, öykülerinde kurduğu kendine has mantık dili ile, öykülerinin yenilikçi yapısıyla, kurgu problemlerinden kolaylıkla sıyrılması ve dil ve anlatım hakimiyeti ile Osman Cihangir ilk kitap sınavından yüzünün akı ile geçiyor.

Son yıllarda öykü dergilerindeki artış, yayınevlerinin öykü kitaplarına değer vermesi, okurun öykü kitaplarına ve öykü dergilerine yönelmesi edebiyatımızda bir öykü parıltısı oluşturdu. Bu sebepler öykü kitaplarında niceliksel olarak ciddi bir artışın oluşmasını sağladı. Tam burada yazarın öyküsünün okunmasını ve onun kalıcılığını sağlayacak bir ayrıştırıcı gerekiyor: özgünlük. Öykü kalabalığından sıyrılıp kendi yolunu çizen yazar niteliği ve kalıcılığı yakalamış oluyor. Osman Cihangir öykülerinde kendi sesini oluşturmayı başarmış görünüyor. Kitap bütünündeki öykülere baktığımızda Cihangir, yazarın en büyük düşmanı olan yazma şehvetine yenik düşmeden titiz bir çalışma ile kendi öykü mantığını kurarak çağdaşı öykücülerin arasından sıyrılıyor.

Benim için kitabın açılış öyküsü olan “Hasar Sözlüğü” kurgusu, tekniği, anlatımı ve müthiş sonuyla kitaptaki diğer öykülerden bir adım daha önde. Bunun yanında para[doks], hiçbir zaman yeterince deliremeyeceğiz,pasifist okyanusu, yüzümdeki yüzler ise kitapta öne çıkan diğer öyküler.

hiçbir zaman yeterince deliremeyeceğiz bugünlerde iyi öyküler arayan öykü okurlarını heyecanlandıracak bir kitap.

 

Osman Cihangir, hiçbir zaman yeterince deliremeyeceğiz, İz Yayıncılık/ Muhayyel Kitap, 135 Sayfa
Yunus Meşe değerlendirdi.
İZDİHAM

 

 

 

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın