İzdiham’ın 33. Sayısı Çıktı

İzdiham’ın 33. sayı okuyucunun karşısına çıktı. İki ayda bir çıkan derginin Şubat- Mart 2018 sayısı doyurucu ve kaliteli içeriği, dergide yazan isimler kadar kapak tasarımları ve sloganları ile dikkat çekiyor. İzdiham’ın 33. sayısı okurunu kapakta söylediği sözlerle oldukça dikkat çeken Yıldız Tilbe’nin “Hepinizden nefret ediyorum ama tek başınayken canım sıkılıyo” sözüyle karşılıyor.

İçinde bulundukları zaman dilimini, kültürü, duygu durumunu edebi bir dille anlatan derginin kapağında okuru İzdiham Maarif Takvimi selamlıyor. Takvimin 31 Şubat tarihinde ise şu yazılı: “Hissedenler için her şey sadece bir trajedidir.”

33. SAYIDA SÜRPRİZ VAR

İzdiham’ın 33. sayısında okuyucuları Türkiye’de öykücülüğün köşe taşlarından Mustafa Kutlu “Bir Mektup” yazısı ile devam ediyor.

Mustafa Kutlu Kırık Kalpler Müzesi yazısında yine okurun bam teline “Anlasınlar ki sevmek insafı, insaf merhameti, merhamet insanlığı getirir. Merhamet, adam olmayı öğretir. ” sözleri ile dokunuyor.

DERGİDE DİKKAT ÇEKENLER

Yeni sayfada okuru Gökhan Özcan’ın “Bir Gelin Tacı İçin İncecik Kelimeler” yazısı karşılıyor. Gökhan Özcan’ın beş bölümden oluşan yazısı “Yağmur damlaları gibi dökülüp birikiyoruz hepimiz hayatın avuçlarında.” diye başlayarak okuru bir fark edilmeyenlerin hikayesine davet ediyor. Çağatay Hakan Gürkan’ın Kazancakis’i çizdiği sayfa ise oldukça anlamlı bir bölüme şahitlik ediyor.

Bir zamanlar Katı Atık Toplayıcıları Derneği Başkanlığı’nı yapan Ali Mendillioğlu’nun yaşadıklarını anlattığı yazı ise bambaşka sokakları beynimize kazıyor. Çöpünü söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim başlıklı yazıda “senin satın aldığını sandığın bir sürü şey senin hayatını satın alıyor.” diyen Mendillioğlu oldukça dikkat çeken bir metne imza atmış.

Kaybedenler Kulübü’nün ve 6.45 Yayınları’nın kurucusu Kaan Çaydamlı’da İzdiham’ın 33. sayısında kendine has diliyle okurla buluşuyor.

Seren Serengil ve Gülben Ergen’in arasındaki uğursuz kavgayı edebi bir dille eleştiren ve insanın vahşiliğini dikkat çeken metne ise Mustafa Gülşen imza atmış.

“Her şey mevsiminde güzelmiş deyip bırakıverdim.” diyen Prof. Dr. Turan Karataş da kaleme aldığı metinde edebiyat anılarına Necip Fazıl ve öğrencileri ile devam ediyor.

ŞİİR AZ AMA EN GÜZELİ VAR

Seçme şiirleri ve yeni yetenekleri keşfi ile dikkat çeken İzdiham’ın bu sayısında şiir seçkisi dar tutulmuş. Dergiye giren şiirlerden Mehmet Narlı’nın “Akıllı Adam Ti Vi”, Bülent Parlak’ın “Şubat Kimseye Çekmedi”, Beyazıt Bestami “Elveda Müjgan, Elvedalar Olsun”, Efsa Batkitar “Babamda Çocukluk / Taşa Gazel”, Atakan Yavuz “Aşk Şiiri” şiirleri İzdiham’a renk katıyor.

100 MÜLAKAT SORUSU

Dergide uzun süredir yazan ve dikkat çeken isimlerden biri diğer isim de Güray Süngü. Güray Süngü bu yazıda 100 soruluk bir mülakat yapıyor. Ama sorular hiçbir mülakar sorusuna benzemiyor.

MERHAMET RİTMİ

Uzun süredir sesi soluğu çıkmayan Sağcılık Şiirleri’nin şairi Ufuk Akbal, “Bir Merhamet Ritmi Olarak Hafıza” metninde Karadeniz Ereğlisi’nde başından geçenleri kendine has sükunetiyle dile getiriyor.

DOSTOYEVSKİ: İSMET ÖZEL’İ ÇOK BEĞENİYORUM

Bir süredir sayılarında sıra dışı röportajlara yer veren İzdiham bu sayıda da röportaj yapılanı ve konusunu farklı kılmayı başarmış, Dostoyevski’ye yer vermiş. Mustafa Toprak’ın Dostoyevski’nin eserlerinen esinlenerek Dostoyevski’ye sorduğu sorulara yine onun eserlerinin dilinden cevap vermiş. Dostoyevski, İsmet Özel’i çok beğendiğini dile getiriyor.

KALELERE İNANMAYAN GOLCÜ

Dergide Berkan Ürgen “Ben Bir Golcüyüm Ve Kalelere İnanmam” adlı yazısında “SYedek kulübesine doğru ilerlerken aklıma bu sefer bıçak çekiyorum.” dediği yazısında bize her daim yenileceğimiz bir maça oyuncu olarak sokuyor.

İzdiham bu sayıda bir yenilik olarak da “İyi-Kötü-Çirkin”ni anlatan bir tasarım göze çarpıyor.

Çağatay Hakan Gürkan “Yıllarca serseri yürüyüşler yaptığım edebiyatın ara sokakları, adamakıllı çıkışlar aramaya başladığımda karşıma belli başlı kapılar çıkardılar.” diye başladığı biyografide Nuri Pakdil’le nasıl tanıştığını anlatıyor.

“Monoton bir çılgınlığın başlangıcıydı.” şeklinde giriş yaptığı yazısında Oğuzhan Bükçüoğlu, Hayatını Resimle Ödeyen Bir Ressam /  Amedeo Modigliani’yi anlatıyor.

CHE GUEVARE GAZZE’DE

33. sayıda dikkat çeken bir çalışmaya da Tarık Taş imza atmış. Küba’da kısa bir süre bakanlık yapan Che Guevara’nın ilk yurtdışı gezisi olan Gazze ve Suriye’deki günleri fotoğraflar eşliğinde anlatılıyor. Çok şaşırtıcı bilgiler edineceğiniz bu anlatıda Che’nin Filistinli direnişçilere o yıllarda verdiği desteği göreceksiniz.

Berat Karataş, yine birbirinden güzel filmlerden replikler seçmeye devam ediyor.

Arzu Özdemir tarafından “Oyunlar” başlıklı yazısında klasik hikayelerin yerine okuyuculara çok kısa ama oldukça etkileyici sekiz oyun düşündürürken orada durmanızı sağlıyor.

PSİKOLOJİ VAR MI DİYENLERE

Psikoloji başlığında “Fight Club Bizim Mahvolmuş Hayatlarımızdır” başlıklı yazısıyla Seda Nur Bilici, Fight Club isimli filmin kahramanlarını psikolojik olarak ele alıyor.

Dergide biyografi bölümünde bu kez sinemamızın büyük emekçilerinden Aydın Babaoğlu  dikkat çekiyor. Erhan Tuncer’in “Keloğlan’ın Bicirik’i Aydın Babaoğlu’na Dair” yazısı okurun merakını gideriyor.

BİLİM SAYFASINDA YAPAY ZEKA VAR

Herkes bilinçsizce de olsa bir şeye tapar.” diyen Erman Akdoğan “Hayatın Anlamı Ve Yapay Zekâ” diyerek okuru bilim dünyasına götürüyor. Kara’nın sayfa komşusu Mustafa Toprak da Beşir Fuad’ı “Göçebe Ölüme Sahip Çıkan Adam Beşir Fuad” yazısı ile bu sayıda yer aldı.

BİR KAHRAMAN FAHREDDİN PAŞA

Mücahit Gündoğdu, “Çekirge Tavayla Vatan Müdafaası” adlı yazısında Fahreddin Paşa’nın müthiş kahramanlık hikayelerine değiniyor.

Betonu Büken Mimar: Niemeyer” başlığıyla Muhammed Palewi’nin betonu büken adamın hayatına bakışını, Tuba Tırım’ın “Tanıştığıma Memnun Oldum. 6 Milyarla” yazısı takip ediyor. Aynur Dilber’in çok beğeneceğinizi düşündüğümüz Her Şey Çok Güzel adlı yazısını, Yasin Kara’nın “İstediğimiz Sorundan Başlayabiliyor Muyuz Hocam?” adlı denemesi takip ediyor.

İzdiham okurlarını Enes Önbaş, Ülkü Tamer çizimiyle şiire götürürken; “Öteki’yi Fark Et” yazısını yazan İbrahim Varelci günümüzün sosyolojik hastalıklarına ışık tutuyor.  “Kafa Nakli”ni anlatan Mustafa Safa Karagöz’ün bilim dünyasını sarsan konu da dergide yer alıyor. Selman Urluca ise motosiklet gezilerinden geriye kalan hatıralarını bize egzost dumanları arasında anlatıyor. Şırnak’ta Bir Kız Öğrenciydim adlı yazısıyla Özer Turan, bizi Şırnak’ta görev yaptığı okula, köye ve köy çocuklarına götürüyor.

Dilek Kartal’ın Maraza adlı bölümü ise şık anlatılardan oluşuyor ve bir şair gözüyle olaylara bakma fırsatı buluyorsunuz.

Emine Şimşek ise tutunamayanlardan bir tanıdığını daha yazısına konuk etmiş. Şöyle diyor Şimşek: İnsan arar, arar, arar, arar.

GALATA KULESİ’NDE NECİP FAZIL VE NAZIM HİKMET OTURUYOR

İzdiham’ın arka kapağında ise Fatih Tuna’nın çizimiyle Nazım Hikmet ve Necip Fazıl iki iyi arkadaş olarak Galata Kulesi’nden İstanbul’a bakıyor.

İZDİHAM

  İzdiham Dergisi, kendisiyle yarışmaya devam ederken Türkiye’de edebiyat anlayışına yepyeni bir bakış getiriyor. 33. Sayısının içeriğine yepyeni bölümler ekleyen İzdiham yeni ve genç yazarları, cesur yazıları ile göz kamaştırmaya devam ediyor. İzdiham Dergisi 33. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın