İlhami Çiçek, Leyla

 

günlerden bir özge gün müdür
yaprak dökümü müdür gizemli neylerin
dağlar leyla albenisiyle mi donanmıştır
bulutların doluktuğu
bunlar sözcük müdür yoksa tuz ırmağı mı
Roma’ya yakınılan ben miyim
bir gün
hergün gelen meleğin gelmeyeceğini
bilen ben miyim
ilenen leyla mıdır leyla mıdır
(kötürüm bir yel eser ıraklardan
üçgenlerin eşliğinde
unutulur olay özellikleri
şems’in öğütleri erir ufukta
doğuda batar güneş)
kötürüm bir yel eser ıraklardan
çağlar alınyazımı tartışır
karanlığı tırmalar karanlık bilgeler
evren bir savaş alanıdır
aşkı eline dolayan bir dize yürür üstüme
bir kent mecnunu keser yollarımı
leylayı sorar

(ölüm şarkısını çalar gizemli neyler
düşer -bu bir ölüm düşüşüdür- çılgın hüseyniler
bağlanır bir aksak hicazda şevki bey’in kolları
doğuda batar güneş)

leyla bir özge can mıdır
can içinde can mıdır
bir adam anlattılar leylayı
avuçlarında gizliyormuş
bir adam koynunda taşıyormuş onu
onları kıskanmak mıdır leylaya giden yol ağlasak bağışlar mı
nasıl ölünür uğrunda

söz verilmiş ülkede yabancı
ağlamayan gezgini düşündüm
nil’i gözleriyle içen bir bilge gibi
sara gülümsüyor
yargıç yok taşı kim atacak
leyla bilmez mi gerekli olduğunu
şu anda
ben ibrahim ve sara

leyla bilmez mi

 

 

İlhami Çiçek
İzdiham

 

 

      İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın