Mustafa Kutlu Yazıları

Mustafa Kutlu, Bulut

Bulut seni severiz, sakın yanlış anlama. Evet konuştuk biraz, tartıştık açıkçası. Ben söz aldım, dedim ki endişeye mahal yok. Bulut bu gelir elbet. Ötekiler tepkili; sabret demesi kolay. Bulutsuz geçer sanma şu önümüzdeki ay. Ben çocukken yatardım çayır, bayır. Gökyüzüne bakardım bir bulut geçsin diye.Bulut işte kırmazdı çocukları, görünürdü o …

Mustafa Kutlu, Bayram Hediyesi

Köyü defalarca bombaladılar. Öyle ki yıkılmadık hane, taş üstünde taş kalmadı. Erkekler cepheye gitmişti. Köyde çocuklar, kadınlar ve ihtiyarlar kalmıştı. Onların da çoğu ölmüştü. Köy kuşatma altındaydı. Ne yiyecek kalmıştı, ne içecek. Kadınlar çocuklarını alıp cenazeleri gömüp daha yukarılardaki tepeye çıktı. Bir kaya dibi, bir ağaç gölgesi bulup gizlendiler. Ne …

Mustafa Kutlu, Aramıza Kim Girdi

İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa” denilmiş. Anlaşmak için “konuşmak”, yüzyüze olmak çok önemli. Belki de bu sebeple eski eğitim sistemi bir hocanın rahle-i tedrisinden geçmeyi temel alıyordu. Hocanın dizi dibine oturan talebe sadece onun aktardığı bilgileri öğrenmekle kalmaz. Sesinden, yüzünden, hareketlerinden çok şey kapar. Yüzü ne zaman aydınlanıyor, ne …

Mustafa Kutlu, Yara

Ölüm gelir. Engellenemez. Vakit-saat tamam olur. Can kuşu ten kafesinden uçar. Vücut soğur. Mezarlık ürkütür insanı. Son durak. Cenazenin defni ve atılan toprak. Topraktan geldik ve yine ona döndük. Bitti. Biter mi? Bitmez lakin ötesi meçhul. Onu ancak ölüler anlatabilir. Yani bilinemez. Bilinemeyen şey. En büyük gerçek. Gerçek üstü bir …

Mustafa Kutlu, Günler Gelip Geçerken

Aziz Mahmut Hüdai (Hz).: “Günler geçip gitmekteler Kuşlar gibi uçmaktalar.” diyor. O dönem için ne kadar veciz, ne kadar sade, ne kadar derin, ne kadar Türkçe bir beyit. Bunlar bizi etkiliyor. Rivayete göre Yahya Kemal’in de bulunduğu bir mecliste (işin aslını öğrenmek için Yahya Kemal uzmanı olan sevgili Beşir Ayvazoğlu’na sormak …

Mustafa Kutlu, İstanbul Biter mi?

Salacak kıyısında bir kahvedeyim. İnce belli cam bardakta çayımı içip İstanbul’u seyre dalıyorum. Sarayburnu, minare ve kubbeler, asıl İstanbul dediğimiz yer: Suriçi. Bu silüet burada durdukça İstanbul yaşıyor demektir. Sonra köprü, sonra Galata, yarım döndüğümüz zaman gökdelenleri ile başka bir silüet kazanmış olan yeni İstanbul: Mecidiyeköy, Maslak ve ilerisi. Türk …

Mustafa Kutlu, Türk Nedir?

* Kimsenin adamı değilim. Adımı duvarlara yazmasınlar. Ne CHE kadar yakışıklıyım, ne ABD kadar vahşi. Kendi halinde biriyim. * Beni denemesinler. Kim bilir ne kadar kuvvetliyim? Ringe çıktığım zaman. Vurduğumu devirebilirim. * Hey Türk! Sen kimsin? Gökyüzüne bak görürsün. Diyeceğim ama körsün. İyisi mi toprağa tut kulağını. Şühedanın anlattığı destanı …

Mustafa Kutlu, Fikir ve şiir

Şamanların, kâhinlerin şair olduğunu söylerler. Bu nedir? Bu sözü etkili kullanmanın avantajıdır. Öyle konuş ki karşındakiler büyülensin. Bu anlayış kırpıla kırpıla günümüze kadar gelmiş, hayatın her yanına sızmıştır. Şiir gibi gol, şiir gibi kız, şiir gibi dans vb. Şarkta söze çok değer verildiğinden uzatılması, israf edilmesi, gevezeliğe dönüşmesi istenmez. Arzu …

Mustafa Kutlu, Dergi

Bildiğimiz kağıda basılan dergilerin ömrünü tamamladığını düşünüyorum. Tecrübe ile sabit. Çünkü ben de bir dergi çıkarıyorum. Hem de 25 yıldır. Peki sebep ne? Modern teknolojinin hükmünü yürüttüğü alanlarda yeni icat etkisini çöpe atar. Mesela televizyonun yaygınlaşması ile radyonun pabucu dama atılmıştır. Evet hâlâ radyo âşıkları vardır ama bir avuç. Dergiler …

Mustafa Kutlu, Kalbin Sesi

Ne çocuklarımız, ne torunlarımız bakır mutfak eşyalarını tanımıyor. O kalaylı tasları, tencereleri, tavaları. Hiçbiri kalaylı bir maşrabadan kaynak suyu içmedi. Bakır eşyalar onlar için artık bir aksesuar, bir süs unsuru. Oysa vaktiyle o tavalar, o tencereler kimlerin elinden geçti. Kaç gelinin, kaç dedenin, kaç babaannenin bir ömrü dolduran hatırasını taşıyorlar. …

Mustafa Kutlu, Kırık Kalpler Müzesi

Hırvat iki sevgili tarafından beş yıl önce başlatılan ve bugüne kadar bir çok ülkeyi gezen “Kırık Kalpler Müzesi” (Sergisi mi demek lazım?) artık Zagreb’te kalıcı olarak açılmış. Olinka Vistica ve Drazen Grubisic’in beş yıl önce ilişkilerinin “mirasını” muhafaza etmek için başlattıkları ve hüzünlü ayrılıklarının tanığı yüzlerce eşya, bu yılın başında …

Mustafa Kutlu, Bir Şehri Sevmek

Bir şehri sevmek için illa orada doğmuş, büyümüş olmak gerekmez. Sonradan gelip yerleşmiş olanlar da o şehri sevebilir. Şehri sevmek onu güzelleştirmek demektir. Rant uğruna her şeyi satan, her evraka imza atanları adam hizasına koymamak lazımdır. Çünkü şehir alelâde değildir. Yani bir takım bulvarlar, cadde kenarında apartmanlar, apartman altlarında dükkanlar, …

Mustafa Kutlu, Hayat Tarzı

‘Hayat tarzı’nı belirleyen nedir? Pek çok unsur sayılabilir ama bunların başına kişinin ‘Allah’a, Peygamber’e, Âhiret Günü’ne Kitab’a’ inanıp inanmadığını koymak icap eder. İnanıyorsa o zaman o adam ‘ilahî ahlâka’ sahiptir. Uyar veya uymaz, o başka şey. İnanmıyorsa onun tabi olacağı ‘menfaat ahlâkı’dır. Ayrıca kültür, coğrafya, gelir düzeyi, gelenekler, sınıfsal farklılıkları …