Bervaj Şerif, Gidiyim Ben

Başlangıcı yoksa ezelin ve sonu yoksa ebedin yoksa bir midir bunlar ?

Karaborsalarda topladım eteğinden düşen taşları
Rükûda yıllarca,
”Amma da yaptın ha” deme,
Eyer de taktılar semer de gözlüksüz idare edersin dediler.
Ceddime neler okudular bir bilsen Şeytan vahyi, bilmediğim surelerden.
Düttürü Leyla da gelse farketmez artık,
Baksana,
Fare düşse başı yarılacak otağlarda,
İte et, yiğide ot verir olmuş millet !
Hangi peygambere ümmet olacağını şaşırmış beşer,
Sakın ha ”insan beşer, kuldur şaşar” deme, şaşırtana iman etmişse.
Forslu farfaralar dağılmış sekiz yöne onaltı rüzgarla, yedi iklimli, beş kıtalı bir köye.
O kadar çoğaldılar ki kaleleri dıştan fetheder oldular,
Başlarında Ali Cengiz ile,
Madrabazlar,
Dekbazlar,
Cambazlar.
Tabanvay olmuşlar tramvaydan ziyade.
Hepsi Voyvoda kesilmiş belaltı kazıklarla !
Yetmemiş, ürüyen itleri yürütmez olmuş kervanı.
Hani diyorum ki caka satmasa kimse,
Kimse yıkamasa beyinleri,
Kalpleri yıkamak varken.
En iyisi hatrım kalmadan gidiyim ben,
Hadi, kalbine emanet.

 

Bervaj Şerif

İZDİHAM

 

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın