Berkan Ürgen, Sevgili Sanrı

Berkan Ürgen, sanrılarıyla devam ediyor.

 

Sevgili Sanrı

Sana uzun uzun zahmetsiz yazabilmeyi isterdim lakin daktilomun sorunları giderek artıyor bu son zamanlarda.
Kelimelerimin uzun taç atışları nominal değerlerini kaybediyor
Bu son deplasman maçlarında.
Ve her parmak vuruşumda kan gövdeyi götürüyor , gövde kanı yitiriyor bu ihtimali olmayan ihtilal meydanlarında.

Sevgili Sanrı

Kesin bir yargı
Keskin bir sargı şeridine ihtiyaç var bu aralar sanırım.
Sanırım bazen seni biliyorsun .
Tanırım bazen seni bir cümle çıkışında .
Ve ne zaman rasyonel bir dokunuşum olsa
Acıtırım bazen seni bunu da biliyorsun.

Sevgili Sanrı

Senin yerin ayrı
Fakat ne zaman sana yazsam kıytırık daktilomda, kaybettiğim şeridimi
üçüncü sayfa haberlerine düşen bir cesedin gözlerine çekilmiş olarak buluyorum.
Ya da ne zaman aramaya çıksam şeridimi ırzına geçilmiş bir genç kızın gözlerine çekilmiş olarak görüyorum .
Ve bir şaryo düzeneğinde bileklerime teğet geçen kelimelerin keskinliğinde başlıyor intihar girişimlerim.
Seni yazıyorum ve sana yazıyorum.

Sevgili SANRI
Başımızdan eksik etmesin seni TANRI

 

Berkan Ürgen

İzdiham

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın