Ali Emre, Afife

 

Sevmek biraz ölümdür..hele yaşlandıkça
ne çok seyrederiz, mûnis
ve kimsesiz odalarda kendimizi.
Ah! Ben sizi taşrada, çok önceleri
bir romanda tanımıştım, biraz Halit Ziya
öldürmüştü sizi, biraz Reşat Nuri
Oysa ben Milas’ı hiç görmedim ama hiç
dilsiz bir yurt odasında düşledim
Beylerbeyi’nde ağladığımız evi.
Örselenmiş ve çabuk büyümüştünüz, birdenbire
hani o müzmin ‘ateş gecesi’
yahut gecikmiş bir zemheri.
Mendil işler, nasıl da kötü öksürürdü eltiniz
kirli gülüşler, esnaf ve zabit gözler
içre geçti yıllar: Mutsuz…. veremli
Sevmek en çok ölümdür.. ve narin bir melek
gelir gibi düşer göğsümüzden
ömrün en güzel kelebeği

 
 
 

Ali Emre
İZDİHAM

 
 
 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın