Abdullah Harmancı, Dünyanın Herhangi Bir Yerinde

Zeynep Kahraman Füzün, ilk öykü kitabını yayınladı: Köz Yanılması (İzdiham, 2018). Kitabın gerek sayfa düzeni gerekse kara kalem çizgi çalışmalarıyla aykırı bir konsept içinde sunulduğunu görüyoruz.

Bu aykırılık, esasında öykülerin muhtevalarında da var.

Kahraman, muhayyel bir atmosfer çiziyor.

Öyküler, -genel olarak- dünyanın herhangi bir yerinde geçebileceği gibi, zamanın da herhangi bir yerinde geçebilecek metinler. Ayrıca “büyülü gerçekçi” denebilecek bir atmosfer içinde gelişiyorlar.

Kahraman’ın kendi öykü anlayışıma/tarzıma çok yakın bulduğum tarafı şaşırtıcı bir finale doğru okuru hazırlaması ve metnin son cümlesinde beklentiyi boşa çıkarmaması.

Metni finale doğru taşırken, kısa cümlelerle, okurda bir tedirginlik yaratmanın yollarını biliyor. Okuru şaşırtmayı başarıyor.

“Proje” öyküsü, şaşırtıcı final uygulamasının en başarılı örneği kitapta. Bu final, yazar amaçlamamış bile olsa, buradan felsefi bir sonuç çıkarmamıza sebep oluyor. “Eden bulur” gibi. Ancak yazarın böylesi bir hikmete ulaşmak gibi bir endişe taşıdığını düşünmüyorum.

“Ölmek” isimli metin, kısa cümlelerle ve sürekli yinelemelerle okuyucuyu tedirgin etmeyi başarırken duygusal bir atmosfer de yaratıyor.

Duygusallığın başarılı bir biçimde sağlandığı ve kahramanın acısının içimize işlediği bir metin de “Bu yaz”. Eşini kaybeden bir kişinin üzüntüsü, yaşama isteğini yitirmesi, bundan dolayı insanlarla karşılaşmama isteği aslında yazarın öykülerinde bundan sonra ne tarafa doğru yürümesi gerektiği konusunda da bir fikir veriyor. Zira bu tür metinler ve pasajlar, kitabın en başarılı bölümleri.

Zeynep Kahraman, dünyanın dışına çıkma, bu “oyun”dan kaçma, uzaklaşma izleğini de metinlerinde alttan alta işliyor.

Kitabın ikinci bölümünü oluşturan küçürek öykülerde zaman zaman hikemi taraf ön plana çıkıyor. Bu, biraz da küçürek öykü formunun doğurduğu bir netice. Küçürek öykü, çarpıcı bir finali gerektiriyor.

Çarpıcı final ise kolay bulunacak bir cevher değil.

Yazarlar, bu arayışları sırasında, ister istemez okuru etkileyecek bir sonuca ulaşmak istiyorlar.

İşte bu etkileme isteği ve arayışı, hikemi olana yolumuzu düşürüyor.

Hâsılı, Zeynep Kahraman Füzün, öykü türünün gereklerini bilen, okurda bir etki yaratmasını başaran, kendine mahsus muhayyel bir öykü dünyası kurmuş bir yazar.

Okuyunuz efendim!

Zeynep Kahraman Füzün, Köz Yanılması, İzdiham.

Abdullah Harmancı/ Dünyabizim

İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın