Yunus Meşe, Raymond Carver’ın Fil Kitabını Değerlendirdi

RAYMOND CARVER SON DÖNEM ÖYKÜLERİ

“yaşamın acı yüzüyle bu kadar erken tanışmasaydı, kuşkusuz yine yazar olurdu ama hiçbir zaman okurları tarafından böyle sahiplenilmezdi Raymond Carver. Gençlerin haytalık yapıp havai aşklar kovaladığı yaşlarda o evli ve iki çocuk babasıydı. Hayatı öğrenmenin yolu, bulduğu her işte çalışmaktı. Benzincide çalıştı, hademelik, garsonluk yaptı. Yaşananlar kağıda döküldüğünde bazen Çehov tadındaydı, bazen Kafka… İnsanların yaşamlarında barınan, gizlenen öyküleri, yalın, gerçekçi, acıtan şiirsel bir dille yansıttı. Yenilenler içkiye sığınırken, kısa öykü türünü yeniden var eden Carver, her başarısında içti, çok içti, ölümüne içti…”

Can yayınları tarafından Fil kitabının arkasına bu cümleler sıralanmış Carver için. Zor ve yorucu bir yaşamı özetler mahiyette. Kuşkusuz öykü hayattan beslenir. İnsanın yaşam karşısındaki hayretidir biraz da.

Günümüzde Oscar’ı dört dalda yakalayan Birdman Filmi ile ismi gündemde olsa da Carver Türkçe Öykünün geç fark ettiği bir isim. Burada kitaplarını Türkçeye çeviren Ayça Sabuncuoğlu’na ve titizlikle yayımlayan Can yayınlarına teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Can yayınlar 2011 yılında Bilmezsiniz Aşk Nedir, 2012 yılında Lütfen Sessiz Olur Musunuz, Lütfen? 2013 yılında Aşk Konuştuğumuzda Ne Konuşuruz, 2014 yılında Katedral, kitaplarını yayımlayarak Raymond Carver öyküleriyle buluşturdu bizi.
Mart 2015 tarihinde Raymond’un son dönem öykülerini barındıran bir öykü kitabını daha taşıdı raflara: Fil. Fil, Raymond’un ustalık eserlerini barındırdığı için her biri ayrıca önem arz eden yedi öykü barındırıyor. Öykülerin genelinde ikili ilişkiler üzerinde duran yazar, dikkati ve keskin gözlem gücü ile insanın karanlıkta kalan yanlarını açığa çıkartıyor. Kahramanları orta sınıf Amerikan vatandaşlarından oluşuyor. Bu kahramanlar genelde gelecek kaygısı yaşayan, yaşamda ve ikili ilişkilerinde başarısız kişilerdir. Orta sınıf Amerikan vatandaşlarını öykülerinin kahramanları yaparken dili de en az onların dili kadar sadedir. Sadelik, yalın anlatım pek çok yazar için sıradanlık tuzağına düşmek demekken Raymond, dil ve anlatım ustalığıyla yalın anlatımı derinliğe doğru taşıyarak bu tuzaktan kurtuluyor.
Kitapta öne çıkan bir diğer özellik yazarın kullandığı ben dili. Kitaptaki yedi öyküden altısı ben dili kullanılarak oluşturulmuş. Öykülerini genellikle gerçekçiliğe bağlı kalarak oluşturan kahramanlarının eylemlerini kâğıda dökerek yalın bir anlatımla belirginleşmelerini sağlayan Carver, Fil’de anlatıma dair bazı tutumlarını da değiştirmiş görünüyor.
Kitabın son öyküsü hariç geri kalan bütün öykülerinde evli ve ilişkilerinde başarısız olmuş çiftleri konu edinmesini yazarın hayatının son döneminde yaptığı ikinci evliliği ile ilişkilendirebiliriz. Yazarın öykülerine otobiyografik metin demek şüphesiz yazara haksızlık etmek olacaktır fakat kitap öykülerinin tamamında yazarın hayatına dair izler gördüğümüz de bir gerçektir.
Kitabın öne çıka öykülerinden Menudo’da bizi karmaşık ilişkilerin yaşandığı bir dünyanın ortasına bırakır. Anlatıcımız evlidir. Karısını yolun karşısındaki evde oturan kadınla aldatmaktadır. Öykü ilerledikçe bu ilişki daha da karmaşık bir hal almaktadır. Karısı da anlatıcımızı aldatmaktadır. Ayrıca anlatıcımız eşinden boşanmıştır. Yeni eşiyle tanışırken de evlidir. Bütün bu karmaşık ilişkilerde gördüğümüz şey kahramanlardan mutlu olan kimsenin olmadığıdır.
Bu Yatakta Her Kim Yatıyorduysa öyküsünde gece yarsısı gelen bir telefonla uykularından olan çiftin diyaloglarına şahit oluyoruz. Bu diyaloglar sırasında evliliğin sorunları da dışa vuruyor.
Fil öyküsünde ise aile üyelerine sürekli maddi yardımda bulunan, bunun için kendisini kapana kısılmış hisseden ve bu kapandan kurtulmak için Avustralya’ya taşınmanın hayalini kuran bir orta sınıf Amerikan vatandaşının çaresizliğini, daha geniş bir aile üzerinden anlatmaktadır.
Raymond Carver öyküleri genelinde okuyucu, önceden yaşanmaya başlamış bir olaya aniden dahil olur sona doğru da aynı şekilde öykünün dışında kalır. Bu durum okuyucuda sarsıcı bir boşluk oluşma hissine sebep olur. Okuyucu bu boşlukta kahramanın dünyasından sıyrılıp kendi gerçeği ile yüzleşme imkânı bulur.

Yaşama erken veda etmiş olsa da Raymond Carver, ismi anılmaya devam edecek yazarlar arasında yerini almış durumda.

 

Can yayınları
1. Basım
Mart 2015
Raymond Carver/ Fil
İZDİHAM

 

 

 

izdiham-26-sayi

İzdiham 26. Sayı

İzdiham dergisi 26. Sayısında hiçbir yerde bulamayacağınız çok özel çalışmalar yer alıyor. Edebiyatla gençleri ve hayatı birbirine dost yapan İzdiham’ın bu sayısında Gökhan Özcan, Ercan Kesal, Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Baki Ayhan T., Murat Kapkıner, Güray Süngü, Zeliha Yurdaer, Onur Bayrak, Dilek Kartal, Yağız Gönüler, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, İbrahim Varelci Süleyman Unutmaz, Ferhat Toka, Selman Urluca, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Özer Turan, Çağatay Hakan Gürkan, Seda Bilici, Feyza Özcan, Beyazıt Bestami, Halil Kurbetoğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Mustafa Toprak, Öner Buçukcu, Fahrettin Dede, Dinçer Ateş, Turgay Bakırtaş ve Bülent Parlak gibi nitelikli eserler veren edebiyatçılar ile genç ve umut vaad eden isimler yer alıyor. İzdiham Maarif Takvimi, Lügatlere Güncelleme, Bulgarlar Ne Okuyor? Adlı çalışmanın yanı sıra bir de taziye ilanı yer alıyor. Dengenizi Kaybettiniz, başınız sağolsun. İzdiham’ı bir solukta okunacak bir sayıyla karşınızda. İzdiham dergisinin 26. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: