SKL Hareketi Yeni Yıl Manifestosu

 

Biz yaşamıyoruz, sadece ölümden önce arta kalanlarla idare ediyoruz. Henüz doğduğumuz bile söylenemez ve doğmayan insanın sadece eski değil yeni hiç bir şeyi olmaz. Yeni oyuncaklar, yeni mendiller, yeni silahlar, yeni telefonlar, yeni kitaplar, yeni güneşler, yeni yağmurlar, yeni yıllar.

Bizim hesabımız hep arta kalanlar oldu. Küçüktük; abimizin, ablamızın eskiyen ayakkabılarını, gömleklerini, entarilerini giydik. Büyüdük; yine abimizden, ablamızdan arta kalan zamanı yaşamayı başladık. Babamızdan henüz bir şey kalmadı, bazılarımıza annesi de dâhil.

Doğmuş olmamız, yaşıyoruz anlamına gelmesin. Sevgilimizin gözlerine her defasında son kez baktık hep. Sonrasını düşünmeye takatimiz kalmadı. Öncesi bir muammadan ibaret olanların sonrası hep düzenli kaybetmektir zaten.

Gelecek planımız sadece önümüzdeki öğünü nasıl çıkartırız oldu. Genel sağlık sigortaları, poliçeler, 129 ay ev kredileri, plazma televizyonlar umrumuzda değil. İnsanlar öldükten sonra bile dünyaya tutunmak istiyorlar. Hayat sigortası yaptırıp, poliçelere inanıyorlar. Bu çok acı.

Ortada işlenmiş onca cinayet varken, kimse dökülen kanların hesabını sormayı istemiyor, herkes haklı olmanın peşine düşmüş. Haklı olmak nedir? Zahmet etmeyin konuşmaya. Çünkü sizin sorumlusu olduğunuz kullanıcı hesaplarınız, ihaleleriniz, çek defterleriniz, temiz ve ütülü gömlekleriniz var, beğenileriniz, retwitleriniz var, telefon uygulamalarınız, doğruluğuna ikna olduğunuz yalanlarınız var..

Yeryüzünde işlenmiş bütün suçlar ve utançlar adına; denizine küs martılar adına, evine ekmek götüremeyen babalar adına, sütü kesilmiş anneler adına, gövdesinden budanmış ağaçlar adına, Porto Rikolu, Suriyeli, Meksikalı, Afganistanlı ve dünyanın tüm mültecileri adına, çocuk gelinler adına, kovulma hakkı saklı tutulan işçiler adına, sevdiğini alamayanlar adına, Aylan Kurdi adına, Ceylan Önkol adına, Yasin Börü adına;

Yeni yılınız da dâhil olmak üzere her şeyiniz yerin dibine batsın, çünkü umrumuzda değil ve değilsiniz. Bizim yenimiz de yok, yılımız da.

Yaşadıkça anlıyoruz ki biz dünyaya gelmedik ahiretten kovulduk. Ve tüm ahiretten kovulmuşlar adına ;

Ya bizim efkarımız ne olacak!

SKL Hareketi

 

 

İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.
Unutamayacağınız bir sayıyla karşınızdayız.

Edebiyat, edebiyatçılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir diyen İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı.

İlk sayısından itibaren özgün bir tavırla halkın nabzını tutan ve hayatın içinden sesleri sayfalarına taşıyan İzdiham Dergisi 45. Sayısıyla da tüm dünyanın içinde bulunduğu bir tabloya kapağında yer verdi. Türkiye Günlük İnsanlık Endeksi tablosuyla son yaşananlara apayrı bir pencereden bakan İzdiham Dergisi arka kapak tasarımında da yine bir insanlık tablosuyla karşımıza çıktı.

 ‘Artık eskisi kadar yakın olamayız’ temalı İzdiham Dergisinin 45. Sayısında Özer Turan, Rümeysa Kocaman, Gökhan Özcan, Ali Ayçil, Abdullah Harmancı, Güven Adıgüzel, Mehmet Narlı, Bülent Parlak, Seda Nur Bilici, Bekir Şamil Potur, Emine Şimşek, Sümeyye Özbay, Adem Maksatsız, Nurdal Durmuş, Esma Koç, Yaşar Ercan, Ahmet Aslan, Halil Ecer, Ahmet Can, Turan Karataş, Selahattin Yusuf, Onur Bayrak, Berat Karataş, Enes Aras, Gökçe Yüksel, Muhammed Güleroğlu, Mehmet Ercan, Yasin Kara, Hüseyin Hakan, Dilek Kartal gibi edebiyat camiasının önemli isimlerinin yazmış olduğu içerikte kapak kadar çarpıcı metinlere yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın