Siegfried Lenz, Almanca Dersi

“Herhangi bir yerden değil, kendi kasabamdan söz ediyorum, herhangi bir felaketin değil, kendi felaketimin peşindeyim yalnızca. Rasgele bir hikaye değil anlattığım, rasgele olan hiçbir şey, herhangi bir yükümlülük yaratmaz çünkü.”

Yıllar önce, daha ideal bir okur olduğum zamanlarda bir gün –yani kafamda türlü olmayacak hayallerle dolaşırken zaman geçsin diye ilk gördüğüm bir kitapçıdan, sahaftan bir kitap alıp oracıkta okuyup bir yere bıraktığım günlerde- tanıştım Siegfried Lenz’le. Okuduğum bir oyun kitabıydı: Suçlular Çağı-Suçsuzlar Çağı. Bir cümlesini hiç unutmadım: “Suç, güneş gibidir. Hepimizi kapsar.”

2.Dünya savaşı sonrası hiçbir büyük Alman yazarı yoktur ki konuları, insanları, öyküleri savaşın etrafında dolaşmasın. Lenz de işte bu büyük yazarlardan biri ve bu kitap, yani Almanca Dersi, onun başyapıtıdır. Türkçeye kazandıranlara teşekkürler.

Kahramanımız Siggi bize cezalandırıldığı Ada’dan anlatır öyküsünü. “Görev Tutkusu” konulu bir komposizyon yazmayı beceremediği için ceza alan Siggi kendi cezasının öyküsünü tüm bir aile, kasaba tarihi ile harmanlayıp anlatır bize.

2. Dünya Savaşı sırasında kasabanın polis şefi olan ve verilen emirleri en büyük coşku ve itaatle yerine getiren babası, resim yapma yasağına uymayan ressam Nansen’in küçük Siggi’yle dostluğu ve ‘suç ortaklığı’, sağdan soldan öyküye katılan onlarca insan, manzara…

Bağırmadan çağırmadan, oya işler gibi ama şiddetin, savaşın, sorgusuz sualsiz itaat etmenin, insan aptallığının tüm detaylarını ortaya seriyor Lenz.

“Ben bana emredileni yaptım” argümanı –mesela Okuyucu adlı romanda da böyledir- pek o kadar masum ve yaptıklarımızdan bizi sorumlu kılmayacak anlamına gelmediğini bize bir kez daha hatırlatıyor.

Çeviri: Behlül Dündar

İzdiham

İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.
Unutamayacağınız bir sayıyla karşınızdayız.

Edebiyat, edebiyatçılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir diyen İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı.

İlk sayısından itibaren özgün bir tavırla halkın nabzını tutan ve hayatın içinden sesleri sayfalarına taşıyan İzdiham Dergisi 45. Sayısıyla da tüm dünyanın içinde bulunduğu bir tabloya kapağında yer verdi. Türkiye Günlük İnsanlık Endeksi tablosuyla son yaşananlara apayrı bir pencereden bakan İzdiham Dergisi arka kapak tasarımında da yine bir insanlık tablosuyla karşımıza çıktı.

 ‘Artık eskisi kadar yakın olamayız’ temalı İzdiham Dergisinin 45. Sayısında Özer Turan, Rümeysa Kocaman, Gökhan Özcan, Ali Ayçil, Abdullah Harmancı, Güven Adıgüzel, Mehmet Narlı, Bülent Parlak, Seda Nur Bilici, Bekir Şamil Potur, Emine Şimşek, Sümeyye Özbay, Adem Maksatsız, Nurdal Durmuş, Esma Koç, Yaşar Ercan, Ahmet Aslan, Halil Ecer, Ahmet Can, Turan Karataş, Selahattin Yusuf, Onur Bayrak, Berat Karataş, Enes Aras, Gökçe Yüksel, Muhammed Güleroğlu, Mehmet Ercan, Yasin Kara, Hüseyin Hakan, Dilek Kartal gibi edebiyat camiasının önemli isimlerinin yazmış olduğu içerikte kapak kadar çarpıcı metinlere yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın