Adalet Ağaoğlu’nun Ölmeye Yatmak Kitabından Alıntılar

Kız ve erkek öğrenciler ilk kez birbirlerine değeceklerdi. Ama, onca provaya karşın değemiyorlardı. Adımları birbirine karışıyordu. Sarılmak gerektiğinde, birbirlerinden birer metre uzakta duruyorlardı. Bu bile, erkek ve kız çocuklar arasında, birinin de kendini dereye atıp boğulmasıyla sonuçlanan büyük aşklara yol açacaktı. * Seyirciler arasındaki eşraf ve esnaf babalar, polka ve …

Sait Faik Abasıyanık, Köprü

İnsanlar köprüden geçmediği zamanAcaba köprü düşünür mü?Çamaşır mandalını gözlerinde allayan meczubun geçtiğiniÜsküdar iskelesinin kanapelerinde güneş banyosu yapanıÜsküdar kıyılarının ötesindekiKastamonu, Sivas, Safranbolu… Erzurumu.Burada insanların içinde büyük dürbünler.Güller gibi açmıştır.Yufkacılar burada açarlar, koskocaman oklavalarla-İçlerindeki hamurdan-Şeffaf ve titrek memleket rüyalarını.Alyanaklı, beyaz, kalın şekerciler;Akide ve bergamutlarını mermer tezgâhlaravurdukları zamanki kasvetsiz hallerini buradakaybeder, burada şairleşirlerhışırtı …

Adalet Ağaoğlu’nun Ardından

Bir süredir tedavi gördüğü Liv Hospital Ulus hastanesinde dün 91 yaşında hayatını kaybeden Türk edebiyatının önemli isimlerinden Adalet Ağaoğlu son yolculuğuna uğurlandı. Ağaoğlu’nun cenaze namazı Ankara Kocatepe Camii’nde kılınırken sevenlerinin taziyelerini Ağaoğlu’nun erkek kardeşinin eşi Serpil Sümer ile yeğeni Fuat Sümer kabul etti. Ağaoğlu’nun naaşı, Kocatepe Camii’nde kılınan namazın ardından, …

Hüznün Yakıştığı Kadın: Fatma Aliye Hanım

Adetmiş bir zamanlar, bebek dünyaya ilk gözlerini açtığı anda, “Güzel olsun!”, “Kısmeti bol olsun!”, “Bahtı açık olsun!” gibi dualar etmek. Fatma Aliye’nin ebesi de nereden aklına geldiyse, “Akıllı olsun!” dileğinde bulunmuştu küçük kız için, bebeği annesi Adviye hanımın kollarına verirken. Melekler o an her vakittekinden daha mı gayretliydiler, yoksa ebe …

Cahit Zarifoğlu, Külfet

HızırYumuşak bir çocuk ağzıHızırAğ atıp durdun diri denizin suyunaHızırBu balıklar platin Kapı açıkEv ve benYalnızız güyaOdalarKalp duvarlarına ayarlıBir duygu kalabalığı Seni seviyorumYankılanıyor buSokakları kalabalıkla geçiyorumHerkesinBakıyorum bir kefeniBir tabutu var sırtında Bir sorum da var büyük kenteSevgi hangi tenhada yaşanırHangi türbede ürerHangi mezbahada boğazlanır Açık ağızları kadınlarınBir damla süt konuyorŞiş gözlerine …

Ahmet Erhan, Pencereme Dolanma Ayışığı

Pencereme dolanma ayışığıRüzgarın soluğuyla titreye titreyeAğaçların hatırını sor– Yoksul ve kimsesizdirlerDenizlerin dibinde oynaşıp duranBalıkların sırtlarını ışıtPencereme dolanma ayışığıGözlerimle sokaklara abandığımdaYalnızlığı bulursamÖksüz ve dağınık kitaplarımı bulursamOdalarda, evlerdeHer radyoda yürek tellerini titretenBir türkü bağırırsaPencereme dolanma ayışığıRüzgarda el çırpan nehirleri anımsarımTeninde keklik hoplatan kırlarıDallarında yeni gelinler gibiİstekle kıvrananErikleriEski bir pikapta Theodorakis çalıyorBir gemi …

Kaan İnce, Gezginin Üç Tılsımı

1.zaman son hecesi kırılır gecenin, ürperti veren yalnızlığın tüm renkle-riyle; şaşkın bir sen, sessizlik kadar ince; gözlerde boğulanhıçkırık. karanlık yürür ağır ağır, uçuşur kalbimde sevgiden yanane varsa. kanayan dudaklarını çığlığın, şarapla yıkardım; denizkalırdı geriye, çığ düşerdim tersime. kutsanırdı sönmüş acılar,ölüm doğrulanırdı, kayardı direnç noktası ömrün; kendi eksenin-de dönüp duran insanlar …

Ahmet Uluçay, Hasta Çocukların Duası

Benim gökyüzümde kuşlarKanat çırpmıyor artıkLacivert gecelerimSuya düşen kıvılcımlar gibiSöndü yıldızlarımızSiz, ulaşılmayan gene de benim olanUzak dağ başlarıPencerem sislere açılıyor hepNerede kaldınız Aydınlık sabahları muştulayan ak horozlarDönün rüyalarımaGeniş avlular, kuyuların çıkrık sesleriDağ yolları, şen çıngıraklarDönün rüyalarıma Yaz geceleriAk çarşaflar, sabun kokulu, serin uykularÖzledi sizi yorgun bedenimKomşumun küçük kızıNerde o yaz geceleri, …

LUDWIG WITTGENSTEIN’IN YAN DEĞİNİLER KİTABINDAN ALINTILAR

“Başardığın, başkalarına, senin için ifade ettiğinden daha fazla bir şey ifade edemez. Sana neye mal olmuşsa, onlar da o kadar ödeyecekler.” (s.17) “Düşünce daha şimdiden bitkinleşmiş, işe yaramaz halde. Bir kez buruşturulunca bir daha hiç tam olarak düzgünleştirilemeyen yaldız kağıdı gibi. Benim neredeyse bütün düşüncelerim biraz buruşuktur.” (s.19) “İş, senin …

Ahmed Arif, Suskun

Susmuş bütün namlularSusmuş dağ,Susmuş denizDünya mışıl-mışıl,Uykular derin,Yılan su getirir yavru serçeye,Kısır kadin, maviş bir kız doğurmuş,Memeleri bereketli ve serinSağıyor yeşil Aydım yarı gecede,Neron, çocuk kitaplarında çirkin bir surat,Ve Sezarsa, bir ad, yıkıntılardaAma hançer taşı sankiKoca Kartaca!Hani, kibrit suyu vermişlerdi üstüneBak nasıl alıyor, yigit,Binlerce yıl da sonraAlıyor yesil Vurur dağın doruğundanAtmacamın …