Nurdal Durmuş, Mevlana ilim adamı değil, kapital bir marka artık!

Ne olursan ol gel demedi aslında “Her şeyden önce insan ol, öyle gel” dedi, ama anlayamadık.

Öylece destursuz girdik dergaha.

Hamdım, piştim, yandım” dedi ‘kamışlıktan koparılmış ney’in hikayesini anlattı yine anlayamadık.

Eline eteğine yapıştık, postuna dergahına yapıştık ama O, elimize ilim tutuşturdukça, biz paraları kapıştık.

Mevlana diye ‘pideci, lahmacuncu, etli ekmekçi, otelci, turizmci, şekerci, çaycı’ olduk yetmedi; Şems’ini pare pare edebiyatımızın edepsizliğine kurban ettik. O “aşkın gözyaşlarını” akıtırken biz iliklerine kadar duygu ve para sömürdük.

Mevlana Sektörü diye ticari bir sermayenin ortağı yaptık, ama yine yetinemedik.

O, dünle beraber gitti, düne ait ne varsabugün yeni şeyler söylemek gerek’ dedikçe biz yeni kapital kanallar bulup daha fazla nasıl sömürürüz [duyarsızlığını] kuşandık!

Mevlana bir ilim adamı değil, kapital bir marka artık.

Maalesef, değeri ilim olan Mevlana’yı öldürüp, yerine piyasada alınıp satılabilen bir eşyaya dönüştürdük.

Mevlana, belediyecilerimiz için oy, politikacılarımız için küresel barış güvercini, sosyetemiz için huzur elçisi, günahlarımız için vicdan rahatlatıcı, esnafımız için para kapısı, edebiyatçılarımız için çok satanlar listesinde hep bir numara artık. Kimse yeni şeyler söyleme peşinde değil; aksine eskiye ait, nitelikli, saf, yalın ne varsa hepsini tüketme derdinde.

Mevlana, Allah dostuydu şimdi popüler kültürün içi boşaltılmış bir öğesi.

Mevlana, İslam davetçisiydi; şimdi hoşgörü adı altında sınırsız bir Hümanizm sembolü.

Mevlana, yanmak, pişmek, insan olmaktan bahsederdi; şimdi düğünlerden içkili mekanlara, resmi törenlerden sünnet merasimlerine, festivallerden şirket toplantılarına kadar edep, ilim, irfan bilmeyen cahillerin ve cebine elini sokanlar tarafından ateşe atılıyor.

Farkında mısınız bir nevi para karşılığı Rûmî Meditasyon diye yeni bir sağlık sektörümüz, hatta yeni bir dini akım tehlikemiz bile var.

Söz çoğaltan Mevlana, şimdi hayat azaltıyor.

Mevlana ilimdi, kalplerde dirilişti, akıllarda bilgelik, eylemlerde kılavuz… Şimdilerde kapital bir marka ve turizm elçimiz!

Sanki Mevlana, dünyadan elini eteğini çekmiş, ilim irfanı bırakmış, neyini kılıfına koymuş, postunu ateşe atmış, dergahını ticarete açmış.

Sanki Mevlana, kimsenin doğrusu-yanlışı, inanışı önemli değilmiş de “ne olursa olsun gelsin”ciymiş gibi bir yanlış algıya ve iftiraya maruz kalan bir amaçsız artık.

Mevlana Allah’a âşıktı, şimdi vahşi Kapitalizm ile bir olmuş maddeye tapıyor!

Mevlana Müslümandı, şimdi hümanist!

Mevlana aşıktı, şimdi berduş!

Bu kadar vahşi pazarlama olur mu?

Mevlana her şeyi dedi, ama kimseye “Beni bu hallere koyun demedi.”

Mevlana modern zaman filozofu değil, Allah dostu!

Mevlana Gandi değil, bir ilim adamı.

Mevlana hümanist değil, bir Müslüman.

Mevlana siyasetçi değil, bir şeyh.

Mevlana tüccar değil, bir âşık.

Mevlana söz azaltan değil, söz çoğaltan.

Nurdal Durmuş

İZDİHAM

Eğer yeni bir şey başlatmak istiyorsanız her şeyi unutmak gerek. İzdiham yepyeni bir heyecan, tasarım, içerik ve estetik ile okurlarının karşısına geçiyor.

Türkiye’de yeni bir dergicilik anlayışının öncüsü olacak bir çalışma ile İzdiham bütün heyecanını ve her şeyi en iyi şekilde yapma düşüncesini bütün sayfalarına taşımış. izdiham dergi 41. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.



.

2 Comments

Bir Cevap Yazın