26 Mayıs 2024

Mustafa Yördan, Zehirli Sarmaşık

ile izdihamdergi

Doğum ve Aşk

/Yaşamak; disiplinler arası geçişken isyanımız/

Sancısı bir ceninin bilmem kaç asır sürdü

Doğmadan ana rahmi dileğini öldürdü

Ak sakallı dedelerden arta kalan düşlerle

Yaşamak sahnesinde ilk perde gülüşlerle

Ses ve efekt değişti şimdi toz duman her yer

Yeni bir senaryoyla dönüşmeye mukadder

Dua diye öğrendi, baba sesi üç ezan

Sıradan temenniler kulaklarında kalan

Ziyaretler hep suni, kıymeti yok mu günün

Lohusalı bir anne memesinde öğünün

Ve derken büyüdün, büyümek insan işi

Yaşamak gerek şimdi bugünü ve geçmişi

Önce iman etmeli Allah ki var edendir

Yoksa varlık dediğin ne saçma bir nedendir

Bütün bunlar böylece sürüp gitti bir ömür

Menşei suallerin ana rahminde çürür

Berrak bir su gibiydi kavga sona erince

Yaşamak dedikleri pek keyifsiz eğlence

Bu döngü ibret kalmalı dedi kendi kendine

Yılan çıyan börtü böcek hepsi dengi dengine

Asırlardır aynı kavga dilden dile dolaşan

Kimini ihya edip kimiyle hayvanlaşan

Bir sarmaşık gibidir şifayı zehreyleyen

Hayat adlı treni ölümle frenleyen

Son istasyon sûrunu işittik ne kıyamet!

İsrafil’e bir nazar ve esas istikamet

Ne cennet ne cehennem annenin söylediği

Burda başka bir hâl var ademin ölmediği

Bu bilinmezde saklı gizlerle dolu evin 

İşte final sahnesi -iyi ki doğdun- ey cenin

İZDİHAM