Mustafa Karasoy, Gün Ağarırken Terk Edilecek Siperler İçin Kazı Çalışmaları

insanın yatağında nehre dönüştüğü
çocukluğunun kangrene sardığı vakit
hınçla bölüyor elindeki ekmeği
yedi kişi oturulan sofrada ağlamak
çünkü
yelkenleri doldurmuyor

naylonun damıtılıp kalp yapıldığı bir zamanda
topuklarına basmamaya yemin ettiğim ayakkabılarımı
çizgili yüzümü bir de korumaya çalışırken
kadınlar ellerinde badem çiçekleri
geldiler
yılbaşı süsü satılıyordu çarşılarda
terli ve kirliydim
yanımda yürüyordun
elinin titreyişini tanıdım
omzunda göç kusuru, ayakların çıplak
hür ağzın, çöle düşenin sarıldığı
bunu söylemiştim, istasyonsuz bir yerde sabaha karşı
-benim de evim çöl, çöl benim de evimuyudum,
uykum denize vurdu

kanla başlıyor insan hayata ve kanıyor dostlarıyla
kelimenin sesinle bulduğu güzelliğe kıyılmaz sanarak
sızlayan bacaklarına ve söylerken dilinin çapraştığı
isimlere kıyılmaz sanarak hayret ettim
yürüyen adamların kaburgalarındaki cesarete
uşaklarını ve tanrılarını ceplerinde taşıyorken

sınırı geçebildim, sen oradaydın çünkü
yarasalara bakardın geç kalmış gözlerinle
bellidir insanın nerede öleceği, bilirdin
kanın ne zaman akacağı bellidir
adın tam orta yerdedir umut varsa
varsa insanın saklanabileceği bir kuyu

ben bunları söylerek sana
söylerek bunları ve tüm diğerlerini
borçlarımı ödermiş gibi yapıyorum
badem çiçekleri açıyor badem çiçekleri yeniden

şimdi çek kanını kuyudan, sür kelimelerini,
kırpışan tan yeridir, serçelerle ağaran
kiraz ağaçlarıyla, ezanlarla ağaran
bak ne koynundaki kadından fayda var ne sırtındaki çantadan
seninmiş terk edilmiş ev
senmişsin yüzlere kara diye sürülen bunu unutma.
unutma öfkesiyle insan yağmuru bile dindirebilir.

senden sonrasını hatırlamıyorum

Mustafa Karasoy, Birnokta

İZDİHAM

İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.
Unutamayacağınız bir sayıyla karşınızdayız.

Edebiyat, edebiyatçılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir diyen İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı.

İlk sayısından itibaren özgün bir tavırla halkın nabzını tutan ve hayatın içinden sesleri sayfalarına taşıyan İzdiham Dergisi 45. Sayısıyla da tüm dünyanın içinde bulunduğu bir tabloya kapağında yer verdi. Türkiye Günlük İnsanlık Endeksi tablosuyla son yaşananlara apayrı bir pencereden bakan İzdiham Dergisi arka kapak tasarımında da yine bir insanlık tablosuyla karşımıza çıktı.

 ‘Artık eskisi kadar yakın olamayız’ temalı İzdiham Dergisinin 45. Sayısında Özer Turan, Rümeysa Kocaman, Gökhan Özcan, Ali Ayçil, Abdullah Harmancı, Güven Adıgüzel, Mehmet Narlı, Bülent Parlak, Seda Nur Bilici, Bekir Şamil Potur, Emine Şimşek, Sümeyye Özbay, Adem Maksatsız, Nurdal Durmuş, Esma Koç, Yaşar Ercan, Ahmet Aslan, Halil Ecer, Ahmet Can, Turan Karataş, Selahattin Yusuf, Onur Bayrak, Berat Karataş, Enes Aras, Gökçe Yüksel, Muhammed Güleroğlu, Mehmet Ercan, Yasin Kara, Hüseyin Hakan, Dilek Kartal gibi edebiyat camiasının önemli isimlerinin yazmış olduğu içerikte kapak kadar çarpıcı metinlere yer veriliyor.

Yorumlar!

Bir Cevap Yazın