Michel Foucault, Kanton Yargıcının Raporu

3 Haziran 1835, öğleden sonra saat bir’de,

Bize, Fronçois-Edouard Boudin, Aunay Kanton Yargıcı, yanımızda Louis-Léandre Langliney, katibimiz de bulunduğu halde,

Aunay komün başkanı tarafından, adı geçen Aunay komünü, Fauchterie köyünde, mal sahibi ve çiftçi, bize dendiği üzere sabahtan beri evde olmayan malum Pierre-Margrin Rivière’in ikametgâhında korkunç bir cinayet işlediği bildirildi, beraberimizde kanun gereğince usulüne uygun olarak çağırılı Aunay komün başkanı, ve ikisi de Aunay’da ikamet etmekte olan Messrs. Morin, doktor ve Cordier, yerel sağlık görevlisi de olduğu halde vakit geçirmeksizin adı geçen konuta gittik.

Kuzeyde Aunay’dan Saint-Vignal’e giden bir mahalli bir yolla çevrelenen, güneyde kapı gibi açılan bir pencere ve bir kapıyla ve kuzey yönünde de camlı bir kapıyla aydınlanan bir evin geniş bir oda olarak kullanılan zemin katına girmemiz üzerine yerde yatan üç ceset bulduk, bunlar (1) kırk yaşlarında, öldürüldüğünde hâlâ üzerindeki lapayı pişirmekle meşgulmüş gibi göründüğü ocağa sırtı dönük yatan bir kadın. Kadının üzerinde hergünkü sıradan elbiseler var ve saçları karışık; boyun ve kafatasının arkası derinden kesilmiş ve “palalanmış”; (2) üzerinde mavi bir ceket, pantolon, çorap ve ayakkabılar olan, kafası arkadan oldukça derinden ayrılmış olarak yerde yüzükoyun yatan yedi-sekiz yaşlarında küçük bir oğlan çocuğu; (3) üzerinde pamuklu basma bir elbise, çorap olan, ayağında ayakkabı veya tahta terlik olmayan, ayakları bahçeye açılan kapının eşiğinde güneye doğru sırtüstü yatmakta olan, dantel makaraları kucağında, pamuklu kepi ve cinayet sırasında koparılmış gibi göürnen bir avuç saçı ayaklarının dibinde duran bir kız; yüzün ve boynun sağ tarafı çok derinden “palalanmış”. Tahta terliklerinin hâlâ orada duran sandalyenin ayakları dibinde olmasından, talihsiz genç şahsın düştüğü yerin karşı tarafındaki camlı kapının yanında dantel işlediği anlaşılıyor.

Bu üçlü cinayetin kesici kenarı olan bir aletle işlendiği anlaşılıyor.

Kurbanların isimleri: birinci, Victorie Brion, Pierre-Margin Rivière’in karısı; ikinci, Jules Rivière; üçüncü, Victoire Rivière; son ikisi ilk adı geçenin çocukları. Dolaşan söylentiler, Pierre Rivière adlı şahsı, öldürülen kişilerin oğlu ve kardeşi, bu suçun faili olarak suçladığından zanlının ona suç yüklendikten hemen sonra kaçtığını tesbit etmemiz üzerine, olaydan, Le Mesnil Auzouf jandarma karakol çavuşunu haberdar ettik ve bu subaydan şahsın aranmasını ve eğer mümkünse tutuklanmasını rica ettik.

Annenin hamile olduğunu herkesin bildiği olgusuna dikkati çekerek Messrs. Morin ve Cordier’den ölüm sebeplerini araştırmak ve belgelemek için gerekli adıların atılmasını rica ettik, bu ricamıza, bu gibi durumlarda gerekli olduğu üzere, usûlüne uygun olarak yemin ettikten sonra uydular.

Tıp görevlileri bu incelemeyi bizim önümüzde tamamladılar ve raporlarını şahsımıza verdiler, biz de imzalayıp, kanton mahkemesi mührüyle mühürledikten sonra, raporu bu belgelere iliştirdik.

Michel Foucault
İzdiham

İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.
Unutamayacağınız bir sayıyla karşınızdayız.

Edebiyat, edebiyatçılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir diyen İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı.

İlk sayısından itibaren özgün bir tavırla halkın nabzını tutan ve hayatın içinden sesleri sayfalarına taşıyan İzdiham Dergisi 45. Sayısıyla da tüm dünyanın içinde bulunduğu bir tabloya kapağında yer verdi. Türkiye Günlük İnsanlık Endeksi tablosuyla son yaşananlara apayrı bir pencereden bakan İzdiham Dergisi arka kapak tasarımında da yine bir insanlık tablosuyla karşımıza çıktı.

 ‘Artık eskisi kadar yakın olamayız’ temalı İzdiham Dergisinin 45. Sayısında Özer Turan, Rümeysa Kocaman, Gökhan Özcan, Ali Ayçil, Abdullah Harmancı, Güven Adıgüzel, Mehmet Narlı, Bülent Parlak, Seda Nur Bilici, Bekir Şamil Potur, Emine Şimşek, Sümeyye Özbay, Adem Maksatsız, Nurdal Durmuş, Esma Koç, Yaşar Ercan, Ahmet Aslan, Halil Ecer, Ahmet Can, Turan Karataş, Selahattin Yusuf, Onur Bayrak, Berat Karataş, Enes Aras, Gökçe Yüksel, Muhammed Güleroğlu, Mehmet Ercan, Yasin Kara, Hüseyin Hakan, Dilek Kartal gibi edebiyat camiasının önemli isimlerinin yazmış olduğu içerikte kapak kadar çarpıcı metinlere yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın