Macar Sinemasından 12 İyi Film

Teströl és Lélekröl (Beden ve Ruh)

Bir mezbahada yöneticilik yapan ve pek de konuşkan sayılmayan Endre’nin hayatı, mezbahayı denetlemek için gelen Maria’nın ortaya çıkması ile tamamen değişir. Endre, görür görmez etkilendiği Maria’ya karşı olan duygularını kendine bile söyleyemez. Maria’nın kılı kırk yaran tavrı da bu durumu kolaylaştırmamaktadır. Fabrikada gerçekleşen hırsızlık olayının soruşturması devam ederken bu iki insan aslında her gece kimsenin bilmediği bir alemde buluşmaktadır.

Jupiter Holdja (Jüpiter’in Uydusu)

Aryan ve babası, Suriye’den botla Macaristan’a kaçmıştır. Sınıra vardıkları sırada çıkan kargaşada ırkçı bir polis memuru tarafından vurulan 19 yaşındaki Aryan, korku ve dehşet içinde son nefesini vermeye hazırlanırken, götürüldüğü mülteci kampında mucizevi bir
şekilde hayatta kalır.

Olağanüstü bir şekilde göğe yükselen Aryan’ın mucizelere olan inancı artsa da içine düştüğü olaylarda bu yeteneği bile yeterli olmayacaktır. Aryan, sınırda kaybettiği babasını ararken aynı zamanda içine girmiş olduğu yeni dünyanın zorluklarıyla ve bir yandan da geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

Tiszta Szívvel

İki fiziksel engelli genç yaşamak için sebep ararlar ve tekerlikli sandalye ile yaşayan bir tetikçi ile takım olurlar.

Saul Fia (Saul’un Oğlu)

Film, naziler tarafından toplama kampında iş yapmaya zorlanan “Sonderkommando”lardan Yahudi esir Saul’un hayatının iki gününe odaklanılıyor. Saul, bir gün cesetlerin yakıldığı imha fırınında oğlu olduğunu düşündüğü bir çocuğun cesedini görür. Saul, oğlunun cesedini yakılmaktan kurtarıp usulünce toprağa vermeyi takıntı haline getirecektir.

Liza, a Rókatündér (Tilki Perisi Liza)

Macar yapımı, masal gibi bir romantik komedi. Liza, gerçek aşkı arayan genç bir hemşiredir. Bakıcılığını yaptığı yaşlı kadın, eski bir Japon konsolosun karısıdır ve Liza’ya Japonca öğretmektedir. En sevdiği Japon romanı tekrar tekrar okuyan Liza, bir yandan da beyaz atlı prensi ile tanışma hayalleri kurmaktadır.

Bir gün, 60’lı yıllarda yaşamış olan Japon pop şarkıcısı Tomy Tano’nun ruhu ile karşılaşır. Tomy, Liza’yı kıskandığı için ona büyü yapar. Bundan sonra ona yaklaşan her erkek ölecektir. Hayatının aşkına kavuşmayı her şeyden çok isteyen Liza, bu laneti bozmanın bir yolunu bulmak zorundadır.

Fehér Isten (Beyaz Tanrı)

3 yaşındaki Lili’nin annesi ve babası ayrı yaşamaktadır. Annesinin bir yurtdışı seyahatine çıkması üzerine, Lili köpeği Hagen ile babasının evine yerleşir. Ancak Macaristan’da yeni çıkan bir yasa gereği melez köpeklerin sahipleri tarafından evde beslenmesi zorlaşmış ve ağır vergiler gelmiştir. Bu yüzden saf ırk olmayan köpekler sahipleri tarafından dışlanmaktadır. Lili’nin babası da tıpkı diğer köpek sahipleri gibi Hagen’i istemez ve onu sokağa atar. Lili bu duruma çok üzülür ve köpeği Hagen’i canla başla her yerde aramaya başlar. Sokakta hayatta kalma mücadelesi veren Hagen’in başına gelmeyen kalmaz. Köpek yakalayıcıların elinden kaçsa da, önce kurnaz bir dilencinin eline düşer, sonra da bir köpek dövüşü eğitimcisine satılır.

Artık Hagen için hiçbir şey eskisi gibi değildir. İnsanların köpeklerin dostu olmadığını anlar ve diğer köpeklerle birlikte insanlara savaş açar. İntikamları acı olacaktır.

A Nagy Füzet (Defter)

2013 Macaristan yapımı film, 2. Dünya Savaşı sırasında büyükannelerinin yanına gönderilen 13 yaşındaki ikiz erkek kardeşlerin hikayesini anlatıyor. İçinde bulundukları koşullar nedeniyle artık çocukluktan çıkan kardeşler, yaşadıkları her şeyi son derece objektif bir şekilde bir not defterine kaydetmektedirler.

A Torinói Ló (Torino Atı)

Filozof Friedrich Nietzsche’nin aklını kaybetmesine yol açtığı söylenen, kırbaçlanan bir atın hikayesinden ilham alıyor. Macar kırsalında kızıyla beraber sefil bir yaşam süren çiftçinin sıradan yaşamı, sizi uzun monologlarıyla ilginç yan karakterlerle taınştırırken, insanın doğa karşısındaki küçüklüğünü de hatırlatacak.

Taxidermia (Tahnitçilik)

Mide bulandırıcı, tiksindirici fakat her anında Gilliam-vari, büyüleyici ve sıradışı bir görsel estetik yakalayan Taxidermia’da bir aileden üç kuşak erkeğin hikâyesine tanık oluyoruz: Büyükbaba, baba ve oğul. 2. Dünya Savaşı sırasında görevli olan büyükbaba, garip fanteziler diyarında yaşar; en büyük arzusu, aşktır. Dev bir cüsseye sahip olan baba, savaş sonrası Sovyet döneminin atletidir; hedefi başarı kazanmak, yarıştığı dal ise hızlı yemek yemektir. Torun, ufak tefek, edilgen bir tahnitçidir; ancak arzusu babasından da büyükbabasında da daha büyüktür: Ölümsüzlük. Kendi bedenini tıpkı bir hayvan postu gibi doldurarak ölümsüz bir sanat eseri yaratma peşindedir. Filmde tarihi gerçekler sürreal bir anlatımla birleşerek bir tür büyülü gerçekçilikte harmanlanıyor.

Nimród Antal (Kontrol)

Mecazi anlamda da olsa hayalet trenleri, hayalet karakterler, metro sisteminin altında hayatlarını sürdürmektedirler.

Bulcsu’nun hayatı bir zamanlar yukarıdayken ve gerçek insanlar arasında işten eve gidip, arada sırada sinemada ya da güzel restoranlarda vakit geçirirken şimdi o hayatın yerinde soğuk, yalnız bir düzeni vardır. O ve metro bilet kontrolörü olan arkadaşları trenleri devriye gezmek zorundadırlar. Bu kayıtsız, ilgisiz yolcular ile olası bir sevgi ihtimali, rekabet üzerine kurulu bir rejim ve hepsinin ötesinde gizemli bir seri katil gibi kavramlarla yüz yüzedirler.

Sunshine (Günışığından Bir Damla)

Bir aile ve üç nesil: Sunshine; 19.yy’da Avusturya Macaristan İmparatorluğu’nda yaşayan Yahudi Sonnenschein ailesinin fakirlikten zenginliğe ve zenginlikten acıya dönüşen uzun yaşam savaşı. Szabo’nun güçlü hikayesi Macaristan’ın tarihine ışık tutuyor.

1. Dünya savaşı, Macar ayaklanmaları, politik ideolojiler, Hitler’in Macaristan’ı işgali ve bitmek bilmeyen antisemitizmin kalıtsal gücü. Sunshine antisemizme karşı bir ailenin din değiştirmekten, kimliğini reddetmeye giden uzun ve acılı çabalarına ışık tutuyor. Holokost’tan kurtulan ailenin çocuklarının; avukatlıktan, olimpik eskrim şampiyonluğuna kadar uzanan başarılarının sırrı hep kaçılmaya çalışılan geçmişin izlerinde aranıyor.

Kaynak: Sinefesto

İZDİHAM

İzdiham'ın 46. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

 ‘İzdiham, zor zamanlar geçirdiğimiz bu süreçte umutlu bir kapakla karşınıza geliyor. Birçok güzel kalemin bir araya geldiği 46. sayımızda birbirinden ilginç konular, fark etmediğimiz alanlarda kalem oynatan yazarlarımız size kıymetli vakitler geçirecek bir sayı hazırladılar.

Sorun Varsa Umut da Vardır.

Bir Cevap Yazın