Kürşat Çelik’e Sorduk

1991 İstanbul doğumluyum; atadan Karslı, üniversiteden Kütahyalıyım. Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunuyum ve İstanbul’da ikamet ediyorum. Özel bir kurumda öğretmenlik yapıyorum. Dergâh, Mahalle Mektebi ve Postöykü dergilerinde hikâyelerim yayınlandı.

 

İZDİHAM: Niçin yazıyorsunuz?
İmlaya dikkat etmeyip, kafayı takmayacak kadar mutlu ve huzurlu olmadığım için. Herkesin görüp üzerinden kalınca geçtiği incelikleri bir kenara not edip göze sokmak için.

İZDİHAM: Yalnız olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Yalnız olmaya çalışıyorum, tercih edilmiş yalnızlığın kutsallığına inanıp onun için mücadele ediyorum.

İZDİHAM: Edebiyat delilik midir?
Deli olup dünyaya kahır çektirmek varken akıllı olup dünyanın kahrını çekmektir, edebiyat.

İZDİHAM: Sizi özetleyen en iyi cümle nedir?
Kararsız atlar koşmadan yorulur.

İZDİHAM: Sizi yazmak mı daha çok heyecanlandırıyor; yoksa eserlerinizin okunması mı?
Okunabilecek nitelikte güzelliğe sahip bir eser yazmak.

İZDİHAM: Yeni bir kitap yazmayı düşünüyor musunuz?
Bir kitap yazmayı düşünüyorum, inşallah. Bu bir, belgisiz olan bir.

İZDİHAM: Derin sularda yüzmek mi; yoksa beş yıldızlı bir otelin havuzu mu?
Beş yıldızlı bir otelin havuzunu gören katlarından birinde camın önünde oturup çay içmek.

İZDİHAM: Yürümek mi makam aracı mı?
Yürümek, üç kere.

İZDİHAM: Boş zamanınız var mı?
Olsun diye elimden geleni yapıyorum, zamanın boşluğunda kafamın doluluğunu tartmak acayip bir huzursuzluk verir bana. Bu da kendime ayırdığım mükemmel bir vakit olur.

İZDİHAM:Size sorulduğunda en nefret ettiğiniz soru hangisidir?
Atanmayı düşünmüyor musun? Atanmayı değil ama at almayı düşünüyorum.

İZDİHAM: En sık kullandığınız kelime hangisi?
Aynen.

İZDİHAM: Kıskandığınız bir yazar var mı?
İyi yazan herkesi kıskanıyorum ama hasetlik gütmüyorum, onu iyi yazdıran Allah’ın varlığını düşünüp “Hay kurban olduğum, ne de güzel yazdırıyor; keşke bana da yazdırsa!” diyorum. Sonra da o, iyi yazmış ya ben biraz daha yazmayayım, diyorum.

İZDİHAM: Nobel edebiyat ödülü sizin için ne ifade ediyor?
Hiçbir şey. Benim kalbimin Nobel’ini alamayan hiçbir eserin ödülü beni alakadar etmiyor. Herkesin Nobel’i kendine sonuçta, Nobeller ve Nobeller tartışılmaz.

İZDİHAM: Yazdığınız metnin bitmiş olduğunu nasıl anlıyorsunuz?
Acaba nasıl oldu, sorusu kalbimde işaretlendiğinde bitmiş olduğunu anlıyorum. Yazdığım şeyden küçük çaplı bir nefret duyuyorum, bu muydu yani diyorum, o zaman benim için bitmiş oluyor.

İZDİHAM: Okumaktan keyif aldığınız yerli yazarlar var mı?
Ben genellikle yerli yazarları okumaktan keyif alıyorum. Birden çok isim var ama isim vermeyeyim.

İZDİHAM: Türkiye dışında başka bir ülkede yaşasaydınız bu hangi ülke olurdu?
Hakkında hiçbir fikrim olmadığı halde Yeni Zelenda.

İZDİHAM: Sizi diğer yazarlardan farklı kılan nedir?
Henüz yok, şimdi ben de herkes gibiyim. Ancak olduğu gün kendime yazar diyebileceğim. Aynı hedefe ok atan onlarca kişiyiz; en tez öldüren oku atacak kişi ötekilerle arasına bir fark koymuş olacak. Nasip.

İZDİHAM: Çay mı portakal suyu mu?
Çay, üç kere. Romantizmi yapılmayanından.

İZDİHAM:Okurlarınızla aranızda bir gönül bağı var mı?
Okunmuşsam gönül bağı da kurulmuştur. Derme çatma kurduğum viranelerime vakit ayırıp okuyana gönül bağı kurmasam ben gönülsüzlük etmiş olurum.

İZDİHAM: Yazarlık kurslarına inanıyor musunuz?
Allah’tan kabiliyetli olanlara öncelikle okuma sonra da yazma disiplini verme açısından faydalı olduklarına inanıyorum. Yazmanın öğrenmesi olmaz yalnızca doğru yazabilmesi için yön verir. Öğrenilmiş yazmalar, Ekşi Yüz sakızları gibi ilk anlar rahatsız eder ekşiliği gittiğinde de bayat tadı verir.

İZDİHAM: En sevdiğiniz Edebiyat Dergisi hangisi?
Başımızda bir büyük olarak gördüğüm Dergâh.

Kürşat ÇELİK
İZDİHAM

izdiham dergi 42. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın