Kendi İçine Düşenler Ansiklopedisi

Doğukan İşler, Selman Bayer’in “Kendi İçine Düşenler Ansiklopedisi”’Nin Kahramanı Sûhan Tecimer İle Söyleşi yaptı.

Sûhan Tecimer, Selman Bayer’in “Okur Kitaplığı”ndan çıkan ilk romanı Kendi İçine Düşenler Ansiklopedisi’nin başkahramanı. Kendisi edebiyat dünyasında henüz çok yeni. Bu onun ilk roman kahramanlığı. Daha önce hiçbir romanda görünmeyen bu yeni kahramanımızla ufak bir söyleşi yaptım. Bakalım neler diyor Sûhan Tecimer bizlere:

 

Öncelikle edebiyat dünyasına hoş geldiniz. Bildiğimiz üzere, bu sizin ilk roman kahramanlığı denemeniz. Neden bir ilk romanda kahraman olmayı terci ettiniz acaba?

– Ne bileyim işte, kıskandım belki. (sf.34)

Demek bir kıskançlıkla başladı roman karamanı olma maceranız. Nasıl bir kıskançlık peki? Biraz açabilir misiniz?

– İnsan kendi içine düşünce bunu daha iyi anlıyor. (sf.67)

Yani bunu anlamak için bizim de düşmemiz gerek kendi içimize! Selman Bayer’le nasıl tanıştınız peki? Ya da şöyle sorayım: O sizi nasıl buldu?

–  Çocukken çok sevdiğim bir tekerlemeyle cevap vereyim. Portakalı soydum, ben içimi oydum. Ben bir yalan uydurdum, adını Sûhan koydum. (sf.72)

Ortada bir “yazar / karakter” çatışması ya da “hem hal”liği var demek. Peki, bir roman kahramanı olmak nasıl bir duygu? Kısaca nasıl açıklarsınız bu durumu bize?

-Bir kere çelik gibi bir sabrınız olması gerekir. Sonra itaatkâr ve sessiz biri de olmak lazım. (sf.98)

Tabii bir de bu sizin ilk roman kahramanlığınız, zor olmalı gerçekten de. Selman Bayer bir yazar olarak ne kadar zorladı sizi acaba?

-Amirler de kadınlar gibidir, onlar sizi değil de siz onarı idare edersiniz… (sf.103)

Ama az önce tam tersini söylemiştiniz Sûhan Bey, çeliştiniz kendinizle. Ayrıca bir roman kahramanının yazarına “Amirim” demesi de pek güzelmiş!

-O ağırbaşlı günler geride kaldı artık. (sf.110)

Yalnız aman Selman Bayer duymasın bunları, özeleştiriniz ister, neme lazım!

-Bu yeni modeller küstah ve terbiyesiz oluyor genelde. (sf.110)

Haha! Çok da şakacı ve ironi dolu birisiniz. Oğuz Atay karakterlerine benzetmekte haklılar sanki sizi, ne dersiniz?

-Esrarını Atay’dan aldım, çaldımsa miri malı çaldım. (sf.162)

Sanırım yine Selman Bayer’in sesi girdi araya. Ya da öyle değildir, kim bilir. Sizinle daha uzun bir sohbet etmek isterdim ama kitabı okumayanlar için ağır “spolier” olur bu! Son olarak bize bir şey söylemek ister misiniz? Kendiniz hakkında, Selman Bayer hakkında ya da kitap hakkında?

– Koca koskoca bir karanlığı kırık dökük hatıralarımla yeniden boyamaya çalıştım. Bir boyama kitabı oldu. Geriye kalan renkler de kendiliğinden gelir artık. (sf.294)

Doğukan İşler

İzdiham

İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.
Unutamayacağınız bir sayıyla karşınızdayız.

Edebiyat, edebiyatçılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir diyen İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı.

İlk sayısından itibaren özgün bir tavırla halkın nabzını tutan ve hayatın içinden sesleri sayfalarına taşıyan İzdiham Dergisi 45. Sayısıyla da tüm dünyanın içinde bulunduğu bir tabloya kapağında yer verdi. Türkiye Günlük İnsanlık Endeksi tablosuyla son yaşananlara apayrı bir pencereden bakan İzdiham Dergisi arka kapak tasarımında da yine bir insanlık tablosuyla karşımıza çıktı.

 ‘Artık eskisi kadar yakın olamayız’ temalı İzdiham Dergisinin 45. Sayısında Özer Turan, Rümeysa Kocaman, Gökhan Özcan, Ali Ayçil, Abdullah Harmancı, Güven Adıgüzel, Mehmet Narlı, Bülent Parlak, Seda Nur Bilici, Bekir Şamil Potur, Emine Şimşek, Sümeyye Özbay, Adem Maksatsız, Nurdal Durmuş, Esma Koç, Yaşar Ercan, Ahmet Aslan, Halil Ecer, Ahmet Can, Turan Karataş, Selahattin Yusuf, Onur Bayrak, Berat Karataş, Enes Aras, Gökçe Yüksel, Muhammed Güleroğlu, Mehmet Ercan, Yasin Kara, Hüseyin Hakan, Dilek Kartal gibi edebiyat camiasının önemli isimlerinin yazmış olduğu içerikte kapak kadar çarpıcı metinlere yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın