Karanlığın Estetiği: Erol Budan

Müzik; her şeyden önce yansımadır. Bu yansıma her ne kadar terminolojinin içerisinde kendine yer bulamamış olsa da , var olanı anlamlandırmak için , insan her daim terminolojiye ihtiyaç duymaz. Bazı şeyler ; kendi parçasıyla bütünleşir sadece –ya da tam tersi-. Arabesk , her şeyden önce parçalanıştır. Bu parçalanış salt yitiriliş ile eş anlamlı değildir. İçinde yitirilişin de olduğu , kayboluşun , çığlığın ve yalnızlığın topyekun parçalanışıdır. Erol Budan ise bu parçalanışın en diri dışa vurumudur. Karanlık yansır mı? Her zaman yansımaz şüphesiz ama Erol Budan mikrofonun başına geçtiği an yansıyan tek şey aslında karanlıktır. Orhan Gencebay’ın Ne Oldu Gülüm adlı şarkısında şöyle bir söz vardır; ’’Kalpten kalbe bir yol var ki / Senden gelir sana gider’’ der. Erol Budan , her şarkısında ,  bu yolun bütün dehlizlerini tek başına arşınlamıştır. Karanlığın matemini tutar gibidir ya da bir hüznün –belki de birçok hüznün- matemini sırtlamışçasına şarkı söyler. Kusursuz bir sestir denilse abartılmış olmaz…Kusursuzdur ama bir o kadar da serttir. Naif değildir ama ürkütmez. Kırılgan değildir ama gücünü beyazdan almaz. Erol Budan ; karanlığın matemini tutarken de estetiğin varlık sahasını terk etmez. Fakat bu estetik ; tanımlanan ya da teoriye dökülenden ziyade ; kendi sesinde boğduğu bir öfkedir.

Erol Budan ikisi derleme olan , toplamda dokuz adet albüm çıkarmıştır. Bütün albümleri Bahar Plak ve Kasetçilik şirketinden yayınlanmıştır. İlk albümünü ise Koparamam Kalbimi adıyla 1989 yılında piyasaya sunmuştur ve adı kalıcı olarak zihinlere kazınan albüm de bu olmuştur. Aslında genç denilebilecek bir yaşta (1961 doğumlu) bu albümü yayınlamış olsa da , sesinde gençliğinin pırıltılısından eser yoktur. Tek biri hariç -Gülmesini Bil- , albümde kendine yer bulan bütün şarkılar ; Erol Budan’ın ve döneminin o karanlığını içinde barındırır. Albümün en dikkat çekici özelliklerinden biri de ; toplam 12 şarkının yer aldığı albümdeki bütün eserlerin sözü ve müziği Erol Budan’ın kendisine aittir. Aslında bu , seksenlerin sonunda pek rastlanılan bir durum değildir. Bazı özel sanatçıların dışında , çoğu sanatçı söz ve müziği kendilerine ait olmayan çalışmalar ile adından bahsettirirlerdi.  Fakat Erol Budan o dönemde bunu tercih etmeden , kendini ortaya koymayı başaran nadir seslerden biridir. Albümün bütün şarkıları farklı bir öykü anlatıyor olsa da –Hayat Kadını , O Kadın , Dostlarım gibi – iki şarkı ön plana çıkmıştır ve kendi müptelalarını doğurmuştur.

İlgili resim

İlki , albüme de adını veren Koparamam Kalbimi şarkısıdır. Bu çalışma bile tek başına intiharın tetikçiliğini yapar gibidir. Vetodur. Dik duruştur ama bir o kadar da kırılgandır. Şarkı ; introsundaki darbukadan darbeyi vurmaya başlar ve ‘Sana taptım Allah gibi / Söyle ne gelir elden’ sözleri ile tarumar eder. Bir diğer müptelalık şaheseri ise Arkadaşça Sevsen şarkısıdır. ‘Fakat her sevgi aşk değildir inan / Arkadaşça sevsen razıyım yine’ sözleri ile kendi müptelalarına seslenmiş gibidir Erol Budan. Bu sesleniş öyle bir sesleniştir ki sanki bütün damarları , tek bir kanala bağlar. Kan akıtmaz ama neştersiz ameliyat nasıl yapılır , onu çok iyi öğretir. Fakat albümün gizli bir hazinesinden de söz etmeden bu paragrafı kapatmak haksızlık olur. Bu iki şarkının gölgesinde kalan Sevecekse isimli çalışma albümün özeti gibidir. Şarkının introsunda yer alan Darbuka – Bağlama – Keman üçlüsü dinleyeninin bedeninde iz bırakır. ‘Küserim gönlüme , konuşmam /  Ne dünya ne de Ahirette / Seni bir kenarda unutup / Başkasını sevecekse’ diyerek de bu izi defalarca derinleştirir.

Erol Budan’ın asıl müptelalarının oluştuğu albüm ise 1991 yılında gelir. Yine bütün şarkılarının sözü ve müziği (toplam 10 şarkı vardır albümde) kendisine ait olan albümün adı ; Harabe Gönlüm. Fırtınanın başladığı nokta da denilebilir buraya. Dilden dile dolaşan bir efsanenin başlangıcı da albüme adını veren Harabe Gönlüm şarkısı ile olur. Erol Budan karanlığının zirve noktasıdır adeta bu şarkı. Girişteki kemanlardan ‘Büyük bir yıkıma hazırlanın , geliyorum’ der gibidir ve yıkım patlamalarla değil , sükut ile gerçekleşir.

erol budan ile ilgili görsel sonucu

‘Uçurumun kenarına getirdin ömrümü / Harabeye döndürdün garip gönlümü’ sözleri ile sükut şiirsel bir yörüngeye oturur. (Burada bir parantez açmak şart olsa gerek. Uçurumun kenarına ilk gidenin Erol Budan olmadığını da hemen eklemeli. Ömer Lütfi Mete’nin , Gülce şiiri de benzer bir izlekte başlar ; ‘Uçurumun kenarındayım Hızır’ dizeleriyle. Fakat Mete bunu Hızır ile hasbihal ederek yazarken ; Erol Budan , yalnızlığın renksizliğinde haykırır.) Fakat fırtına dinmez ve Git Ne Halin Varsa Gör şarkısı ile daha da ivme kazanır. Uzun bir cümle yazılmasına lüzum bırakmaz ve son söz burada söylenir ; Git Ne Halin Varsa Gör.

  1994 yılına gelindiğinde ise ; üçüncü albümünü yayınlar Erol Budan. Ayrılalım & Mektepli adındaki albümde toplam 10 şarkıya yer verir ve ilk kez kendi dışında birkaç isimler çalışır. Yine de albüme adını veren Ayrılalım ve Mektepli şarkıları da dahil olmak üzere , 6 şarkının sözü ve müziği kendisine aittir. Sözleri Hayri Bağlı’ya ait olan Benden Sana Ne isimli şarkının ise sadece bestesini yapar. Fakat albümün asıl efsanesi Sokaklardayım adındaki şarkıdır. Sözü ve müziği , aynı zamanda albümün yönetmenliğini de yapan Ruhi Birkalır’ın olan bu şarkı , Erol Budan’ın asıl seslendiği o keşmekeşliğin tam ortasında yankılanır.

 Kısa bir aradan hemen sonra da dördüncü albüm 1996 yılında gelir. Dert Babası adındaki bu albümün içerisinde yer alan 10 şarkının yine bütün sözü ve müziği Erol Budan’ın kendisi yapar. Albümün ön plana çıkan bir şarkısı olmasa da Tanrıça ve Resimlerde Kaldık şarkıları ; müptelalarının zihindeki en gizli köşelere yerleştiği söylenebilir.

Fakat bir yıl sonra büyük bir imza ile tekrar müptelalarının karşısına çıkar Erol Budan. Ateşlere Attın Beni & Sensiz Yaşanır mı? albümünü 1997 yılında yayınlar ve toplam 10 şarkının olduğu albümdeki 7 şarkıya imzasını atar. İlk albümüne kıyasla nispeten formun değiştiği bir çalışma olsa da ; albüme adını veren , sözü ve müziği yine Erol Budan’ın olan Ateşlere Attın Beni ve Sensiz Yaşanır mı şarkılarıyla acının hiçbir zaman bitmeyeceğini yineler.

  1998 yılında ise ; Klasikler de denilebilecek iki adet derleme kaset yayınlar. Damardan Arabesk 1 ve 2 kasetleri , bir anlamda o dönemde piyasada olmayan şarkılara ulaşılmasını sağlamak için bir araya toplandı denilebilir.

 Bu derleme albümleri yayınlarken de boş durmaz Erol Budan ve 1999 yılında çıkan Hayatımla Oynuyorsun albümüne çalışır. Toplamda 12 adet şarkının yer aldığı bu albümdeki bütün çalışmaların da sözü ve müziği yine Erol Budan’ındır. Aslında albümün adı bile tek başına yeterken ; Berduş Gönlüm adında bir şarkı daha ekler ki bu albüme ; her iki şarkı da müptelalarının gönlünü ferahlatır. Birlikte okunursa şayet ; Hayatımla Oynuyorsun Berduş Gönlüm….

Son albümünü ise 2003 yılında yayınlar ve piyasadan çekilir adeta. Gecelerden Bir Gece & Dedim Ya adındaki bu albümde yine sadece kendi şarkılarına yer verir Erol Budan. Toplamda 12 şarkı ve uzun bir sükut. Fakat bir manifesto gibidir bu sükut ; sanki çok öncesinden karar verilmiştir bu araya. Albüme adını veren Dedim Ya şarkısındaki ‘Bir ölümlük fani Allah değilsin’ sözleri ile Kendin Bilirsin çalışmasındaki ‘Gideceksen eğer kendin bilirsin’ sözlerini de vasiyet gibi ekler ve kendi gider Erol Budan’ın.

  Erol Budan; müptelaları arasında ‘Sarı Baba’ olarak bilinir. Bir anlamda saçlarından gelir bu lakap. Arabeskin bir sureti yoktur ama o yapışan yaftalardaki surete de hiç benzemez. Kendi müptelaları vardır. Sakindir , hayatında sinirlenmemiş gibidir. Haykırmaz ama varlığını , sesi ile tescillendirmiştir. Hiçbir zaman , meydanların ve statların o taşkınlıklarında bulunmamıştır ama ara sokakların , ıssız limanların , sabahın ilk ışıklarının , yeraltının , bulanık ağlayışların , zor unutuşların , kurak nöbetlerin , korkak vardiyaların , antik aşkların , salt düşlerin , büyük çığlıkların ; o tekdüze ve izbe kaldırımlarında hep yankılanmıştır sesi.

Serdar Aydın

İZDİHAM

izdiham dergi 42. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın