Istvan Örkeny, İki Kısa Öykü

EVDE OLMAK

Küçük kız, yalnızca dört yaşındaydı. Aklı birçok şeye yetmiyordu henüz. Annesi yaşamlarındaki büyük değişimi kavratabilmek için, kızını dikenli tellerin yanına götürdü ve uzaktaki treni gösterdi.

-Ne güzel değil mi? Bak bu tren bizi evimize götürecek.
-O zaman ne olacak ki?
– Evimize kavuşacağız!
-Peki ev ne demek? diye sordu çocuk.
-Bundan önce yaşadığımız yer demek.
-Orada ne var?
– Oyuncak ayıcığını hatırlıyor musun? Belki bebeklerin de duruyordur?
-Anneciğim peki orada gardiyan var mı?
-Hayır yok.
– O zaman, dedi: Oradan kaçabilir miyiz?..

 

 

DANIŞMA

Tam on dört yıl, girişte, küçücük bir sürgülü camın ardında oturup durdu. Kendine sorulacak o bildik iki soruya yanıt verebilmek için.

-Montex ofisleri ne tarafta?
-Birinci katta, solda.

Ve ikinci soru:
-Lastik Atıkları İşleyicisi nerededir?
-İkinci katta sağdan ikinci kapı.

Bu işi on bir yıl başarıyla sürdürdü. Her gelene teklemeden bilgi verdi. Ta ki bir gün camın önüne dikilen kadın, sorusunu yöneltene dek:
-Montex ofislerine nasıl gideceğim?

İşte o an birden uzaklara daldı ve dudaklarından şu cümleler döküldü…
-Hepimiz hiçlikten geldik ve o lanetli hiçliğe döneceğiz!..

Kadın onu şikâyet etmekte gecikmedi. Ancak şikâyet dilekçesi incelenerek geçersiz bulundu.
Olay da büyütmeye değmezdi hani.

Istvan Örkeny- Bir Dakikalık Öyküler
Macarcadan Çeviren: Sevgi Can Aysevener

İZDİHAM

izdiham dergi 42. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın