Hüseyin Kıran, Hiç Söylenmemiş Olana

ey bedenime sürtünen soğuk, beni buğula
tenimdeki hayvanı boğ, aklımı öv ve kutsa
ruhumu biç, biçim ver ona
hatalarımı arkala, bana arsızlık bağışla
durgunluğumu boz, gövdemi döv ve sula
durmazsan kalbim patlayacak, durma
gökyüzümün gürültüsü artıyor, sus de bana
önle beni ve parçala, ama bırak patlasın
yürüt beni ve durdur ve bırak patlasın
patlasın gövdemdeki platin patlayacaksa

ah bu özenli buğu, beni sakla
görülmenin vahşetinden kurtar beni
azalayım biraz ve sahileyim, beni buda
bu kollar fazla bana, bu bacaklar çok
tenimi soy, kaburgalarımı say, beni bağışla
hayvanları, onları anlamamı bağışla
korkuları koktuğum, sesleri duyduğum
ısırdığım, yuttuğum her şey için
durduramadığım kendim için bağışla
kopar kaşlarımı, dirimi dışıma sür
köşelerim azaltılmalı bir bir

içimi ölç ve bil, ben bir başkayım
kuşlarla uçuyorum, insanlarla ayaktayım
kan götürür gövdemi ben bir başkayım
aklım akışkan, bölgelerim bellidir
kendimden al beni, ben bir vahşiyim
çürütücü çünkü bir şeyler besliyorum içimde
bu kabuk ve kabuğun altındaki çığlık
söylenmemiş bir şeyi söylemenin peşinde

Hüseyin Kıran

İZDİHAM

İzdiham 39. sayı çıktı. “Benim içimde biri var. Ne ölüyor, ne sağ bırakıyor.” diyorsanız İzdiham’ı mutlaka okuyun.

İzdiham bu sayısıyla birlikte sinemadan müziğe, edebiyattan psikolojiye kadar birçok alanda farklı bir bakış açısıyla usta ve genç yazarları bir araya getiriyor.

İzdiham, sayıların peşinden değil iyi metinlerin peşinde koşmaya devam ediyor.
Dergimizin 39. Sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın