Halayı Niçin Seviyoruz Tangodan Neden Nefret Ediyoruz?

 

  • Tango’da dans eden iki insanın birbirleriyle kavga mı yoksa dans mı ettikleri çok belli değildir. Bazen ihtirasla erkek kadına veya kadın erkeğe sıkıca sarılır, bazen ise birbirlerini iterler. Bu yüzden tangoda bir tutarlılık yoktur. Halayda ise başından sonuna kadar bir düzen vardır, halay çekme işi karmaşaya da dönse, orada hep bir intizam vardır. Bir kere ‘halay başı’ denilen bir merci vardır, ama tangonun bir başı yoktur, aslında bir sonu da yoktur. Her an bitebilir, her an kadın erkeği havada takla attırabilir, yani tangoda her an her şey olabilir. Halay öyle mi, en fazla davul zurnanın ritmini kaçırıp adımlarını nasıl atacağını karıştırırsın. Hoş karıştırsan da bir şey olmaz ya. Mühim olan eğlenmek ve bir arada olmaktır.
  • Tango her ne kadar sıcak ve ateşli bir dans gibi görünse de aslında mesafeli ve kibirli bir tarafı vardır. Bu bile tangodan soğumamıza en büyük engeldir. Sanki dansçılar birbirlerine hava atar gibi, burunlarından kıl aldırmaz gibi bir haldedirler. Oysa birazdan birbirlerini yere fırlatacaklar, biri diğeri kolları arasında kıstıracak ve birbirleriyle bir samimiyetleri olmasa bile iç içe geçmiş bir halde dans etmeye devam edecekler. Oysa halay çekildiğinde kimse sevmediği birinin elini tutarak halay çekmez. Halay çekenlerde riyakârlık, kandırmaca ve profesyonellik olmaz bu yüzden. Tango bir iş gibidir adeta oysa halay düğünlerin, eğlencelerin ve kutlamaların vaz geçilmez unsurudur.
  • Tango çok masraflıdır. Yok ayakkabısı, kıyafeti, uygun ortamı, ışık sistemi, şık bir pist ve seyirciler… Tüm bunlar kapitalist düzenin bir yemidir. Bu zokayı da kendini üst bir sınıf yerine koyanlar ve kültürlü bir hayat yaşama telaşesine kapılanlar hemencecik yutarlar. “Çocuğunuzu lütfen bir Tango okuluna yazdırın, bakınız göreceksiniz ne kadar sosyalleşecek, yaşama sevinciyle dolacak, kendini daha rahat ifade edebilecek.” Tabii bu söylemler kulağa çok hoş geliyor. İşin arka planında nelerin döndüğünü az çok tahmin edebiliyoruz. Gerçi o kadar da abartmayalım ama sanki bize göre bir dans değilmiş gibi duruyor. Ailemize izletemeyeceğimiz bir dansı neden yapalım ki. Düğünlerde babamızın karşısında bile halay oynayabiliriz ama ben düğünümde eşimle tango yapamam hiç kimse kusura bakmasın.
  • Tango’yu sadece zenginler yapar. Veya zengin gibi görünmeye çalışanlar diyelim. Toplumsal statü olarak kendini yukarıda (!) gösterme telaşında olan insanların ilk hamlesi en yakın dans okulunu gidip tango dersi almaktır. Kursa yazılırlar ve hemen bir partner ararlar kendilerine. Sanki anneleri onları tango müziğiyle doğurmuş, babaları da tango eşliğinde onlara harçlık vermiştir. Oysa düğünlerde halay çekerken her şey iyiydi. Annen babanla tango yapmadı herhalde. Ama sendeki bu lümpenlik, bu burjuva hayranlığı, bu sosyete merakı nereden geliyor acaba? Tabii lafımız size değil, kendisini bu hale sokanlara.
  • Tango sizin olsun, bize halay yeter.

İZDİHAM

Eğer yeni bir şey başlatmak istiyorsanız her şeyi unutmak gerek. İzdiham yepyeni bir heyecan, tasarım, içerik ve estetik ile okurlarının karşısına geçiyor.

Türkiye’de yeni bir dergicilik anlayışının öncüsü olacak bir çalışma ile İzdiham bütün heyecanını ve her şeyi en iyi şekilde yapma düşüncesini bütün sayfalarına taşımış. izdiham dergi 41. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.



.

Bir Cevap Yazın