Fatih Vaconcelos; Kamu Personel Seçmeme Sınavı

insan onurundan bahsediyoruz. bu memleketin gençleri fakir kol hayaller giymeye alıştı deniyor. ortamda iyi giyimli bir kpss var. sözüm meclisten dışarı ama, bu cümle yarım bırakılmış. iki şey eksik yani kısaca insanlık ve onur. “intihar süsü verilmiş bir olay değil bu. sadece kendi intiharını kendisi süslemiş. hepsi bu.” diye savunmalar geliyor. piçin kılıcı kendi kınında beş dönüyor zaten. atamalar da böyle. anladığım şu: bir kişi atlıyor bin kişi uçurum. insan eşrefi mahlukattır derdi dedem, üzülüyorum. fotokopi makinalarını öğretmen diye atayalım. yangın merdivenli apartmanları inşaat mühendisi diye.

ağaç kesme motorlarını orman mühendisi diye çalıştıralım. çarkların yirmilik dişlerinden makina mühendisleri yapalım. kıravattan memur, terli gömlekten işçi, cübbeden züppe, kot pantolondan ara eleman ihtiyacını karşılayalım. çişi gelmiş bir hayatı yaşamaktan bıktık usandık. emek ekmeğe dönüşmüyor nedense. ARKADAŞLAR BİRİ BİZİM EKMEĞİMİZİ ÖNÜMÜZDEN YİYOR. GÖZÜMÜZÜN İÇİNE BAKA BAKA YİYOR. gözlerimizin altındaki mor halkaları ekmeğine katık ediyor. kopan saçlarımı cebime koymaktan yorgunum.

terlikten hayallerle bir yerlere yetişmeye çalışmaktan bıktık usandık. dumanlı bir dağ ile sigara içmek, yıldız takımlarına deplasmana gitmek artık bizden uzak. aramak el yordamıyla kendi kaderini. elimde kalem tornavidaya dönüşüyor.

güneşe “sen büyüksün” demiyoruz ama kpss akşamı akşam oluyor. ölmüş bir sineğin bacaklarını toplaması gibi uzanıyorum yatağa. elimizde kendi serumumuz. bir cinnet sonrası gibi sıkıyorum serumu avucumda. kafamın altındaki yastık boğuyor hayalleri. yağmalanmış bir gençliğin yağmuru beyaz çarşafta. beyaz perdede komedi sürüyor hâlâ.

sevdiğim kızın gözleri takılı avizede. yani güz sırasını savmıyor. beynimi bir takma diş gibi çıkartıp komodinin üstüne koyabilseydim keşke. Allahım üzerimi inşirah suresiyle ört. Allah’ım sen üzerimizden “inşallah atanırsınız” acımasını kaldır. kaldır bizi sınavsız bir sabaha. en çok da neye üzülüyorum biliyor musun: yiğit muhtaç olmuş kuru puana.

bilmiyorum.
bu yazı yarım bırakılmış.
bu hayat.

Fatih Vaconcelos

İZDİHAM

İzdiham'ın 43. Sayısında sürpriz olarak Malkoçoğlu filminin arka perdesini yazan Cüneyt Arkın, Emmy Ödülü'nün sahibi Haluk Bilginer, en sevdiği türküleri liste halinde paylaşan Selda Bağcan yer alıyor. Birbirinden değerli edebiyatçıların ve edebiyatçı olmaya heves eden yetenekli gençlerin yer aldığı İzdiham inanılmaz güzel bir sayı ile karşınızda. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın