Ernesto Che Guevara, Seçmeler

Bir devrimci başkasına atılan tokadı kendi yüzünde hissedendir.

Bir çiçeği öldürebilirsiniz ama baharı öldüremezsiniz.

Devrimcinin görevi devrim yapmaktır.

Gerçekçi olalım, imkansızı isteyelim.

Devrimden başka bir hayat yoktur.

Bir yalan, hangi amaç için söylenmiş olursa olsun  en kötü gerçekten daha kötüdür.

Ne kadar farklı olursa olsun; sana ait olmayana tenezzül etme, ve ne kadar basit olursa olsun senin olandan asla vazgeçme.

Şansın yok, bunu kullan!

Bir, iki, birden çok Vietnam yaratalım.

Ben Ernesto’ydum sadece Ernesto, siz de sadece birşey olarak var olursunuz. Che olmayı kendim istedim, siz de inanırsanız olursunuz, inanırsanız.

Ayakkabılarımın altı delikti;  ama üstü her zaman boyalıydı.

Yoksula gülmedim, zenginliğe özenmedim, faşistleri sevmedim, ezilenleri dövmedim, ben devrimci doğdum, devrimci öleceğim.

En kolayıdır kaybetmek, mesele kazanmak için uğraşmakta. Savaşmadan esir olacağına, savaşarak ölmeli insan aslında.

Çoğu bana maceracı diyecek, evet öyleyim. Ama farklı bir türden. İnançlarını doğrulamak uğruna, postunu tehlikeye atan türden.

Sevgili dediğin güzelliğiyle seni kendine aşık eden değil, sana kendin olabilme şansını verendir.

Aç insanların karnını doyurduğum zaman bana kahraman diyorlar. Bunların neden aç olduğunu sorduğum zaman ise; bana komünist diyorlar.

Ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin… Savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa ve silahlarımız elden ele geçecekse ve başkaları mitralyöz sesleriyle, savaş ve zafer naralarıyla cenazelerimize ağıt yakacaklarsa ölüm hoş geldi, safa geldi.

İnsanda en büyük hata: Karşıdaki insana gereğinden fazla değer vermek değil, kendine hak ettiğinden daha az değer vermektir.

Kaybetmekten korkma; birşeyi kazanman için bazı şeyleri kaybetmelisin. Ve unutma; kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin.

Dizlerimin üzerinde yaşamaktansa,ayaklarımın üzerinde ölmeyi tercih ederim.

Bir devrimci başkasına atılan tokadı kendi yüzünde hissedendir.

Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız. Savaşan, kaybedebilir. Savaşmayan, çoktan kaybetmiştir.

Buraya beni öldürmeye geldiğini biliyorum. Vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın. Ölmeden önce, katiline…

En önemlisi, kabiliyetinizi koruyabilmeniz, dünyanın neresinde olursa olsun her haksızlığı kendinize karşı yapılmış gibi hissetme kaabiliyetinizi. Bu bir devrimcinin en önemli özelliğidir.

 

Ernesto Che Guevara

İzdiham da der ki; bu sözlerin doğru olup olmadığını bilmiyor. Ama bazı sözler gerçekten çok saçma.

İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.
Unutamayacağınız bir sayıyla karşınızdayız.

Edebiyat, edebiyatçılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir diyen İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı.

İlk sayısından itibaren özgün bir tavırla halkın nabzını tutan ve hayatın içinden sesleri sayfalarına taşıyan İzdiham Dergisi 45. Sayısıyla da tüm dünyanın içinde bulunduğu bir tabloya kapağında yer verdi. Türkiye Günlük İnsanlık Endeksi tablosuyla son yaşananlara apayrı bir pencereden bakan İzdiham Dergisi arka kapak tasarımında da yine bir insanlık tablosuyla karşımıza çıktı.

 ‘Artık eskisi kadar yakın olamayız’ temalı İzdiham Dergisinin 45. Sayısında Özer Turan, Rümeysa Kocaman, Gökhan Özcan, Ali Ayçil, Abdullah Harmancı, Güven Adıgüzel, Mehmet Narlı, Bülent Parlak, Seda Nur Bilici, Bekir Şamil Potur, Emine Şimşek, Sümeyye Özbay, Adem Maksatsız, Nurdal Durmuş, Esma Koç, Yaşar Ercan, Ahmet Aslan, Halil Ecer, Ahmet Can, Turan Karataş, Selahattin Yusuf, Onur Bayrak, Berat Karataş, Enes Aras, Gökçe Yüksel, Muhammed Güleroğlu, Mehmet Ercan, Yasin Kara, Hüseyin Hakan, Dilek Kartal gibi edebiyat camiasının önemli isimlerinin yazmış olduğu içerikte kapak kadar çarpıcı metinlere yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın