Davut Yücel, Para Almadım Zevk Aldım

buraları koşarak geçtik görmezden geldik mesela sıçrayan nöbetin yerden uzaklığını ve sırt ağrısını, saatlerin akşamların sahiciliğini sokakların boşaldığı ve bittiği aaa yerdeyiz aslında çok çabuk.

uzun bir direniş için eteklerimiz kısa kalan şeyi umuyoruz biz dişlerimiz çamurlu konuşuyor ağzımız dolu intihar etmek için gülmeyi öğreniyor ayakkabılarımız inanarak.

sizi bilmem ama ben ayakkabılarımın inancını hissedebiliyorum. gıdıklanır mesela en başta. pek konuşmadığım da söylenir ki bu meseleyle bir ilgilisi yok inanç konusuna gelirsek.

yaşamak için pembe giyiyorum ben. uyumak için sarı, bir maruzatım varsa kırmızı yemek yerken lila, yürürken turuncuyu tercih ediyorum. şapka taktığımda gri, telefonla konuşmak için bej. ben zaten hep gözlük kullanıyorum.

veren el alan elden üstün ya satrançta ve sağcılıkta yeme mecburi. bir veriyorum iki alıyorum çünkü. çünkü evet cennet garanti. seni hınzıır.

yerle ilişkimi sorguluyorum o şarkıyı dinlerken. çocukluğum. iş yeri. ev yeri. eğlence yeri. gençliğim. cennet de bir yer sonuçta. benim adım davut, babamınki sami.

şaka şaka. yani yer derken aslında tam gaz belirsiz bir araziden bahsediyorum yerleri ve gökleri inşaa olsun için yarattık ve çoğalttık.

Davut Yücel, Papalar ve Otomobilleri

İZDİHAM

İzdiham 39. sayı çıktı. “Benim içimde biri var. Ne ölüyor, ne sağ bırakıyor.” diyorsanız İzdiham’ı mutlaka okuyun.

İzdiham bu sayısıyla birlikte sinemadan müziğe, edebiyattan psikolojiye kadar birçok alanda farklı bir bakış açısıyla usta ve genç yazarları bir araya getiriyor.

İzdiham, sayıların peşinden değil iyi metinlerin peşinde koşmaya devam ediyor.
Dergimizin 39. Sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın