Charles Dickens’in Karaya Vurmuş Geminin Türküsü Şiiri İlk Kez İzdiham’da

Rüzgar çok şiddetli esti, sular köpürdü
Bir gemi karaya vurdu
Yüz insanoğlu kurtuldu
Kumların üzerine diz çöktü
Altımışı boğulmuştu, altmışı savrulmuş
Siyah kayaların üzerine, vaziyetleri kötüydü
Ve aralarında, yalnız bırakılmış
Biçare bir çocuk bulundu

Kaba saba bir denizci, gemi enkazında kalmıştı
Geri kalan herşeyden uzaktı
Ve küçüğün yalnız başını, saf göğsüne
hafifçe yatırmıştı.
Çöl boyunca seyahat edebilirdi insanlar
onları yan yana görmek için sadece
Görkemli bir coşku verirdi görmek
Denizci ve çocuğu, böyle.

Yokluk içinde, hastalık, açlık, susuzluk
İkisi de hala yaşıyordu bunları, ama biri
Güçlü adam, ilk önce düştü
tüm gücünün bittiğini hissediyordu.
Güvendiği bir dostuna
son kez şöyle konuştu;
Boşluğun ortasında kalan
bu zavallı çocuğu, al benim hatrıma
!”
Sonra çocuğu öptü ve öldü.

Bu yorucu çıkmaz ile mücadele etti adam
Derin orman ve bataklık boyunca
Adam ve kaptan daha sonra her gece geldi
Ateşte ısıtmak için onları,
kaptan bir gün şöyle diyene kadar;
Ey denizci, iyi ve kibarsın
Ama kendini kurtarmak için çocuğu geride bırakıp şimdi
uzaklaşmalısın

Çocuk, ateşin yanında uyuyordu.
“Kaptan, bırak dinlensin sönene kadar.
Tanrı kendi yoluyla bize en iyi olanı öğretecektir “
dedi adam.

Küllük yığınları üzerindeki beyazlıkları gördüler
Çocuğu faydasızca dürttüler
Sanki uyur bırakmak istemiyorlardı.
Bir daha hiç uyanmadı.

Charles Dickens
Çeviri: Ahmet Erbil

İZDİHAM

izdiham dergi 42. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın