Mine Berberoğlu, Senfoni
Gün kırk ikindiden kendini sıyırırken, Yağmur yapraklardan süzülüyor, Güneş hafifçe gösteriyor yüzünü, Ayakkabılarım çamura bulanıyor, Aldırış etmiyorum. Vakit ikindiye doğru, Kahve panjurlu evlerden geçiyorum. Az […]
Gün kırk ikindiden kendini sıyırırken, Yağmur yapraklardan süzülüyor, Güneş hafifçe gösteriyor yüzünü, Ayakkabılarım çamura bulanıyor, Aldırış etmiyorum. Vakit ikindiye doğru, Kahve panjurlu evlerden geçiyorum. Az […]
7-17 Nisan tarihleri arasında düzenlenen İstanbul Film Festivali bu yıl Hollywood’un unutulmaz yönetmeni Otto Preminger‘in on filminin de olduğu dopdolu bir programa sahip. Festivalde az […]
Bir günümüz bile sensiz geçmezken Şimdi mezarına hasretiz anne Issız bir mezarlık, kimsesiz bir yer Gölgesinde ulu, loş bir mâbedin Bir yığın toprakla bir parça […]
Türkiye Yazarlar Birliği’nce (TYB) Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Projeleri’nin desteğiyle düzenlenen “Genç Yazarlar Kurultayı” kapsamında genç yazarlar bir araya geldi. 31 Mart’ta başlayan etklinlik, […]
Öldük, ölümden bir şeyler umarak. Bir büyük boşlukta bozuldu büyü. Nasıl hatırlamazsın o türküyü, Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü, Alıştığımız bir şeydi yaşamak.. […]
Çünkü sen Clarice, her şeyin çer çöp haline geldiği bu dünyada, şeylerin içine kıymet koymasını bilen, bilmekle kalmayıp bu kıymeti sakin tutmak için gönlünü ve mesaisini koşulsuz harcayan birisin. Ama cılız biri!
Unutmayı konu edinen kitaplar çoğunlukla unutmaya ironik yaklaşan kitaplardır. Bellek kaybı ya da yanılması, karakterin hayatında yeni bir hikayenin filizlenmesine sebep olur. Hatıralar ne tamamen […]
Sessiz biri gelir de başını vurur lalelerin: Kim kazanır? Kim kaybeder? Kim koşar pencereye? Kim o kadının adını en önce söyler? Adam saçlarımı bürünendir. Adam […]
Dünya edebiyatına Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Bir Buluşma, Kayıtsızlık Şenliği, Gülüşün Ve Unutuşun Kitabı gibi efsanevi kitapları kazandıran Çek asıllı Fransız roman yazarı Milan Kundera’yı 87. […]
Baudrillard Amerika’da Avrupa kültürünün Amerika ile hesaplaşmasına alışılmadık bir boyut getiriyor. Amerika’yı ne modern Avrupa’yı tanımlayan kavram ve değerlerin tükenmişliğine ya da tıkanmışlığına bir alternatif olarak gören ne de Avrupamerkezci bir kültür ve uygarlık anlayışıyla eleştirmeye yönelen bir kitap bu. Üçüncü bir yaklaşımın, Amerika’yı Amerika olarak anlamanın ve bunu da yerinde, Amerika’nın kendisinde yapmanın zorunluluğunu savunuyor.
Sırdaşlığın Tarihi! af edersiniz! ayakkabılarımı bağlamalıyım, şu sırrı bir dakika tutar mısınız?.. ya bir dakika diyorum, basıp basıp düşüyorum iplerime… aaa olur mu, bırakıp kaçar […]
Artık telaşlı bir akşamdayız Bakışlarımıza ram oluyor tabiat Bizden biridir gizli kalmıştır acıları Meteor nereye düşmüştür Bıçak nereye saplanmıştır Kurşun nereye doğru hız almaktadır Anası […]
Bir korku düştü canıma, acep n’ola benim halim Derman olmaz ise bana, acep n’ola benim halim Canım tenimden üzüle, gitmek yararı düzüle Bu suret nakşı […]
Dedalus Kitap’tan, Sedat Demir’den, kitap kapağından söz edelim önce. Sonrasında isimlerin, anlatıcının anlamsız kaldığı bir dünyanın içinde kaybolalım birlikte. Yazmak bir oyundur her şeyden önce. […]
Eskiden, yâr deyince kalem elden düşüyordu, şimdi ise metrekareye on beş şair düşüyor… Artık elimize kalem almadan da yazabiliyoruz. İnternet dünyasıyla paylaşıyoruz saniyeler içinde yazdığımız […]
Say bademleri, Say acı olanı, uyanık tutanı say, Beni de onlara kat: Gözünü arardım hep, gözünü açtığında, Sana kimselerin bakmadığı bir anda, Örerdim ya o […]
Şairler ölmek istemezler, çünkü ölmek unutulmak, yok olmak demektir. Şairler ölmek isterler, çünkü ölerek yaşamak onlar için hep daha cezbedici bir duygudur! Bu açıdan bakıldığında şair belki de son hamlesini, hayata sınırlar koyan, onu basitleştiren bütün yaşam koşullarına “şiirlerin” ölümsüz dizeleriyle “ölüm” diye bağırarak yapar!
bütün ırmaklar yükselecek ama korkmayın her şey yerli yerinde okullarda ellerinize cetveller vurulacak ve kurtlar mısırları kemirecek mitralyözler üç ayaklara monte ediliyor ve karınlar beyaz […]
Türkiye’nin ilk Roman radyosu kuruldu. İlk konuğu Roman milletvekili Özcan Purçu “Radyo açmak yıllardır kurduğumuz bir hayaldi” diyor. Mersin’de internet üzerinden yayın yapacak radyonun adı: […]
canım senin elinde gölgem senden ibaret her gemiyle gittim, peşinden gittiğimi sanarak hiçbir denizden daha dönmedim çakallar gerçekti, tilkiler, kaba postlar köpekbalıkları gerçekti siz içerde […]
İslam dünyasında diyalektik düşüncenin piri olarak tanınan Mevlâna, Hegel’in öncüsüdür. Münazara ve Diyalektik Klasik düşüncede münazara, yani, “bir konu üzerinde belirli usul ve kurallara […]
O günden sonra kuracak güzel bir cümlem olmadı hiç dünya için. Rüyalarım tüller ve silahlardan bu yana sisli. Kıvrılıp giden dalgın bir yol, yolda […]
14. Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali İstanbul’da 12 Mart’ta başlamıştı. Festival 26-27 Mart’ta Hatay, 2-3 Nisan’da Adana, 9-10 Nisan’da Bodrum, 16-17 Nisan’da Mardin, 23-24 […]
Bir hüznün ağırlığı kelimelerle tartılamaz, bu böyle biline. Ve koca bir hüznün payına düşenin kocaman bir sessizlikten başkası olmadığını da en iyi sen bilirsin anne. O halde gömülüyorum ben de sessizliğime ta ki kelimeler hüznümü taşıyacak olgunluğa erişinceye, acılar şaşkınlığıma derman buluncaya kadar. Ta ki yeryüzündeki tüm mürekkepler kuruyuncaya kadar. Sustum.
Günün yeni kelimeleri ; deniz, otoyol, tüfek. Deniz: Oturma odasındaki ahşap kolluklu koltuk. Otoyol: Bir rüzgar türü. Tüfek: Beyaz bir kuş. Kasetçalardan gelen bu sesle […]
Yine hepimizi sarsan bir suç var ortada, birkaç da suçlu, çokça da lanet… Ve yine o suçun içinde işlenebildiği bir toplum yokmuş gibi davranıyoruz.
Evet, böyle dehşet verici suçların orantılı cezalarının olması lazım… Ancak toplum olarak insani değerleri ayakta tutamazsak bu ağır cezalar yine de caydırıcı olmayacak. Amerika’da idam var ama dünya tarihinin en meşhur, en acayip, en acımasız seri katilleri de Amerika’dan çıktı, çıkıyor.
Bir şeyleri çok daha iyi düşünmemiz ve çok daha iyi anlamamız gerekiyor, aksi halde ‘insan’ın içine yuvarlandığı karanlık girdapları çözemeyeceğiz!
izdiham.com yenilendi.
izdiham.com mobil uyumlu yeni tasarımıyla yayında.
Ya bizim efkarımız ne olacak?
Bizim efkarımız hep olacak!
Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyelerinin yaptığı seçimde 2015 yılında Türkiye’de sinemalarda gösterilen uzun metraj yerli filmler içinden kazananlar belirlendi.
Siyad’ın yıldızı en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi kurgu, en iyi senaryo olmak üzere dört kategoride de ödüle layık görülen Abluka filmi oldu.
Dünya en korkunç savaşları onlara hükmedenlerin hayvan sevgisine borçludur.* Öte yandan durumumuz ne olursa olsun yapmak istediğimiz şeyi yapmalıyız, yolculuk yapmak istiyorsak yolculuk yapmalıyız, en […]
Şam’da: Uçar güvercinler İpek surun arkasında İkişer. ikişer. Şam’da bütün anadilimi bir buğday tanesinin üzerine Rafideyn (Irak’ın başka bir ismi) taşının cila ettiği bir kadının […]
Müslüm Gürses vefat etti. Allah öldürür, dünyadan alır. Baba olmak her zaman biyolojik yapıyla açıklanmaz. O, çoklarının babasıydı. Allah rahmet etsin. İnsanların seni sevdiği kadar […]
Masaya bir ağırlık , aklıma iç dik yokuş, ve yürümek; yeşil sandaletli bir mesafe.. Epeydir kendimi böyle yanlış, böyle seninle deniyorum. Aslında masaya bir virgül […]
“galiba yapamayacağım” deyip de yaptığın şeyler ne olmak istediğimi anlatabildim mi elini alnımda bir defa bile duymadım burada halbuki ile başlayan bir mısra olmayacak sen […]
İşçi geliyor ağaç budamaya, O ne tafra, o ne krallık, Bir omuzunda balta, ötekinde ıslık, Yer değiştiriyor kuşlar dallarda. Kente dönen çılgın mızıkacılar, Çiçek tozu […]
Ahmet Uluçay ile vefatından önce yaptığımız söyleşi. O gün evdeki çaresizliğini ortaya çıkarmıştık. Az gittik, uz gittik Kütahya’ya sizin için Ahmet Uluçay’a gittik… Ahmet Uluçay’ı ziyaret […]
“İnsanın sorunu, hayatın anlamının bilgisine sahip olarak yaşamak. Dünyayı pragmatik, kâra dönük, avantaj arayan taraftan algılamamız ne kadar ilginç. Durmadan protez üretiyoruz. Bütün teknolojiler buna dayanıyor. Uçakları icat ettik, çünkü at sırtında gitmekten yorulduk. Hayatlarımızı daha hızlı hareket ederek zenginleştirmeyi düşünüyoruz. Bu, çıplak gözle bile görülebilen temel bir hata.”
yaz bitmiş yazıt bırakmaksızın, dünya neşeyle esrik, ama yeterli değil. sonsuz yaşamın himayesi, ilgisiyle mest oldum, ikna oldum şansıma, ama yeterli değil. hiçbir yaprak, […]
Fatma Şengi Süzer, Hece ve Ayvakti dergilerindeki mısraları seçti. apar topar firar et yeter epeydir damlalarını saydığın yağmurda eriyen metropolün pençeleri döşemeleri sökülmüş etrafa saçılmış […]
Fatma Şengil Süzer, O Mısralar Var ya-Mahalle Mektebi 14. sayı bir adam şehre koşarak girerken sendelemiştir kanla karışık yağmur gibidir şimdi tüm mushaflar her şey […]
Birnokta Dergisi, Fatma Şengil Süzer; O mısralar var ya Bugün günlerden Salı Yaşadım yaşadığımca, fazlası yok hayatın Günahsız değilim elbet, melekler beni tanır Bir bilirim […]