Octavio Paz, Şiir ve Şiirsel Eylem
Şiirsel eylemin her birisinin farklı binlerce biçim içine dağılmış olması bizi ideal bir şiir tipi oluşturmaya zorlayabilir, ancak böyle bir çaba karşımıza bir canavar veya […]
Şiirsel eylemin her birisinin farklı binlerce biçim içine dağılmış olması bizi ideal bir şiir tipi oluşturmaya zorlayabilir, ancak böyle bir çaba karşımıza bir canavar veya […]
Bursa ovasına yavaştan bahar iniyor. İki sürgün arkadaşız. Kirayla kaldığımız evden çıktık mı, çarşı karakoluyla Setbaşı arasındaki asfalt yol üzerinde tir tir titreyerek gidip geliyoruz. […]
Belki sevgilinden ayrılmanın en zor yanı günlerin birbirini yinelemesini seyretmektir. Sanki elimi zaman kavanozuna daldırıp bir avuç mavi, yeşil şeker gibi alabilirim, başka bir ülkede, […]
İkinci el kitap satan bir dükkanda çalıştığım zamanlar beni özellikle etkileyen şey, okumaya gerçekten düşkün insanların çok az sayıda olmasıydı. Eğer sevimli yaşlı beyefendilerin dana […]
Nuri Pakdil, tedavi gördüğü Ankara Şehir Hastanesi’nde 85 yaşında hayatını kaybetti. Geçen 7 Haziran’da Kahramanmaraş’ta yürüyüş yaparken düşen ve kalça kemiğinde kırık olduğu tespit edilen […]
Aslında baban seni öldürmedi Gökhan! Kendini sana yeryüzünde bir ceset gibi hissettiren duygu, babanın intiharından sonra kendine muhkem bir yer bulamayışındı. Çünkü babası erkenden ölmüş […]
Bağlandığım ipleri ona sordum, pamuğa. Gece yürüyüşümü takip etti, yanıldı. Seni taşıyan şeyleri yitirdikçe, tepelere çıkacaksın. Sağdığım teri silebilirim. Atlılara masal anlatan ay düğümlerinde büyüdüm. […]
“Zengin ve güçlü olanlara hayranlık duyup onlara neredeyse taparken, fakir ve muhtaç durumdakileri hor görme veya en azından görmezden gelme eğilimi ahlak anlayışımızı çökerten en […]
aslında su bitti! bundan böyle güzel yangınlar sön memeli Aysu Akcan/ Sular Eksik/ NATAMA DERGİSİ, SAYI 22-23 Sabah. Gülünecek bir şey yok oysa. Dışarıda ölünün […]
“ – Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? […]
“Aramızda bulunması bizlere şeref verecek olan dostum, ülkemizin gerçek sahibidir. Bu dünyaya ikinci gelişinde, beyaz bir ata binmiş olarak aramızda görünecektir. İlk gençliğinde, bu sokaklarda […]
I Gerçekten karanlık bir çağdır yaşadığım! Ahmaktır hilesiz söz. Düz bir alın Vurdumduymazlığa işaret. Gülen Kötü haberi almamış henüz. Nasıl bir çağdır bu, Ağaçlardan bahsetmenin […]
bir yokuş çıkacağım diye başlayan dünya duvarı anlamak için çiviye bilet kestirir ağlar kim olduğunu gerçekten bilen kafes bu sır nerede gizlidir Uğurcan Dural/ çerçeve […]
Bir gün, bir uzun gün hep denize baktık Miller ve ağırlıklar bitti Gelip geçmeler bitti, gemilerin Beyaz ve kocaman gövdeleri Gözün kahverengi suyuna geldik. Palamutlar […]
Ben ki kimseyi sonsuza değin Göz önünden kaybetmem Kış gecesinin ıssızlığına ve Ve gerçek dünya ile çarpışmanın yaşattığı şoka Ve unutulmaya hiç kimseyi terk etmem […]
20’nci yüzyılın önemli düşünürlerinden Immanuel Wallerstein’i 31 Ağustos 2019’da 88 yaşında yitirdik. Wallerstein, her şeyden önce bir sosyal bilim insanıdır. Sosyal ve ekonomik tarih çalışmaları ile […]
Demirciler çarşısında Nalbant Ökkeş Söylenir durur siz kuşları ürküttünüz Gökyüzünü küstürdünüz Siz Allah’ın övdüğü atları öldürdünüz Bilenmiş öfkesi nalbant Ökkeş’in Elinde kocaman bir çekiç Kimseyi […]
Şiir geleneğimizde mısra-ı berceste diye bir kavram var. Bir şiiri göze çarpan, akılda kalan beyit, mısra ya da dizesiyle anıyoruz. Bu gelenek divan edebiyatımızdan günümüze […]
-“İnsan bazen kalmak için gitmez mi harflere doğru”- Ne zaman elime bir şairin düz yazıları geçse aklıma hemen GültenAkın’ın “Şiiri Düzde Kuşatmak” metaforu gelir. Şiirin […]
Sabaha karşı oturup ağladınızAma mesela şimdi benNe aradığımı bilmiyorum Sabaha karşı oturup ağladınızÇünki sizin aşkınız vardıKurumuş çiçekleriniz vardıAşina yıldızınız gökteOturup çok çok ağladınızAğlayıp iyi ettinizSize […]
Göz göze bir geldik mi Yalım yalım tutuşur kardan örtüler Yaklaşan güneşin altında Açar kollarını pencereler İyiliğin yolları boyunca Açılır kuşlar açılır eller Günler açılır […]
Akşam vakitlerinde içmekteyiz sabahın kapkara sütünü ve öğlenlerle sabahlarda bir de geceleri hiç durmaksızın içmekteyiz bir mezar kazıyoruz havada rahat yatılıyor Bir adam oturuyor evde […]
Her insanın, her grubun, her toplum ve coğrafyanın değerleri kanıksanmayacak bir şekilde özgünlük içermektedir. Farklılıklar bizlerin özünü oluşturan en önemli unsurdur. Bunu genelden özele aktardığımızda […]
Altın kafes idi benim durağımDost elinden yaralandı yüreğimEvvel yakın idim şimdi ırağımFelek beni nazlı yârdan ayırdı Dostumun yaylası çayır çimendiŞu şirin dillerden ikrarın verdiYeminler eder […]
Her şey büyüyüp güçlenecek yine bir gün: sular dalga dalga hep, karalar düzgün, ağaçlar kocaman, duvarlar küçücüktür; vadilerdeyse güçlü, çok yönlü, görürsün bir çobanlar ve […]
Bu yekpâre akış, durgun, derinden… Her aynada yalnız kendi görünen Bu yüz ve şifasız hüznü eşyanın Kendi cevherinde mahpus bir ânın Dağıttığı dünya hep yaprak […]
Hikaye ve denemeleriyle tanınan Mustafa Kutlu, 1974 yılında edebiyat öğretmenliğini terk ederek Dergah yayınlarında çalışmaya başladı. Ve işte böylece yazarlık serüveni başlamış oldu. Mustafa Kutlu, […]
insan sevdiğine son kez bakamaz oysa ben deşilen bir yaranın nereye akacağını bilmeden, ellerim ceplerimde, bir gitmek sakladım bir gitmek ki; suriye kadar dağıldım her […]
Rus Edebiyatı denince akla ilk gelen isimlerdendir Fyodor Mihayloviç Dostoyevski. Fakat şu sözü de unutulmamalıdır: ‘’Hepimiz Gogol’ün paltosundan çıktık!” 1821 yılında doğuyor Mihayloviç. Doktor fakat […]
Öyle güzel ki ölürüm artıkBeyaz uykusuz uzaktaKars çocukların da Kars’ıÖlüleri yağan kardaDonmuş gözlerimin arası Sen küçüğüm sımsıcakNe derler ona – bu kızaktaBoyuna türküler yakıyorsun yaSanki […]
Gümüşüm ve aynen. Yok önyargılarım. Ne görürsem ben, yutarım aniden. Tam olduğu gibi, sevgiyle ve nefretle puslanmamış Zalim değilim ben, doğrusözlü yalnız — Küçük tanrının […]
Her şey tehdit ediyor bizi: zaman canlı kırıntılarda ayırır gibi geleceğimle şu anda olduğum şeyi, palayla yılan gibi; bilinç, berrak, dolanır durur bir o yana […]
Umberto Eco’nun on milyondan fazla satarak diğer eserlerini gölgede bırakan ilk romanı Gülün Adı, 14.yüzyılda bir manastırda zehirlenerek öldürülen bir rahibin ardından başlatılan cinayet soruşturmasını […]
Eğer bir gün susarsam, bu artık söylenecek hiçbir şey kalmadığı içindir; her şey söylenmiş, hiçbir şey söylenmemiş olsa bile. Kendimi öldürmeyi hiç düşünmedim ama, sessizce […]
Paul Valery, bir kitap hakkında makale yazmak için o kitabı karıştırıp sayfalarına şöyle bir göz atmanın yeterli olduğuna inanıyor, hatta bazı kitaplar söz konusuysa yazmadan […]
“Sen haklısın dostum. Eğer insanlar sürekli geçmişi hatırlamak yerine şu günlerin tadını çıkarsalardı bu kadar acı çekmezlerdi.” Günümüzde insanların yoğun çalışma temposu ve diğer insanlarla […]
I Bir balık vardı kalbinde; Çin denizlerinden getirmiş; Ufacık, gelir geçerdi bazen Gözlerinin içinden. Gemici idi ama unutmuştu Meyhaneleri, portakalları; Gözleri suda. II Ötekinin sabun […]
Aldanmıyorsam bir zamanlar hayatım, önüne bütün gönüllerin açıldığı, yoluna bütün şarapların döküldüğü bir şölendi. Bir akşamdı dizimi oturttum Güzelliği-Terslik edecek oldu-İler tutar yerini bırakmadım ben […]
“Yaşayışına gelince, penceresi kuzeye bakan bir çatı katı gibi soğuktu, sıkıntı denen sessiz örümcek de karanlıkta yüreğinin dört bir köşesinde ağlar örüyordu…” Emma Bovary az […]
Ölü bir arkadaşın yasını tutuyorum, Benim gibi iyi bir marangozdu o da. Birlikte sokaklarda ve düzlüklerde gezdik, Ve savaşlarda, kayalıklarda, hüzünlerde. Nasıl da görürdü her […]