Ahmet Muhip Dıranas, Şehrin Üstünden Geçen Bulutlar
Bakıp imreniyorum akınına Şehrin üstünden geçen bulutların, Belki gidiyorlar yakınına Rüyamızı kuşatan hudutların. Evler, ağaçlar, sular, ben be bu an Sanki bulutlarla bir, akıyoruz; Onların […]
Bakıp imreniyorum akınına Şehrin üstünden geçen bulutların, Belki gidiyorlar yakınına Rüyamızı kuşatan hudutların. Evler, ağaçlar, sular, ben be bu an Sanki bulutlarla bir, akıyoruz; Onların […]
Bütün azalarını harbe çağır Sofran açılsın elin şehit ballarından alsın Saraylar damlar yeniden kurulsun Ağaçlar içinden akan nehre Dalçık günde bin kere ve gecelerde Omuzbaşlarını […]
şikayet edemeyiz işimizden atmıyorlar bizi. aç kaldığımız yok. karnımız doyuyor. otlar büyüyor. büyüyor milli gelir. tırnak uzuyor. uzuyor tarih sokaklar boş. sağlamca sonuçlandı pazarlık canavar […]
Adınız gerekli önce bayım Yoksa nasıl yargılarım sizi içimin dehlizlerinde Bir kuyuyumdum ben ve sizde en derine indiniz o kuyuda Evet bayım suçlusunuz Bilemem bir […]
Eflatundan boşanan leylak yangınıyla sızlarsın intiharıma Leylaklanmış ruhundan kristal okyanuslar üflenir ıssızlığıma Uçurum türküleri zikrettirip devrimci çekiç uğultusuna, kanserli sevdaların kanserojen intiharlarda ağrır; bozkırının emzirdiği […]
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında, Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum. Yolumun karanlığa saplanan noktasında, Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum. Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık. […]
Kesik kesik öksürüklerle twitter’da ben Basmadan geçmek için içimin çimlerine Fatih geçen beni de ekle dediydi sehven Meğer öylesine demişmiş, kalbinden geçen bu Ne kadar […]
yüzünün üzülmeye çalışmış yerlerinden bahsediliyor güya gövdenin ve sesinin başına su gelmiş, inanmazdım herkesle hançersin de kendinle adın çıkmış sanki, kalbini özenle kırmışsın bütün eşyanın, […]
Sustukça daha çok şey göreceğimin farkındayım Farkındayım en anlamsız bir bakışın Aslında koca bir yüreği sunduğunu dünyaya Dünya çok kalabalık dünya çok ıssız Acısız geçilmiyor […]
Hayatta ben en çok babamı sevdim. Karaçalılar gibi yardanbitme bir çocuk Çarpı bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek- Nasıl koşarsa ardından bir devin, O çapkın babamı […]
en yasak ihtilaldi dokunmak saçlarının ucuna, hırçın bakardın okşamak bir martının kır kahvesinde elleri zaman üşümüş büyürdün ve üşürdüm,hayatımı bilen loş hücre duvarları gibi soğuk […]
Çekildi hayatıma yavaş yavaş bir inilti, soyundu zaman, ne saatler sağ kaldı ne gece şarapnelsiz, herkes yaralıydı. Sevgisiz geçen öyküyü yakmaya bile değmez, arzu çıkmazı […]
I her karşıdevrim bir kısrak ölümüdür dedi gözleri kan çanağı o jokey atını son kere öptü bıraktı toprağa ve sildi kimliğinden doğum tarihini o artık […]
kuşlar da vuruldu uçurtması kırık çocukların burgaçlarıyla geldi güz zamanı köreltip kirli sularda topladım yanık kırlardan ömrü yitik çiçekleri bilmezler sevmeyi çocuk gülüşlerine sarılmayı […]
Ne diyecektim, biliyor musunuz? Olsaydınız yanımda Açık mavi rimelli yapraklar, buralara yeni gelmiş rüzgârın Ağzını aradı dün. Ve gözledi onu ta korunun patikalarında Doğduğu günkü […]
Sırf bizim de görülmüşlüğümüz olsun için birtakım olmazlarda sırf tiril başlangıçlarımız bizim de herkes gibi ve neymiş görmek için kapkara saçlarla köşeye kadar bırakan aşk […]
Ramazan gitti ardında mahcubane bir bayram bıraktı uğursuz vaiz usanmadı kumpastan en iblisane vaazına hazırlandı tan atarken atacaktı zarını ufka kuzgunca bakan sayısız azgın ziftî […]
mola yerlerinde duruyor ve çayı çok içiyordu sadece bu bile onu iyi birisi yapabilir filler vardı, mola yeri marketlerinde her şey camdandı, çabuk kırılıyordu […]
çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse sen aklı başında kalabilirsen eğer herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır hem kendine güvenebilirsen eğer […]
Öyle ser-mestem ki idrâk etmezem dünyâ nedir; Ben kimim, sâki olan kimdir, mey ü sahbâ nedir? Gerçi cânândan dil-i şeydâ için kâm isterem Sorsa canân […]
‘bilirim ölümler hep sana kalır’ hep sana kalır yağmalanmış kuş ölümleri infilaklar dizilirken doğazına bir tek sen anarsın vakitsiz ölümleri gülüm yüreğinde bir çiçek açar […]
Bolivyalı küçük asker, Bolivyalı küçük asker, sırtında tüfeğin, gidiyorsun tüfeğin Amerikan malı tüfeğin Amerikan malı Bolivyalı küçük asker tüfeğin Amerikan malı. Sinyor Barrientos verdi onu […]
Her yere yetişilir Hiçbir şeye geç kalınmaz ama Çocuğum beni bağışla Ahmet Abi sen de bağışla Boynu bükük duruyorsam eğer İçimden öyle geldiği için değil […]
Yamansın her zaman aldattın beni, Kâh düşürdün kâhi kaldırdın felek! Mecnun’sun diyerek Leylâ peşinden, Issız vâdilere saldırdın felek! Rehbersin dedin ben ise kördüm, Elimle başıma […]
Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu; Toprağı rüzgarı denizi […]
Doruktan senin için kopardım bu çiçeği O sarp bayırdan hani, suya iner eteği Kartalın bildiği yalnız ve yaklaşabildiği Sessizce seprilmişti kayanın çatlağında. Gölgeler yıkıyordu burnun […]
Beni derin olduğuna inandırdığın Yara sandığım her şeyin Ve gerçek olmayacak kadar güzel bildiklerimin Aslında gerçek olmadığıyla yüzleştiğim gün İnsanın Çok kırıldığında kalbinin yerini bulamadığını […]
Evet sırasıdır, ölümden konuşacaktık, İntiharın ebruli ipliğiyle Bir düğün gecesinde senin Yakası işlemeli giysinden. Kapı kapı dolaşıp, etamin ve goblen Örtüler satan bohçacı ölümden. Boynuna […]
“Efendilik kimde kalsın?” Köpeklerin yalnız başına eşinmesinde cümlesi hemen, demi anlaşılmayan ülke redifli itirafını batırdı rastlansal: Tekneleri tekneme çarpıp açılan liman size sonsuz kıvançlar sunarım, […]
Ne denli mağrur bir nazar ile boyanmış Kelimenin bir türlü sızamadığı imtiyaz Teşne dudaklarda kuruyan su damlaları Kimse eğilmiyor vicdanın metruk kuyusuna. İnsan insanla konuşmayınca […]
Şu dakika bir şair En acıklı yanından bir nefes daha tüketip Gözlerini diktiği kalabalıktan Bir kelime avlamak için pusu kuruyordur Kim bilir Ağzı kuru bir […]
Yıllar geçmedi, yıllar eskidi Dokunduğum yerde kalıyorum Yaşlı bir kelebek gibi. Yeni bir renk buldum bugün, suyun akışı rengi Oyuğumdan çıktım Çıkmamı duydum Bir süre […]
Bilseydim sonbaharda olacağını bu işin Yazı bir yana iterdim Yarı kızgın, yarı gülüşle Ev kadınlarının sinekleri kovduğu gibi Bir yıl içinde buluşacağımızı bilseydim Ayları yumak […]
Ben, sayfaları arasında sarı yapraklar, şairler, kurutulmuş çiçekler Barındıran bir sanat dergisiyim; okumayı bırakmış bir öykücünün kitaplığında Güneşi bekleyen; hani o titreyip, nasıl batacağını unutmuş […]
Nasıl ortalayacağımı çok iyi bilip Nasıl başlayacağımı bilmezken Girdim sayın kolunuza -Ah evladım beni karşıya kadar geçiriverin- Kimdiniz de böyle ikindiler ,hep nisana vuruyor? Kime […]
yarabbi bir sürü günah, bir sürü halt yedik affola yarabbi bütün yıl karıları kestik, öldürmedik ama yarabbi sen gafursun, sen rahimsin affola yarabbi senin dostların […]
o rahvan atları anlaşılır kılan sabahlarda göğsü kasvet sayrılarıyla çarpışıp delişmen çocuklarını azdırırken dünya şehrin çarşılarından esen telaş hıçkırıklarla akşamı karşılayan bir aldanış gibi babamın […]
Allah, tüm çağları anlamak kadar güzeldir. Seninle rüzgar, rüzgarınla itinalı bir bahçe sürüklenir kanatlarıma. Raflara sığdıramadığım kesişen dudaklar, Suyu serinletir fakat yanlıştır Gölgelerin de hatırası […]
Bu deri pardösüyü al terzi ve onu ceket yap. Artan parçalarından bir çift deri eldiven istiyorum. Yetmezse pardösünün ceplerinde oyun biletleri ve konserve açacağı olacaktı […]
Neredeyse ölüyordum burada Şubat ayı, bir gece vakti arabam şeridinden çıktı buzlar üzerine devrildi Trafiğin karmaşası, ışıklarıyla üzerime üzerime geldi. Adım, kızlarım, işim, hepsi özgürce savruldu ve geride kaldılar küçüldükçe […]